Massachusetts’te Lindsay Clancy davasında jüri altıncı gününde de karar çıkaramadı; yaklaşık 35 saat süren müzakereler sonucunda tek bir jüri üyesinin görüş ayrılığı tansiyonu yükseltti.
Jüri içindeki anlaşmazlık salona taşıdı
Hakim William Sullivan, daha önce iki kez oybirliğiyle karara varamadığını bildiren jüriye bir kez daha müzakerelere devam etmesi talimatı verdi. Ancak son oturumda jüri içindeki görüş ayrılığının boyutu hakkında yeni ayrıntılar ortaya çıktı.
Jüri başkanından dikkat çeken not
Jüri başkanı hakime gönderdiği notta, üyelerden birinin “makul şüphe” konusunda mahkemenin verdiği hukuki talimatları takip etmeyi reddettiğini bildirdi.
Bunun üzerine Clancy’nin avukatı Kevin Reddington, söz konusu jüri üyesinin heyetten çıkarılmasını istedi.
Talep mahkeme salonunda şaşkınlığa yol açarken, Hakim Sullivan savunmanın başvurusunu reddetti. Sullivan, “Müzakerelerde bir tarafın ya da diğerinin yanında yer almamın doğru olduğunu düşünmüyorum.” diyerek jüri üyesinin görevine devam etmesine karar verdi.
Hakim daha sonra 12 jüri üyesini tek tek mahkeme salonuna çağırarak sorguladı ve mahkumiyet kararı verilebilmesi için sanığın suçluluğuna “makul şüphenin ötesinde” oybirliğiyle inanmaları gerektiğini yeniden hatırlattı.
Savunma öne sürdü: jüri üyesinin çıkarılması
Reddington, duruşmanın ardından yaptığı açıklamada jüri başkanının notunda bir üyenin “makul şüphe konusunda hukuku dinlemeyi reddettiğinin” belirtildiğini söyledi. Savunma avukatı ise hakime, hukuki talimatları kabul etmediğini öne sürerek bu üyeyi çıkarması talebinde bulundu.
Fakat Savcı Jennifer Sprague, hakimin talimatlarının uygun olduğunu savundu ve müzakerelerin ilerleyişinin kim haklı veya haksız olduğunu belirlemenin bir yolu olmadığını belirtti.
Gelecek adımlar ve dava tablosu
Dokuz kadın ve üç erkekten oluşan jüri, yaklaşık altı hafta süren duruşmaların ardından şu ana kadar yaklaşık 35 saat boyunca müzakere yaptı. Jüri daha önce iki kez ortak karar üretemedi; son gelişme ise mahkeme salonundaki tartışmanın açık biçimde ortaya çıkmasıydı. Cuma günü davanın yeniden görüleceği bildirildi.
36 yaşındaki Lindsay Clancy, 24 Ocak 2023’te Massachusetts’teki aile evinde 5 yaşındaki Cora, 3 yaşındaki Dawson ve 8 aylık Callan’ı öldürmekle suçlanıyor. Eski bir doğum hemşiresi olan Clancy, çocuklarını evin bodrumunda boğarak öldürdüğünü reddetmiyor. Ancak cinayetlerin işleniş şekli ve Clancy’nin cezai sorumluluğu dava boyunca tartışılıyor. Savunma, doğum sonrası psikoz yaşadığını ve olay sırasında doğru ile yanlışı ayırt edemediğini savunuyor. Olay sonrası Clancy evin ikinci katındaki pencereden atladı ve belden aşağısı felç kaldı; duruşmaları tekerlekli sandalye ile izliyor.
Davanın potansiyel sonucu
Jürinin oybirliğiyle karar verememesi halinde davanın geçersiz yargılanması yolunun açılması ve savcıların yeniden yargılama kararı alması gündeme gelebilir. Clancy, birinci derece cinayetten suçlu bulunması halinde ömür boyu hapis cezası ile karşı karşıya kalırken, suçsuz bulunması halinde bir devlet psikiyatri hastanesinde tedavi edilebilir. ABD hukukunda bir kişinin mahkum edilmesi için jürinin suçluluğa “makul şüphenin ötesinde” ve oybirliğiyle kanaatine varması gerekir; bu nedenle tek bir üye dahi ikna olmaması mahkumiyetin çıkmaması demektir.