ABD’de 3 Kasım’da yapılan Kongre ara seçimleri, Donald Trump yönetimi açısından ağır bir yenilgiyle sonuçlandı; Demokratlar hem Senato’da hem de Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu aldı.
Ara seçimlerde hangi sandalyeler için oy kullanıldı?
Federal yasama organı Kongre, Temsilciler Meclisi ve Senato olmak üzere iki kanattan oluşuyor. Her iki yılda bir kasım ayının ilk haftasında düzenlenen ara seçimlerde Temsilciler Meclisi’nin tamamı ile Senato’nun üçte biri yenileniyor.
ABD’de başkanlık süresi dört, temsilcilik iki, senatörlük ise altı yıl. Bir kişi en fazla iki kez başkan seçilebiliyor. Temsilciler Meclisi’nde eyaletler nüfuslarına göre üye gönderirken Senato’da her eyalet, nüfusu ne olursa olsun iki sandalyeyle temsil ediliyor.
210 milyon kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede halk, 3 Kasım seçimlerinde Temsilciler Meclisi’nin 435 sandalyesinin tamamı ve Senato’daki 100 sandalyenin 35’i için oy verdi. Ayrıca 36 eyalette valilikler ve yerel meclisler için seçim yapıldı. Toplam 50 eyaletin 14’ünde daha önce sandık kurulması nedeniyle bu seçimde 36 valilik yarışa açıldı.
Demokratlar Kongre’de üstünlüğü sağladı
İkinci ve son başkanlık döneminin ortasında bulunan Cumhuriyetçi Donald Trump için kritik önem taşıyan seçimde Demokratlar, Kongre’nin iki kanadında da çoğunluğu Cumhuriyetçilerin elinden aldı.
Senato’da son durum:
- Demokratlar: 54
- Cumhuriyetçiler: 44
Temsilciler Meclisi’nde son durum:
- Demokratlar: 240
- Cumhuriyetçiler: 147
Demokratlar valiliklerde de kazandı
Seçim öncesinde ABD’de 26 Cumhuriyetçi ve 24 Demokrat vali bulunuyordu. Sandık kurulan 36 eyaletin 18’inde Demokrat, 18’inde Cumhuriyetçi valiler görev yapıyordu.
Açıklanan sonuçlara göre Demokratlar, seçim yapılan 36 valilikten 22’sini kazandı. Ellerindeki 6 eyaletle birlikte toplam valilik sayılarını 28’e çıkardılar. Böylece 16 yıl sonra ilk kez 50 eyaletin yarısından fazlasında, yani 28 eyalette Demokrat valiler görev yapacak.
Trump neden yenildi?
Başta Teksas olmak üzere Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu eyaletlerde Demokratların başarı kazanması, Kongre çoğunluğunun el değiştirmesi, ilk Müslüman senatörün seçilmesi ve ülke tarihinde ilk kez siyah bir kadının vali olması, seçimin dikkat çeken sonuçları arasında yer aldı.
Trump, seçim öncesinde seçmenlerine “Pusulada ben varmışım gibi davranın.” çağrısında bulundu. Ancak seçim sonuçları bu yaklaşımın ters teptiğini gösterdi. Trump ilk sonuçların ardından, “Oy pusulasında ben varmışım gibi düşünün dedim ama seçmen aynı fikirde değildi. Çoğu durumda adayları beğenmediler.” dedi.
Yenilgide; artan enflasyon ve hayat pahalılığı, halkın desteklemediği İran savaşı, ardından Hürmüz Boğazı kriziyle yükselen petrol fiyatları, Trump’ın desteklediği bazı radikal adayların başarısızlığı, siyahi ve Latin seçmen desteğindeki gerileme, göçmenlik ve dış politika uygulamalarına yönelik memnuniyetsizlik ile genç seçmen kaybı etkili oldu. Demokratların hayat pahalılığı ve sağlık hizmetleri konusundaki düzenli mesajları da sonuçlara katkı sağladı.
Michigan’da yarışan Mısır kökenli Abdul el-Sayed’in ülkenin ilk Müslüman senatörü seçilmesi ve “Para, politikadan çıksın, sizin cebinize girsin.” sloganı, Demokratların ekonomik mesajlarına örnek gösterildi.
Trump’ın Cumhuriyetçi seçmenler arasındaki popülaritesi gerilemişken kampanyayı kendisi etrafında şekillendirmesi de eleştirildi. Cumhuriyetçiler tarafından yenilginin en önemli nedenlerinden biri olarak İran savaşı öne çıkarıldı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de aynı noktaya işaret etti. Trump ise Cumhuriyetçilerin kaybında İran savaşının rolü olup olmadığı sorusuna, “İran da bunun bir parçasıydı.” yanıtını verdi.
Trump’ı nasıl bir dönem bekliyor?
Başkanın partisinin Kongre’nin iki kanadında birden çoğunluğa sahip olmaması ABD siyasetinde “topal ördek” olarak tanımlanıyor. Bu nedenle Trump’ın birçok alanda hareket alanının daralması bekleniyor. Bununla birlikte başkanın veto yetkisi bulunuyor ve Trump, seçim sonrasındaki ilk açıklamalarında bu yetkiyi kullanmaktan kaçınmayacağını açıkça belirtti.
Anadolu Ajansı’ndaki (AA) değerlendirmeye göre Demokratların hem Senato’da hem de Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu kazanması, Trump’ın ikinci başkanlık döneminin kalan iki yılında Amerikan iç ve dış politikasındaki güç dengelerini önemli ölçüde değiştirecek.