ABD’de ara seçimlerle Kongre’nin iki kanadında çoğunluğu elde eden Demokratlar, Donald Trump yönetiminin dış politika kararlarına karşı yeni yasama döneminde kapsamlı kısıtlamalar getirmeye hazırlanıyor.
Demokratların Kongre gündemindeki beş başlık
Washington’da iki yıl süren Cumhuriyetçi kontrolünü sona erdiren Demokratlar, ocak ayında görevlerine başladıklarında Beyaz Saray’ın yetkilerini sınırlandırmayı planlıyor.
Seçim kampanyası sırasında Cumhuriyetçilerin anayasal savaş açma ve bütçe kullanma yetkilerini Trump yönetimine devrettiğini savunan parti, yeni dönemde İran savaşı, Ukrayna yardımları, İsrail’e askeri destek, savunma bütçesi ve Latin Amerika politikalarını öncelikli gündem maddeleri olarak belirliyor.
İran savaşı için ayrılan kaynaklar azaltılabilir
Trump’ın 28 Şubat’ta İsrail’le birlikte İran’a karşı başlattığı savaş için Kongre’den önceden onay almaması, Demokratların temel itiraz noktalarından biri oldu.
Demokratlar, Kongre izni olmadan sürdürülen çatışmaların sona erdirilmesi için daha önce birçok kez oylama yaptı. Tasarılardan biri, az sayıdaki Cumhuriyetçi üyenin desteğiyle Temsilciler Meclisi ve Senato’dan geçti ancak Trump yönetimi kararı uygulamadı.
Parti, ocak ayında kazanacağı yeni güçle savunma bütçesini azaltmayı ya da yönetim kademesindeki atamaları bloke etmeyi değerlendiriyor. Demokratlar ayrıca Trump’ı savaşı sürdürebilmek için Kongre onayı almaya zorlamayı ve kamuya açık oturumlarla yönetim yetkililerinden planları hakkında bilgi istemeyi amaçlıyor.
Ukrayna desteği için veto aşılabilir
Rusya’yla savaşan Ukrayna’ya doğrudan mali ve askeri yardımların büyük bölümünü durduran Trump yönetimi, Kongre’de iki partiden de tepki alıyor.
Trump’ın, yasalaşmasından haftalar sonra Rus dizeline yönelik yaptırımları kaldırması ve Rus enerji sektörüne uygulanan yaptırımlardan muafiyet sağlaması, çok sayıda Cumhuriyetçi milletvekilinin de eleştirisine yol açtı.
Ocak ayından itibaren iki meclisteki oylama takvimini belirleyecek olan Demokratlar, Kiev yönetimine desteği öncelikleri arasında gösteriyor. Yeni yardım paketlerinin, geçmişte iki partinin verdiği güçlü destek sayesinde başkanlık vetosunu aşmak için gereken üçte iki çoğunluğa ulaşabileceği hesaplanıyor.
Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu Başkanlığına gelmesi beklenen New York Temsilcisi Demokrat Gregory Meeks de Trump’ın Rus dizelini küresel pazara döndürme planını engellemeyi amaçlayan, iki partinin desteklediği bir yasa tasarısı sundu.
İsrail’e askeri desteğe sınırlama tartışması
Gazze’de on binlerce Filistinli sivilin ölümüne yol açan soykırım harekatı, Demokrat tabanda ve parti içinde İsrail’e verilen desteğin belirgin şekilde gerilemesine neden oldu.
İsrail işgali altındaki Batı Şeria’da süren şiddet ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Cumhuriyetçilerle yakın ittifakı da bu değişimde etkili oldu.
Demokratlar, yıllık 3,8 milyar dolarlık temel askeri yardımın yanı sıra 7 Ekim 2023’te başlayan saldırılardan bu yana İsrail’e aktarılan milyarlarca dolarlık ek kaynağın sınırlandırılmasını veya tamamen kesilmesini tartışıyor.
Bu yaz Temsilciler Meclisi’ndeki Demokratların yaklaşık yarısı İsrail’e yönelik yardımların durdurulması yönünde oy verdi. Tasarıya karşı çıkan Gregory Meeks gibi isimler ise ağır bombalar da dahil belirli silahların sevkiyatına kısıtlama getirilmesini savunuyor.
Dondurulan dış yardımlar yeniden gündeme gelebilir
Demokratlar, askeri harcamaları sınırlama konusunda Cumhuriyetçilerden daha kararlı bir tutum sergileyerek Trump’ın bu yıl istediği eşi görülmemiş yüzde 67’lik bütçe artışının önünü kesti.
Savunma bütçesini 1,5 trilyon dolara çıkarmayı öngören tasarı; Trump’ın İran savaşı öncesinde Kongre’ye danışmaması ve sosyal harcamalarda kesintiye gitmesi gerekçeleriyle Senato’da engellendi.
Trump’ın Kongre tarafından onaylanan milyarlarca dolarlık dış yardım fonlarını alıkoyması veya iptal etmesi de Demokratların tepkisini çekti. Parti, bu kaynakları yeniden tahsis etmeye çalışacağını açıklıyor. Dış yardımlar, Trump’ın ilk başkanlık dönemi de dahil olmak üzere geçmişte iki partiden de güçlü destek almıştı.
Latin Amerika politikaları soruşturulacak
Trump yönetimi, Batı Yarımküre’de son dönemde görev yapan ABD başkanlarına kıyasla çok daha sert politikalar izledi.
ABD ordusunun Venezuela devlet başkanını görevden uzaklaştırması ve ülke kıyılarındaki teknelere bir yılı aşkın süredir ölümcül saldırılar düzenlemesi bu politikaların başlıca örnekleri arasında yer alıyor.
Trump yönetimi ayrıca Küba’daki komünist hükümete ekonomik baskı uygulamak ve yönetim değişikliğini zorlamak amacıyla askeri harekat tehditleri eşliğinde yaptırımlar hayata geçirdi; Honduras, Arjantin, Kolombiya ve Brezilya’daki seçimlere müdahale etmeye çalıştı.
Bazı Demokratlar Trump’ın Venezuela’daki faaliyetleriyle ilgili soruşturma ve meclis oturumları düzenlenmesini isterken, diğerleri Küba’da sivilleri cezalandırdığını belirttikleri sert yaptırımları eleştiriyor ve başka ülkelerin seçimlerine müdahale edilmemesi çağrısı yapıyor.