Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
USD49,56
%0.1
EURO55,77
%0.12
BIST11.721,72
%-2.89
Petrol109,69
%-0.15
GR. ALTIN6.633,21
%-0.03

CHIME, karanlık enerjiyi anlamak için hidrojen izini sürdü

AI CHIME bilim insanları, 2019 gözlemlerindeki hidrojen sinyalini kullanarak karanlık enerjinin evrenin genişlemesine etkisini araştırıyor.

featured

Evrenin hızlanarak genişlemesini açıklayan karanlık enerjinin izini süren bilim insanları, uzak geçmişten gelen zayıf hidrojen radyo sinyalini önemli bir kozmik araç olarak değerlendirdi.

Hidrojen sinyali araştırmalara yeni yön veriyor

Kanada Hidrojen Yoğunluğu Haritalama Deneyi (CHIME) kapsamında çalışan ekiplerin tespit ettiği bu sönük parıltı, karanlık enerjiyi incelemek için daha hızlı ve çok daha düşük maliyetli bir yöntem sunuyor. Bulgular, CHIME projesi açısından da önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor.

CHIME cihazı, özellikle karanlık enerjiyi ve evrenin tamamına yayılan etkisini araştırmak amacıyla tasarlanmıştı. Hidrojen ise kozmosta en fazla bulunan element olmasına rağmen bilim insanları tarafından bu kez benzeri olmayan bir amaçla kullanılıyor.

Karanlık enerji evrenin yaklaşık yüzde 70’i

Bilim dünyasında yaklaşık 25 yıldır, evrenin genişleme hızındaki artışın “karanlık enerji” adı verilen gizemli bir kuvvetten kaynaklandığı kabul ediliyor. Bu yaklaşım, uzak galaksilerin mesafelerini belirlemek için yapılan süpernova gözlemlerine dayanıyor ve 2011’de Nobel Fizik Ödülü’yle taçlandırılmıştı.

Karanlık enerjinin evrenimizin yaklaşık yüzde 70’ini oluşturduğu, 13,8 milyar yıl önce Büyük Patlama’nın ardından kozmosun genişlemesini yönlendirdiği düşünülüyor. Buna karşın bu gücün kaynağı hâlâ bilinmiyor.

Evrenin geleceğine ilişkin olasılıklar

Dünya’nın nasıl ve ne zaman sona ereceği yüzyıllardır merak edilirken, bilim insanları bu konuda birkaç senaryo üzerinde duruyor. Karanlık enerjinin etkisini yitirmesiyle evrenin içine çökebileceğini öne süren “Büyük Çökme” teorisine göre ilk işaretler gökyüzünde görülebilir.

Uzmanlar, böyle bir sürecin sonunda evrenin tek bir büyük ateş topuna dönüşebileceğini, tüm canlıların yok olacağını ve zaman ile uzayın bütünüyle ortadan kalkacağını öne sürüyor.

Karanlık enerjinin gizemi

Karanlık enerji, Büyük Patlama’nın başlattığı genişleme durduktan hemen sonra uzayın dokusunu etkilemeye başladığı için bilim insanları açısından “sorunlu” bir konu olarak görülüyor.

Salıncak benzetmesiyle açıklanıyor

space.com sitesindeki örneğe göre süreç, salıncaktaki bir çocuğu itmeye, ardından salıncağın durmasını izlemeye ve sonrasında herhangi bir itme olmadan yeniden hareket ettiğini görmeye benziyor. Salıncak giderek daha hızlı sallanırken araştırmacılar da bu hayali itişin kaynağını ve nasıl gelişeceğini anlamaya çalışan ebeveynler gibi hareket ediyor.

Bu itiş devam ederse çocuk çalılıklara savrulabilir. Uzay açısından bakıldığında ise karanlık enerjinin güçlenmesi, kozmosun soğuk ölümüne ve hatta uzayın parçalandığı “Büyük Yırtılma” senaryosuna neden olabilir.

Başka bir olasılıkta, karanlık enerji zayıflar ve yerçekimi yeniden üstünlük kurarsa evren kendi üzerine çökebilir. Bu süreç, kainatın zamanın başlangıcındaki gibi tekilliğe sıkıştığı bir “Büyük Çöküş” ile sonuçlanabilir.

Hidrojen kozmik iz sürücü olarak kullanılacak

CHIME ekibi üyelerinden bilim insanı Arnab Chakraborty, “Hidrojen evrendeki en yaygın elementtir ve yıldızların oluştuğu hammaddedir.” diyerek şu ifadeyi kullandı: “Onun sönük radyo emisyonu, maddenin uzaya nasıl dağıldığını ortaya koyan kozmik bir iz sürücü gibi davranıyor.”

CHIME, hidrojenin radyo parıltısını tamamen kendi başına haritalandırabileceğini ortaya koydu. Araştırma ekibi de mevcut CHIME verilerinin yalnızca çok küçük bir bölümünü kullanarak bu yönde çalışmalara başladı.

Bilim insanları, 2019 yılına ait 94 gecelik gözlemden yararlanarak evren henüz 5 milyar yaşındayken yayılan bir hidrojen sinyali tespit etti.

Arizona Eyalet Üniversitesi’nden CHIME üyesi Shabbir Shaikh, “Verilerimiz, o dönemde evrendeki hidrojenin kabaca yüzde 2’sinin nötr atomik formda olduğuna işaret ediyor. Bu da diğer ölçümlerle büyük tutarlılık gösteriyor. CHIME, bu hidrojenin nasıl dağıldığını ve kümelendiğini ölçerek, galaksilerin nasıl oluştuğu ve evrimleştiğine dair anlayışımızı test etmemiz için bize yeni bir yol sunuyor.” dedi.

CHIME şimdiye kadar 7 yıllık veri topladı. Ekip, bu verilerle Büyük Patlama’dan sonraki 3 milyar yıla kadar geriye giderek hidrojenin dağılımını incelemeyi amaçlıyor.

CHIME, karanlık enerjiyi anlamak için hidrojen izini sürdü
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Akşam Kapanışı 17 Ekim 2026 akşam Haber Bülteni
Giriş Yap

Bursa Kulisx ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

Bursa Kulis ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Merhaba, Ziyaretçi 👋

Bugün nasıl yardımcı olabilirim?

Dünya CHIME, karanlık enerjiyi anlamak için hidrojen izini sürdü

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir