Gazze Şeridi’nde savaşın enkazı altında kalan emektar arıcı İbrahim al-Dabba, sınır bölgesinde kaybettiği kovanlarının ardından kalan 35 kovanı bir konut çatısına taşıyarak arıcılığı yeniden başlatmaya çalışıyor.
Çatılar üzerinden yeniden üretime odaklanma
Gazze Şehri Tel al-Hawa mahallesindeki konut çatısına yerleşen kovanlar, kent manzarasının üzerinde düzenli olarak denetleniyor.
Arılar, güvenli ve uygun bir tarım alanında olmayı beklerken bugün de çatılarda yerinden edilmiş durumda.
Geçmişten kalan kayıplar ve umut
“Savaştan önce 40 binden”
“fazla arı kovanımız ve 450’den fazla arıcımız vardı.”
“Durum iyiydi; 1000’den fazla aile geçimini arıcılık sektöründen sağlıyordu.”
“Ancak savaş geldi ve arıcılık sektörünü yüzde 95’ten fazla tahrip etti.”
“Çünkü arıcıların çoğu sınır bölgelerine yakın yerlerde bulunuyordu.”
Kendisine ait yaklaşık 400 kovanı Gazze Şehri’nin doğusundaki tarım arazilerinde kaybettiğini söyleyen al-Dabba, elinde kalan yaklaşık 35 kovanı bir konut çatısına taşıdığını ifade etti.
İnsani kriz ve yardım çağrısı
7 Ekim 2023’te Filistinli grupların İsrail topraklarına düzenlediği organize saldırısının ardından Gazze Sağlık Bakanlığı’na rağmen 73 bin 300’den fazla kişi hayatını kaybetti.
Ekim ayından bu yana yürürlükte olan ateşkes, bölgede kan akışını sürdürüyor. İsrail ordusu bölgenin yüzde 60’ından fazlasını kontrol ettiği belirtiliyor ve Gazze Şeridi’nin yaklaşık yarısı bu etkide.
Yüz binlerce kişinin çadırlarda yaşadığı bölgede malzeme temini zorluklarla karşı karşıya. Al-Dabba, “Diğer taraftan arıcılık ekipmanı ithal edilmesine izin verilmediği için temel malzemelerden yoksunuz” dedi ve yardım için dış kuruluşlara, Gazze’deki ve işgal altındaki Batı Şeria’daki bakanlıklara başvurduğunu söyledi.
Arıcılık için zorluklara ve acıya rağmen al-Dabba umutlu: “Arıların bir arada yaşadığını ve buraya uyum sağladığını gördükten sonra umut buldum. Arılar artık girip çıkıyor ve yerleşmiş hissediyorlar. Bu yüzden biz de diğer ülkelerde olduğu gibi umudun, iyiliğin, barış ve güvenlik içinde bir yaşamın geleceğini umuyoruz.”


