Hindistan’da 133 milyon kişinin seçmen kütüklerinden çıkarılmasını protesto eden Hamam Böceği Halk Partisinin (CJP) iki yöneticisi, ulusal bayrak açtıkları eylemin ardından beş gün süreyle gözaltına alındı.
CJP yöneticileri Jantar Mantar’da gözaltına alındı
Gençlerin ve Z kuşağı internet kullanıcılarının öncülük ettiği CJP’nin iki üst düzey yöneticisi, Seçim Komisyonuna karşı düzenlenen kitlesel gösterilere polis müdahalesinin sertleştiği sırada alıkonuldu.
Delhi Polisi, 30 yaşındaki Ashutosh Ranka ile 27 yaşındaki Saurav Das’ın “kamu barışını bozmaya ve yasaları ihlal etmeye yönelik mükerrer girişim iddiaları” nedeniyle gözaltına alındığını bildirdi.
Emniyet açıklamasında, iki ismin başkalarını sosyal medya üzerinden benzer yasa dışı faaliyetlere yönlendirmeye çalıştıkları yönündeki iddiaların da değerlendirildiği belirtildi.
AFP’nin haberine göre beş günlük yasal gözaltı süresi sona erdiğinde liderlerin tutukluluğu uzatılabilir, kefaletle bırakılabilir veya tamamen serbest kalabilir.
Daha önce gazetecilik yapan Saurav Das’ın yanı sıra Ashutosh Ranka’nın Hindistan Teknoloji Enstitüsü (IIT) ve İngiltere’deki London School of Economics’te eğitim almış bir mühendis olduğu aktarıldı.
İki genç lider, salı günü başkent merkezindeki tarihi protesto alanı Jantar Mantar’da güvenlik bariyerlerini aşarak Hindistan ulusal bayrağını dalgalandırdı. Alan, günlerdir sarı metal barikatlarla kapatılmış ve güvenlik güçlerince korunuyordu.
Delhi Polisi pazartesi günü yaptığı resmi bildirimle, onlarca yıldır gösterilere ev sahipliği yapan Jantar Mantar’ı belirlenmiş protesto alanları listesinden çıkardığını ve sivillerin kullanımına kapattığını duyurmuştu.
133 milyon seçmenin adı kütüklerden çıkarıldı
CJP eylemcileri ve muhalefet partileri, güvenlik güçlerinin kısıtlamalarına rağmen Hindistan Baş Seçim Komiserinin istifasını istiyor.
Göstericiler, seçim kurulunu Başbakan Narendra Modi’nin iktidardaki partisi lehine haksız avantaj yaratmak için seçmen kütüklerini değiştirmekle suçluyor. Bağımsız Seçim Komisyonu ise görev alanı içinde herhangi bir usulsüzlük yapıldığı iddiasını kesin olarak reddediyor.
Basına yansıyan bilgilere göre geçen yıl başlatılan seçmen kütüklerini inceleme çalışmaları sonucunda 133 milyondan fazla yurttaşın adı listelerden silindi.
Hükümeti ve seçim yönetimini eleştirenler, kapsamlı silme işleminin özellikle Müslümanlar olmak üzere azınlıkları orantısız şekilde etkilediğini savunuyor. Seçim yetkilileri ise amacın mükerrer kayıtları, hayatını kaybeden kişileri ve usulsüz biçimde eklenmiş sahte verileri temizlemek olduğunu belirtiyor.
Başbakan Modi’nin liderliğindeki Hindu milliyetçisi Bharatiya Janata Partisi (BJP) üyeleri, komşu Bangladeş’ten Hindistan’a gelen çok sayıda belgesiz Müslüman göçmenin usulsüz yollarla seçmen listelerine kaydedildiğini ileri sürüyor.
Modi kabinesinin en etkili isimlerinden İçişleri Bakanı Amit Shah ise protestoları “yerelle sınırlı hadiseler” olarak niteledi. Shah, muhalefet lideri Gandhi’yi “ülkeye yasa dışı yollarla sızanları korumaya dönük bir eylem planı yürütmekle” suçlayarak, “Hindistan halkı sizin bu aldatmacanıza kanmayacaktır” dedi. Bakan ayrıca hükümetin 2029 yılında yapılması planlanan bir sonraki genel seçimlerde “ezici bir çoğunluk” elde edeceğini savundu.
Muhalefet ve insan hakları kuruluşlarından destek
Hindistan Parlamentosundaki muhalefet lideri ve Kongre Partisi temsilcisi Rahul Gandhi, bariyerleri aşmasının ardından gözaltına alınan iki gence destek verdi.
Gandhi, sosyal medya paylaşımında, “Jantar Mantar’da barışçıl bir protesto gösterisinde ulusal bayrağı dalgalandırmak bir suç değildir. Gençleri bu sebeple demir parmaklıklar ardına göndermek tam bir korkaklıktır” ifadelerini kullandı.
Seçmen kütüklerinin güncellenmesine karşı Kongre Partisi ile CJP’nin eş zamanlı eylemler yaptığını hatırlatan Gandhi, çarşamba günkü açıklamasında protestoların ortak bir zeminde buluştuğunu belirterek “Farklı pankartlar, tek bir amaç” dedi.
CJP kurucusu Abhijeet Dipke de gözaltındaki dava arkadaşlarının, “demir parmaklıklar ardına atılabileceklerini bilmelerine rağmen” geri adım atmadıklarını ve bayrağı dalgalandırdıklarını söyledi.
Dipke, sosyal medya paylaşımında, “Modi gibi bir zorbaya karşı durmanın tek yolunun, sonuçları ne olursa olsun asla boyun eğmemek olduğunu tüm ülkeye gösterdiler” ifadesini kullandı.
Human Rights Watch (İnsan Hakları İzleme Örgütü), bugün yayımladığı açıklamada Hindistan hükümetinin vatandaşların barışçıl protesto hakkını koşulsuz olarak koruması gerektiğini bildirdi.
Kuruluş, “Modi hükümeti genç göstericileri cezaevine atmaktan vazgeçmeli ve oy hakkı ile seçimlerin adilliğine dair endişeleri gidermek amacıyla onlarla doğrudan temas kurmalıdır” çağrısında bulundu.
Yeni Delhi’de görev yapan gazeteciler de gösteriler sırasında muhabirlerin gözaltına alınmasını protesto etmek için salı günü toplu yürüyüş yaptı. Hindistan Basın Birliği (Press Club of India), görev başındaki gazetecilere yönelik saldırıların hiçbir koşulda “kabul edilemez” olduğunu açıkladı.
Mizah hareketi siyasi protestoya dönüştü
Gençlerin ve Z kuşağı internet kullanıcılarının kurduğu CJP, Hindistan’daki işsizlik, eğitim sistemindeki usulsüzlükler ve merkezi sınav sorularının sızdırılması olaylarına karşı dijital mizah temelli bir protesto hareketi olarak ortaya çıktı.
Siyasi iletişim stratejisti 30 yaşındaki Abhijeet Dipke, oluşumu yargının en üst kademesinden gelen tartışmalı bir açıklamaya tepki olarak başlattı.
Hindistan Yüksek Mahkemesi Başyargıcı Surya Kant’ın Mayıs 2026’da, istihdam imkanından yoksun kalan ve talepleriyle tepkilerini dile getiren gençleri, gazetecileri ve hak savunucularını “hamam böceklerine” benzetmesi toplumda büyük tepki doğurdu.
Dipke, bu ifadenin ardından “Cockroach Janta Party” (Hamam Böceği Halk Partisi) adıyla çevrimiçi protesto platformunu kurdu. Girişim, başta Instagram olmak üzere sosyal medya platformlarında kısa sürede yayıldı.