Batı Nil virüsü Avrupa’da yayılımını sürdürürken Yunanistan ve Hollanda’da son bir haftada 4 kişi yaşamını yitirdi. Son 9 ayda iki ülkede toplam 440 yeni vaka kayda geçti.
Yunanistan’da vaka sayısı 396’ya yükseldi
Yunanistan’da 18-24 Eylül tarihleri arasında 26 yeni Batı Nil virüsü vakası belirlendi ve 3 kişi hayatını kaybetti. Yunanistan Ulusal Kamu Sağlığı Kurumunun (EODY) verilerine göre, 2026’nın başından 24 Eylül’e kadar ülkedeki toplam vaka sayısı 396 oldu.
Yıl başından bu yana virüs nedeniyle ölenlerin sayısı bir haftada 3 artarak 36’ya ulaştı. Hayatını kaybedenlerin 61-92 yaş aralığında olduğu bildirildi.
Hollanda’da vaka sayısı 44’e çıktı
Hollanda Ulusal Halk Sağlığı ve Çevre Enstitüsü (RIVM), bu yıl Batı Nil virüsü kaynaklı ölümlerin 5’e, toplam vaka sayısının ise 44’e yükseldiğini açıkladı.
RIVM açıklamasında, 17 Eylül’deki son güncellemeden sonra 16 kişide daha virüs tespit edildiği ve 1 kişinin hayatını kaybettiği belirtildi. Yeni hastaların tamamının virüsü enfekte bir sivrisineğin ısırmasıyla aldığı ifade edildi.
Vakaların 23’ü Güney Hollanda, 10’u Utrecht, 4’ü Kuzey Hollanda, 4’ü Kuzey Brabant, 2’si Gelderland ve 1’i Overijssel’de görüldü. Geçen yıl ülkede Batı Nil virüsü vakası görülmezken, geçen hafta 88 atta ve 100 kuşta daha virüs tespit edilmişti.
Virüs Avrupa’da kalıcı hale geliyor
Tropikal bölgelerde görülen virüsler, küresel iklim değişikliğinin etkisiyle Avrupa’da da kalıcı hale geldi. Batı Nil virüsü çoğunlukla “Culex” cinsi sivrisineklerin ısırmasıyla bulaşıyor.
Başlangıçta yalnızca Afrika’da görülen virüs, zaman içinde Fransa, İtalya, İspanya ve Portekiz başta olmak üzere çok sayıda Avrupa ülkesine yayıldı. Almanya’da ise 2019’dan bu yana her yıl salgın yaşanıyor.
Aşı ve kesin tedavi bulunmuyor
Batı Nil virüsüne karşı aşı veya özel bir tedavi bulunmuyor. Bu nedenle sivrisinek ısırıklarından korunulması tavsiye ediliyor.
Sivrisinek ısırığından sonra kuluçka süresi 2 ile 14 gün arasında değişiyor; bağışıklığı zayıf kişilerde bu süre 21 güne kadar çıkabiliyor. Virüs bulaşanların yaklaşık yüzde 80’inde belirti görülmezken, hastaların yaklaşık yüzde 20’sinde ateş, halsizlik, bulantı-kusma, baş ve kas ağrısı gibi semptomlar ortaya çıkıyor.