İrlanda, Avrupa Birliği’nin 2028-2034 dönemini kapsayan bütçesinde, ülkeler arasındaki görüş ayrılıklarını gidermek amacıyla ilk tasarıya göre 141 milyar avroluk, yani yüzde 8 oranında kesinti yapılmasını teklif etti.
AB bütçesi için uzlaşma arayışı
AB dönem başkanlığını yürüten İrlanda, üye ülkeler arasındaki derin anlaşmazlığı aşmak ve yıl sonuna kadar ortak bir noktaya ulaşmak için yeni bütçe taslağını hazırladı. Önerilen kesintinin karşılığı 140 milyar avro (7 trilyon 728 milyar Türk Lirası) olarak açıklandı.
Üye ülkeler, Brüksel’in daha önce sunduğu yaklaşık 2 trilyon avroluk bütçe planının büyüklüğü konusunda özellikle Almanya’nın öncülük ettiği kapsamlı tasarruf talepleri nedeniyle uzlaşamıyor.
AB’nin 27 ülkesinin liderleri, 2028-2034 bütçe planını görüşmek ve Noel’e kadar anlaşmaya varmak amacıyla gelecek hafta Brüksel’de toplanacak.
AB yönetimi, müzakerelerin uzaması halinde sürecin Fransa ve diğer ülkelerde Avrupa şüphelisi partilerin seçim başarıları elde edebileceği, uzlaşmanın zorlaşmasından endişe edilen gergin 2027 seçim yılına sarkmasından kaygı duyuyor.
Tasarruf yanlıları Fransa ile karşı karşıya
Almanya; Avusturya, Danimarka, Finlandiya, Hollanda ve İsveç’le birlikte bütçede yüzlerce milyar avroluk azaltma isteyen ülkeler grubuna öncülük ediyor.
Avrupa’nın ikinci büyük ekonomisi ve bütçeye net katkı sunan ülkelerden Fransa ise birliğin artan sorunlarla mücadele edebilmesi için yeterli mali kaynağa sahip olması gerektiğini savunuyor.
İrlanda, 2025 yılı fiyatları esas alınarak hazırlanan taslağın, Komisyonun ilk teklifine göre toplamda 141 milyar avro, başka bir ifadeyle yüzde 8 daha düşük olduğunu bildirdi.
Yeni plan, kesinti önerisine karşın yaklaşık 1,2 trilyon avroluk önceki AB bütçesinin hayli üzerinde bulunuyor.
İrlanda’nın Avrupa İşlerinden Sorumlu Bakanı Thomas Byrne, “Noel’e kadar bir anlaşmaya varılacağını umuyorum” dedi.
Byrne, hiçbir ülkenin herhangi bir teklif kapsamında bütün beklentilerini karşılayamayacağını belirterek hazırlanan taslakta tüm üye ülkeler açısından kazanımlar bulunduğunu düşündüklerini söyledi.
İlk tepkiler uzlaşma umudunu artırmadı
İrlanda’nın sunduğu taslağa ilişkin üye ülkelerden ve Avrupa Parlamentosu’ndan gelen ilk açıklamalar, anlaşmaya varılmasının kolay olmayacağını gösterdi.
İsveç’in Avrupa İşlerinden Sorumlu Bakanı Jessica Rosencrantz, “Genel bütçe hacmi ciddi şekilde düşürülmeli” ifadelerini kullandı.
Rosencrantz, masadaki rakamların karşılanamayacak ölçüde yüksek bir artış anlamına geldiğini belirterek uzlaşmadan halen uzak olduklarını söyledi.
Avrupa Parlamentosu milletvekilleri de öngörülen kesintilerin aşırı olduğunu ve yeni taslağın “bir anlaşmanın başlangıç noktası olamayacağını” açıkladı.
Uluslararası yardımlara yüzde 17 kesinti
Son taslakta, ilk plana kıyasla en büyük azaltmanın yüzde 17 ile uluslararası yardımlar kaleminde yapılması öngörülüyor. Bu durum, dış yardımların durabileceği anlamına geliyor.
Tarım ve bölgesel kalkınma fonları gibi siyasi açıdan hassas alanlar ise yalnızca yüzde 3 oranındaki kesintilerle en az etkilenen harcama başlıkları arasında yer aldı.
Avrupa’nın rekabet gücünü desteklemeye yönelik harcamalarda yaklaşık yüzde 13, AB yönetiminin bütçesinde ise yüzde 12 oranında azaltma yapılması teklif ediliyor.
Taslak, AB liderlerinin gelecek hafta Brüksel’de gerçekleştireceği ve sert tartışmaların yaşanması beklenen görüşmelerin temel gündemini oluşturacak.
Güney, Orta ve Doğu Avrupa’dan 17 ülke, tarım ile bölgesel kalkınma fonlarının yükseltilmesini isteyen “Uyumun Dostları” grubunu kurdu.
Almanya ve “tasarruf yanlısı” olarak tanımlanan diğer beş AB üyesi, ağustos ayında aşırı sağcı AfD partisinin yükselişi nedeniyle siyasi açıdan zayıflayan Başbakan Friedrich Merz’in liderliğinde, üye ülkelerin “sancılı bir mali uyum” sürecinden geçtiği dönemde bütçenin yüksek tutulmasına sert tepki göstermişti.
Tasarruf yanlısı ülkeler, üye devletlerin kemer sıkmak zorunda kaldığı bir dönemde yeni bütçenin önceki plana kıyasla yaklaşık yüzde 60 büyümesini temel itiraz noktası olarak öne çıkarıyor.
Komisyon yeni gelir kaynakları öneriyor
Fransa, çiftçilere destek verilmesi, Avrupa ekonomisinin güçlendirilmesi ve Avrupa şirketlerinin ABD ile Çin’deki rakipleriyle rekabet edebilmesi için söz konusu kaynağa ihtiyaç olduğunu belirtiyor.
Paris kendi bütçe sorunlarıyla uğraşırken aşırı sağcı lider Marine Le Pen, ülke borcunu denetim altına alma yollarından biri olarak Fransa’nın AB bütçesine katkısının düşürülmesini destekliyor.
Avrupa Komisyonu, anlaşmazlığın çözümünü üye ülkelerin katkılarını artırmak yerine yeni gelir kalemleri oluşturmakta arıyor.
Brüksel bu kapsamda büyük şirketlere vergi uygulanması, elektronik atık harcı getirilmesi ve tütün vergilerinin artırılması yönünde planlar sundu.
Avrupa Parlamentosu ise dijital devlere vergi getirilmesi ve çevrim içi kumar harçlarının uygulanmasıyla tedbirlerin kapsamını genişletmek istiyor.
İrlanda, bazı harçların yükseltilmesini önerirken genel olarak Komisyonun ilk yaklaşımını korudu. Ülke, bu önlemlerin yılda 55 milyar avro gelir sağlayacağını açıkladı.