Küresel tahvil piyasalarındaki satışlar kamu borçlanma maliyetlerini artırırken, İran savaşı enerji fiyatları ve enflasyon üzerindeki baskıyı canlı tutuyor.
ABD tahvillerinde 24 yılın zirvesi
Satış dalgası, küresel ölçekte kamu maliyelerine yönelik baskıyı belirginleştirdi. ABD, Fransa ve Japonya başta olmak üzere birçok ülkede borçlanma maliyetleri son yılların en yüksek seviyelerine çıkarken, yükselen tahvil getirileri hisse senetleri dahil diğer finansal varlıkları da olumsuz etkiliyor.
Borçlanma maliyetleri ve varlık fiyatları için küresel ölçekte referans kabul edilen 10 yıllık ABD Hazine tahvili getirisi yüzde 5,34’e yükseldi. Böylece oran, 2002 yılından bu yana en yüksek düzeyi gördü.
Tahvil fiyatlarındaki düşüşün faizleri yukarı taşımasında; enerji maliyetlerindeki artışın enflasyonu beslemesi, yapay zeka ve veri merkezi yatırımlarındaki hızlı büyümenin büyüme beklentilerini güçlendirmesi ve kısa vadeli politika faizlerinin yüksek kalacağı beklentisi etkili oluyor.
Yüksek faizler, şirketlerle konut kredisi kullanan tüketicilerin finansman yükünü artırırken, hükümetleri de bütçelerinde faiz ödemelerine daha fazla pay ayırmaya zorluyor. Satış baskısı, borçluluk oranı yüksek ülkelerde daha sert hissediliyor.
Avrupa’da borçlanma maliyetleri yükseliyor
Reuters’ın haberine göre Fransa’nın 10 yıllık tahvili, 1987’den bu yana en kötü çeyrek dönem performansını sergiledi. Tahvil getirisi 10 baz puan yükselerek yüzde 4,96’ya çıktı ve yüzde 5 eşiğine yaklaştı.
Fransa’nın borcunu temerrüde karşı sigortalama maliyeti de 2013 yılından bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. İtalya tahvillerinde de benzer bir satış baskısı gözleniyor.
İngiltere’de 30 yıllık kamu tahvili faizi yüzde 6’yı aşarak 1998’den bu yana en yüksek düzeyine çıktı. Londra Menkul Kıymetler Borsası Grubu (LSEG) verileri, oranın yüzde 6’ya ulaştığını gösterdi.
İngiltere Merkez Bankası, Finansal Politika Kurulunun eylül ayı toplantı tutanaklarını dün yayımladı. Tutanaklarda, yüksek enerji fiyatları ve yapay zekadaki hızlı büyümenin etkileri nedeniyle yaz aylarından bu yana ülke ekonomisine ilişkin risk görünümünün kötüleştiği belirtildi.
Deflasyonun yıllar süren etkisinin ardından enflasyonun kalıcı hale geldiği Japonya’da devlet tahvili getirileri, arka arkaya beş çeyrek dönem çift haneli artış gösterdi.
Faiz indirimi beklentileri tersine döndü
Piyasa aktörleri, ABD’de bu yıl faiz indirimi yapılacağı yönündeki beklentilerini terk etti. Geçen ayki artışın ardından piyasalar, Amerikan Merkez Bankası’nın (Fed) 2027 ortasına kadar en az üç faiz artırımı daha yapacağını fiyatlıyor.
Bu yıl iki faiz artıran Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) da gelecek yılın ortasına kadar 25’er baz puanlık üç artış gerçekleştirmesi bekleniyor.
Faiz görünümündeki değişim hisse piyasalarında da karşılık buldu. AFP’nin aktardığına göre Avrupa’nın gösterge STOXX 600 endeksi yüzde 1,2 gerileyerek haziran ayından bu yana en düşük seviyesine indi. Bankacılık hisselerindeki kayıp yüzde 3’e kadar çıktı.
Temerrüt riskine karşı koruma sağlayan yüksek riskli tahvil kredi temerrüt takası (CDS) endeksi de nisan ayı başından bu yana en yüksek seviyesine yükseldi.
İran savaşı piyasalardaki baskıyı artırıyor
ABD ile İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın sürmesi, piyasalardaki satış eğilimini derinleştiriyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın yedi günlük ateşkes teklifini kamuoyu önünde reddetmesi Wall Street endekslerini aşağı çekti. Geniş tabanlı S&P 500 günü yüzde 0,8 kayıpla tamamladı.
Avrupa borsalarında Londra ve Frankfurt yüzde 0,1 gerilerken Paris yatay kapandı. Washington ile Pekin’in ticaret ateşkesini uzatmasının ardından Asya piyasaları günü karışık tamamladı.
Amerikan dolarının güçlenmesiyle altın, yaz aylarında ulaştığı zirvelerden geri çekildi. Petrolün varil fiyatı 100 doların üzerinde kalırken Avrupa’da doğalgaz fiyatları arttı. İngiltere’de ortalama motorin fiyatı litre başına neredeyse iki sterline yaklaşarak rekor kırdı.
Diplomasi trafiğinde Hürmüz gündemi
İran, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda küresel enerji maliyetlerini yükselten tedarik krizini hafifletmek için Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını da kapsayan bir çatışmasızlık planı sundu.
Petrol ve doğalgaz taşımacılığı açısından kritik olan bu suyolu, Yemenli Husilerin Babülmendep Boğazı’nın yanı sıra Yemen’in tüm Kızıldeniz kıyılarını kontrol altına almasıyla çatışmanın önemli merkezlerinden biri haline geldi.
Trump, İran’ın savaşı sona erdirmeye yönelik son teklifini reddetti. Ancak Amerikan medya kuruluşu Axios’a yaptığı açıklamada, görüşmelerin gelecek günlerde yeniden başlamasını beklediğini söyledi.
İran resmi haber ajansı IRNA ise BM heyetine yakın bir kaynağa dayandırdığı haberinde, ABD ile planlanan yeni bir görüşme bulunmadığını bildirdi.
İran devlet televizyonu, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin New York’ta Katarlı arabulucularla buluşacağını duyurdu. Görüşmede Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için koşullar ve arabulucular aracılığıyla iletilen mesajlar ele alınacak.