Fransa’da eğitim koşulları ve hayat pahalılığına karşı düzenlenen protestolar, sendikaların grev kararıyla ülke geneline yayıldı. Yetkililer yüz binlerce kişinin sokağa çıkmasını beklerken 70 bin polis ve güvenlik gücü görevlendirildi.
500 bin ila 700 bin kişi bekleniyor
Haftalardır süren lise ve üniversite eylemleri, sendikaların aldığı grev kararlarıyla birleşti. Başlangıçta gençlerin okullardaki kötü eğitim şartlarına yönelik tepkisiyle ortaya çıkan hareket, artan hayat pahalılığı ve gelir adaletsizliğine yönelik öfkeyle genişledi.
Biriken tepkiler, 17 Ekim’de Fransa’nın son yıllarda gördüğü en şiddetli sokak olaylarına dönüştü. Yetkililer, bugün ülke çapında 500 bin ila 700 bin kişinin gösterilere katılacağını tahmin ediyor. Paris’teki yürüyüşte ise yaklaşık 80 bin kişinin yer alması bekleniyor.
Fransa Demokratik İşçi Konfederasyonu (CFDT) temsilcisi Marylise Leon, AFP’ye yaptığı açıklamada, “Güçlü bir seferberlik olacak.” dedi. Leon, katılımın Fransa’da bir milyondan fazla kişinin yürüdüğü 2023 yılındaki emeklilik reformu protestolarıyla kıyaslanabilecek seviyeye ulaşacağını öngördü.
Sendikaların talepleri
Greve kamu ve özel sektör eğitim sendikalarının yanı sıra demir yolu çalışanlarını, kamu hastanelerini ve posta hizmetlerini temsil eden sendikalar da destek veriyor.
Sendikalar hükümet ve işverenlerden, 2012’den bu yana yasal zorunluluk dışında ek artış yapılmayan asgari ücretin yükseltilmesini, bütün maaş kademelerinde genel zam uygulanmasını, vergi reformu yapılmasını ve gençlerin eğitim şartlarının iyileştirilmesini talep ediyor.
Güvenlik önlemleri artırıldı
İçişleri Bakanı Laurent Nunez, dün yaptığı açıklamada ülke genelinde 70 bin polis ve güvenlik görevlisinin görev yapacağını duyurdu. Nunez, her türlü “şiddet eylemi” ya da kamu düzenini bozma girişimine “son derece sert bir yanıt” verileceğini belirterek güvenlik önlemlerinin en üst seviyede tutulacağını söyledi.
Öğrencilerin öncülük ettiği gösteriler çoğunlukla barışçıl gerçekleşse de bazı bölgelerde polisle eylemciler arasında çatışmalar yaşandı. Güvenlik güçleri kalabalıkları dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve tazyikli su kullandı.
Cumartesi günü Paris’te polis ekiplerine molotofkokteyli atılmasının ardından cinayete teşebbüs suçlamasıyla adli soruşturma açıldı. Polisin gösterilere müdahalesinin sert olduğu yönündeki eleştiriler üzerine teşkilat içinde iç soruşturmalar başlatıldı.
Çatışmalarda çok sayıda genç gösterici ağır yaralanırken binlerce kişi gözaltına alındı. Yetkililer ayrıca 17 Ekim’deki çatışmalar, geniş çaplı yağmalar ve kamu mallarına verilen zarara zemin hazırlayan güvenlik ile istihbarat açıklarının bulunduğunu kabul etti.
Paris’te yürüyüş güzergahına yasak
Paris Emniyet Müdürlüğü, kent merkezinden geçerek Bastille Meydanı (Place de la Bastille) ile Concorde Meydanı (Place de la Concorde) arasında yapılması planlanan ana yürüyüş rotasını dün yasakladı.
Emniyet birimleri bunun yerine şehir merkezinden uzaklaşıp doğuya uzanan alternatif bir güzergaha izin verdi. Çok sayıda sendika, bu yasakları gösteri özgürlüğünü kısıtlama girişimi olarak niteledi. Sendikalar rotaların yeniden açılması için son dakika itiraz başvuruları yaptı.
Genel İş Sendikası (CGT) temsilcisi Fabrice Fort, “Kümülatif bir etki hissedebiliyoruz: Kamuoyunun lise ve üniversite öğrencileri hareketine duyduğu sempati azalmıyor; insanlar özgürlüklere yönelik kısıtlamaları, özellikle de gösteri yasaklarını sorguluyor.” dedi.
Fort ayrıca, “Bu da genellikle sesini pek çıkarmayan insanlar arasında bir uyanışı tetikledi.” ifadesini kullandı.
Gençlerin öncülüğünde başlayan benzer protestolar son haftalarda Avrupa’nın diğer ülkelerine de yayıldı. Fransa’nın yanı sıra Danimarka, Almanya ve İtalya’da da gençlik gösterileri düzenlendi.