Bursa’da Kayapa-Kuruçeşme arasında planlanan katı atık entegre tesisi için hazırlanan 53 sayfalık teknik raporun sonuçları kamuoyuna sunuldu. Raporda fay hattı, yer altı suları ve içme suyu kaynaklarıyla ilgili risklere dikkat çekildi.
Rapor basın toplantısında açıklandı
Nilüfer Kent Konseyi, TMMOB Çevre Mühendisleri Odası tarafından hazırlanan çalışmadaki bulguları düzenlediği basın toplantısıyla paylaştı. Toplantıda proje alanının jeolojik özellikleri, aktif fay hattına yakınlığı, yer altı suyu durumu ve Bursa’nın içme suyu kaynakları bakımından oluşturabileceği riskler ele alındı.
“Yangından mal kaçırır gibi hareket edilmemeli”
Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın, sürecin hızlandırılmaması gerektiğini ifade etti.
ÇED süresinin bitimine az bir zaman kalmasına karşın kamuoyuna açıklanmış somut bir uygulama projesi bulunmadığını savunan Aydın, tesisin güncel veriler ve teknolojiler ışığında yeniden incelenmesi gerektiğini söyledi.
Aydın, “Bu işin yangından mal kaçırır gibi değil; şeffaf, demokratik, katılımcı ve kentin tüm dinamikleriyle birlikte uzun vadeli bir projeksiyonla ele alınmasını istiyoruz” dedi.
Proje alanının 117 hektarlık bölümü belirsiz
Nilüfer Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Okan Aydın, ÇED raporunda proje alanının 197 hektar olarak gösterildiğini aktardı.
Aydın, bunun 117 hektarlık kısmının hangi amaçla değerlendirileceğinin açıklığa kavuşmadığını belirtti. ÇED raporunun geçerlilik süresinin 2 Ekim 2026’ya kadar uzatıldığını söyleyen Aydın, süre sona yaklaşırken projenin uygulama ayrıntılarının kamuoyuyla yeterince paylaşılmadığını savundu.
Kayapa-Yenişehir fayına dikkat çekildi
Teknik raporda bölgenin sismik özellikleri öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
Okan Aydın, 2024 yılında bilimsel literatürde tanımlandığını ve 2026 tarihli MTA verilerinde de bulunduğunu belirttiği yaklaşık 95 kilometre uzunluğundaki Kayapa-Yenişehir fayının tesis alanının yakınından geçtiğini söyledi.
Aydın, olası deprem sırasında çatlaklı zemin nedeniyle sızıntı sularının yer altı su kaynaklarına karışabileceği uyarısında bulundu.
“Bursa’nın su güvenliği etkilenebilir”
Çınarcık Barajı’nın bugün Bursa’nın önemli içme suyu kaynaklarından biri olduğunu vurgulayan Aydın, projenin hazırlandığı dönemde bölgedeki su kullanım şartlarının günümüzden farklı olduğuna işaret etti.
Proje alanından geçen Küçük Karaağaçlı Deresi ile bölgenin karstik yapısının da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Aydın, olası bir sızıntının Kayapa Göleti, Uluabat Gölü ve Çınarcık Barajı havzasına ulaşmasının teknik açıdan kesin biçimde dışlanamayacağını ifade etti.
“5 sondaj bu saha için yetersiz”
Nilüfer Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Jeoloji Yüksek Mühendisi Murat Yaşar, sahaya ilişkin jeolojik incelemelerin kapsamına dikkat çekti.
Yaşar, yaklaşık 2 milyon metrekare büyüklüğündeki alanda yalnızca 8 metre derinliğinde 5 sondaj yapılmasının yeterli olmadığını savundu.
Yer altı suyunu izlemek üzere piyezometre ağı kurulmadığını belirten Yaşar, hidromekanik ve hidrojeolojik modellemelerin de gerçekleştirilmediğini söyledi. Olası sızıntıların hangi yöne ilerleyebileceğini ortaya koyan somut bir model bulunmadığını ifade etti.
Güncel verilerle yeniden değerlendirme çağrısı
Yaşar, 2016 yılı şartlarında oluşturulan verilerle aynı projenin bugün uygulanmasının doğru olmayacağını belirterek sahanın tüm yönleriyle yeniden incelenmesi gerektiğini dile getirdi.
Nilüfer Kent Konseyi de tesis hayata geçirilmeden önce güncel jeolojik, hidrojeolojik ve çevresel veriler kullanılarak yeni bir değerlendirme yapılması çağrısında bulundu.
Kaynak: BÜLTEN