Nepal-Tibet sınırında yaşanan sel felaketi sonrası hidroelektrik santralinin tünelinde mahsur kalanlar için umut veren haber geldi: iki kişi sağ olarak kurtarıldı. Ekipler, içeride kalan onlarca kişiye ulaşmak için çalışmalarını sürdürüyor.
İki kişinin kurtarılması
Trishuli 3A Hidroelektrik Santrali’nin tünelinde mahsur kalanlardan iki kişi sağ olarak kurtarıldı; ancak içerideki diğer yüzlerce kişiye ulaşmak için kurtarma çalışmaları devam ediyor.
Tünelin bulunma süreci
Kurtarma ekiplerinin karşısındaki ilk engel, santrale açılan tünel girişini bulmaktı. Sel ve dev toprak kayması, bölgenin görünümünü kökten değiştirmiş; daha önce yamaçta bulunan tünel girişi metrelerce toprağın altına gömülmüştü.
Uluslararası Tünelcilik ve Yeraltı Yapıları Birliği Başkanı Dix, “Daha önce tepenin üzerinde bulunan ancak artık yerin altında kalan bir tünelin girişini aramak zorunda olduğunuz başka bir kurtarma operasyonu bilmiyorum.”
Ekipler eski topografik haritaları, uydu görüntülerini, helikopterlerden çekilen videoları ve yüzeyde kalan elektrik direkleri gibi işaretleri karşılaştırarak tünelin muhtemel konumunu belirledi. Kazıların ardından giriş bulundu.
Kaya ve suyla mücadele
Tünelin içi tamamen çamur ve kayalarla dolmuştu. Bazı kayaların otomobillerden daha büyük olduğu belirtiliyor.
Ekipler enkazı aşabilmek için normal şartlarda kurtarma çalışmalarında kullanılmayan patlayıcıları kullanmak zorunda kaldı. Dix, “Normalde asla patlayıcı kullanmayız çünkü hem tünelde mahsur kalanları hem de kendimizi havaya uçurma riski var.”
Nepal ordusunun patlamaları son derece hassas biçimde gerçekleştirdiğini belirten Dix, böylece tünelin yapısının zarar görmesinin önüne geçildiğini söyledi.
Kayalar ve suyla mücadele sürüyor
Kayalar ve çamur temizlenirken ekipler tünelin suyla dolu olduğunu da fark etti.
Kurtarma ekipleri ekskavatör ve pompalar kullanarak tünelden dışarıdaki nehre uzanan bir dizi kanal açtı ve içerideki suyu tahliye etmeye başladı. Ardından enkazın üst bölümünde yalnızca bir insanın geçebileceği dar bir geçit kazıldı. Bu yöntem sayesinde mevcut tünelin tavanı, açılan küçük kurtarma koridorunun da tavanı olarak kullanılabildi ve yeni bir su baskını riskinden korunuldu.
Karanlıktan ses duyuldu
Günün ilk saatlerinde kurtarma ekipleri tünelin derinliklerinden ses geldiğini fark etti. Yerel basında yer alan haberlere göre ekipler karanlığa doğru, “Endişelenmeyin, sizi kurtarmaya geldik.” diye seslendi. İçeriden zayıf bir “Tamam.” yanıtı geldi. Kısa süre sonra Sanjaya Shah ve Kabir Maharjan isimli iki kişi tünelden sağ çıkarıldı. Dix, iki kişinin kurtarılmasının ekip için büyük bir moral kaynağı olduğunu belirterek, izledikleri yöntemin işe yaradığını görmenin kendilerine yeniden enerji verdiğini söyledi.
Goldilocks bölgesi hedefi
Kurtarma ekibi şimdi Dix’in “Goldilocks bölgesi” adını verdiği, hayatta kalmanın daha mümkün olduğu düşünülen noktaya doğru ilerliyor. Bu bölge hidroelektrik santrali en üst seviyesinde yer alıyor; burada bulunan boşluklarda başka insanların da hayatta kalmış olabileceği umudu taşıyor.
Kurtarma ekipleri şu ana kadar tünelin girişinden yaklaşık 60 metre ilerledi. Ancak dağın içindeki hidroelektrik santraline ulaşabilmek için yaklaşık 150 metre daha kazmaları gerekiyor. Ekiplerin en büyük umudu, selin taşıdığı çamur ve kayaların santralin bulunduğu bölüme ulaşmamış olması. Dix, enkazın santrale ulaşması halinde içerideki insanların kayalar ve çamurdan zarar görmüş ya da bölgenin tamamen su altında kalmış olabileceğini söyledi.
İki taraftan su tehlikesi
Operasyon ilerledikçe kurtarma ekiplerinin karşı karşıya olduğu risk de artıyor. Tünelin ilerleyen bölümlerinde yeni su birikintileriyle karşılaşılması halinde kazı yapan ekiplerin boğulma tehlikesi bulunuyor. Aynı zamanda dışarıda yeni bir sel meydana gelirse su tünele arkadan da girebilir. Dix, “Her iki taraftan da suyla karşılaşma riski var.” diyerek operasyonun tehlikesine dikkat çekti.