Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile İtalya Kültür Bakanı Alessandro Giuli, Pamukkale’de bir araya gelerek iki ülkenin kültürel miras ve arkeoloji alanındaki ortak çalışmalarını değerlendirdi.
Görüşmeye geniş katılım
Hierapolis Antik Kenti’nde gerçekleştirilen heyetler arası toplantıya Alessandro Giuli’nin yanı sıra İtalya Büyükelçisi Giuseppe Manzo, Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, AK Parti Denizli İl Başkanı Muhammed Subaşıoğlu, İl Kültür ve Turizm Müdürü Nail Uyar ve ilgili birimlerin temsilcileri katıldı.
Mehmet Nuri Ersoy, görüşmenin ardından Hierapolis Antik Kenti’nde düzenlenen 17. İtalyan Arkeoloji Misyonları Sempozyumu’nun açılışında yer aldı. Kazı Başkanı Prof. Grazia Semeraro ile İtalya Kültür Bakanı Alessandro Giuli’nin konuşmalarının ardından Ersoy, Türkiye ve İtalya arasındaki bilimsel ve kültürel ortaklığa ilişkin açıklamalarda bulundu.
Hierapolis’te 70 yıllık kazı geçmişi
Ersoy, Hierapolis’teki buluşmanın Anadolu’da uzun süredir sürdürülen uluslararası bilimsel çalışmalar, iki ülke arasındaki gelişen kültürel ilişkiler ve Türkiye’nin arkeoloji alanındaki yeni yaklaşımı açısından önemli bir örnek olduğunu belirtti.
Antik dönemde farklı toplulukları, inançları ve kültürleri bir araya getiren Hierapolis’in bugün Türk ve İtalyan bilim insanlarını ortak bir hedef çevresinde buluşturduğunu söyleyen Ersoy, 70 yıl önce başlayan İtalyan kazı heyetinin çalışmalarına Geleceğe Miras Projesi kapsamında Pamukkale Üniversitesinden akademisyenlerin de katkı verdiğini aktardı. Ersoy, bu ortaklığı arkeolojide geliştirmeye çalıştıkları iş birliği modelinin başarılı örneklerinden biri olarak değerlendirdi.
Kazıdan korumaya uzanan yaklaşım
Arkeolojinin yalnızca yapı veya buluntuların gün yüzüne çıkarılmasından ibaret olmadığını vurgulayan Ersoy, sürecin koruma, restorasyon, çevre düzenlemesi, ziyaretçi yönetimi, müzecilik, bilimsel yayın ve toplumla buluşma aşamalarıyla birlikte yürütüldüğünü ifade etti.
Ersoy, Bakanlığın yaklaşımını şu sözlerle anlattı:
“Bir arkeolojik alanı ortaya çıkarmak kadar onu korumak, anlamlandırmak ve sürdürülebilir biçimde geleceğe taşımak da bizim sorumluluğumuzdur. Bu nedenle özellikle son yıllarda Türkiye arkeolojisinin ölçeğini ve çalışma temposunu önemli ölçüde artırdık. Türk bilim insanlarımızın yürüttüğü araştırmaları güçlendirirken, ülkemizde çalışan yabancı bilim heyetleriyle iş birliğini de daha kapsamlı ve daha kurumsal bir yapıya kavuşturuyoruz.”
İtalyan bilim insanları altı kazıda görev yapıyor
İtalya’nın Türkiye’nin arkeoloji alanındaki en köklü ortaklarından biri olduğunu belirten Ersoy, Arslantepe, Hierapolis, Uşaklı Höyük, Karkamış, Kınık Höyük ve Yumuktepe’de İtalyan bilim insanlarının başkanlığında altı arkeolojik kazı gerçekleştirildiğini söyledi.
Bu kazıların büyük bölümünde Türk üniversitelerinden akademisyenlerin aktif rol üstlendiğini kaydeden Ersoy, farklı araştırma geleneklerinin aynı alanlarda buluştuğunu belirtti. Türk ekiplerinin yürüttüğü çalışmalara İtalyan araştırmacıların da katıldığını ifade eden Ersoy, bilimsel ortaklığın altı kazı alanının sınırlarını aştığını vurguladı.
Ersoy, uluslararası arkeoloji iş birliğine ilişkin görüşünü şöyle açıkladı:
“Uluslararası arkeolojik iş birliğini, ülkemizde birbirinden bağımsız çalışan yabancı ekiplerin faaliyetleri olarak değil; Türk arkeolojisinin bilimsel kapasitesini büyüten, bilgi ve deneyim paylaşımını artıran ve ortak koruma kültürünü geliştiren bir yapı olarak görüyoruz.”
Denizli’de kazı ve koruma birlikte yürütülüyor
Sempozyumun Denizli’de düzenlenmesini anlamlı bulduğunu söyleyen Ersoy, kentin Türkiye’de arkeolojik ve kültürel miras araştırmalarının en yoğun gerçekleştirildiği iller arasında bulunduğunu belirtti.
Ersoy, Aşağıseyit ve Beycesultan höyükleri, Ekşi Höyük, Kale-i Tavas, Laodikeia, Hierapolis, Tripolis, Kolossai ve Attouda’da farklı dönemlere yönelik bilimsel çalışmalar yapıldığını aktardı. Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi kapsamında Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait kültür varlıklarının belgelenmesine yönelik faaliyetlerin de sürdüğünü ifade etti.
Pamukkale-Hierapolis’in kültürel ve doğal miras alanı olarak UNESCO Dünya Miras Listesi’nde, Laodikeia’nın ise UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’nde yer aldığını hatırlatan Ersoy, bunu Denizli’nin uluslararası potansiyelini gösteren unsurlar arasında değerlendirdi.
Denizli’deki çalışmaların önemli bir kısmında kazı ve koruma faaliyetlerinin eş zamanlı sürdürüldüğünü belirten Ersoy, Hierapolis’teki ziyaretçi karşılama ve çevre düzenleme çalışmalarını, Laodikeia’daki restorasyonları ve Tripolis’te planlanan koruma ile ziyaretçi düzenlemelerini örnek gösterdi. Bu projelerin arkeolojik alanların toplumun tamamına açık, yaşayan kültür mekânlarına dönüşmesine katkı sunduğunu söyledi.
Göbeklitepe sergisi yaklaşık 6 milyon ziyaretçiye ulaştı
Türkiye ile İtalya arasındaki kültürel ortaklığın kazı alanlarıyla sınırlı kalmadığını belirten Ersoy, Kolezyum’da açılan “Göbeklitepe: Kutsal Bir Yerin Gizemi” sergisinin yaklaşık 6 milyon ziyaretçiyi ağırladığını açıkladı. Ersoy, bu yoğun ilginin iş birliğinin geniş kitlelere ulaşma kapasitesini ortaya koyduğunu söyledi.
Göbeklitepe sergisinin ardından “Troya ve Roma: Antik Akdeniz’in Mitleri, Efsaneleri ve Hikâyeleri” çalışmasının hayata geçirildiğini belirten Ersoy, Troya ile Roma arasındaki tarihsel ve mitolojik bağların ele alındığı kapsamlı sergide Türkiye’nin farklı müzelerinden seçilen 221 eserin yer aldığını aktardı. Ersoy, eserlerin Roma’da Anadolu ile İtalya arasındaki binlerce yıllık kültürel ilişkileri anlattığını ifade etti.
2027 için ortak proje hedefi
İki ülke arasındaki ortaklığı çeşitlendirmek istediklerini söyleyen Ersoy, Efes Örenyeri ile Pompei Arkeoloji Parkı arasında bilimsel ve kültürel iş birliğini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir diyalog başlattıklarını belirtti.
Mersin’deki Elaiussa Sebaste Antik Kenti’nde İtalya Kültür Bakanlığı Arkeoloji Merkez Enstitüsü ile birlikte yürütülmesi planlanan projeyi 2027 yılında hayata geçirmeyi hedeflediklerini açıklayan Ersoy, Kapadokya’daki çalışmalara da değindi. Türk ve İtalyan uzmanların kültür varlıklarının korunması, özellikle de duvar resimlerinin konservasyonu konusunda ortak çalışmalar yaptığını söyledi.
Kaçakçılıkla mücadelede iade sonuçları
Kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelenin iki ülkenin ortak öncelikleri arasında bulunduğunu vurgulayan Ersoy, son yıllarda İtalya’da ele geçirilerek Türkiye’ye iade edilen eserlerin, mirasın korunması konusunda somut sonuçlar alındığını gösterdiğini belirtti.
Hierapolis’teki buluşmanın daha geniş kapsamlı ilişkilerin bir yansıması olduğunu ifade eden Ersoy, şöyle konuştu:
“Kazı alanlarında bilim insanları bir araya geliyor; laboratuvarlarda uzmanlar birlikte çalışıyor, müzeler ortak sergiler düzenliyor; genç araştırmacılar yeni bilimsel ağlara katılıyor ve kültür varlıklarımız ortak bir sorumluluk anlayışıyla korunuyor.”
Türk bilim insanlarının etkinliği artırılacak
Türkiye’nin arkeolojik zenginliğinin ve bunun beraberinde getirdiği sorumluluğun bilincinde olduğunu belirten Ersoy, Türkiye arkeolojisini daha güçlü bilimsel imkânlarla desteklemeyi, kazı ve koruma çalışmalarını kesintisiz sürdürmeyi amaçladıklarını söyledi.
Ersoy, Türk bilim insanlarının uluslararası bilim çevrelerindeki etkinliğini artırmayı ve Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı bilim heyetleriyle nitelikli, karşılıklı ve kalıcı ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini ifade etti. Bakan Ersoy, Bakan Giuli’nin şahsında iş birliğine katkı sağlayan İtalyan yetkililere ve kurumlara, birlikte çalışan Türk ve İtalyan bilim insanlarına, üniversitelere ve Bakanlık personeline teşekkür etti.