Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlarken fon soruşturmasına ilişkin, sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vereceğini söyledi.
Erdoğan ABD temaslarını değerlendirdi
Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’na katılmak için ABD’nin New York şehrine giden Erdoğan, temaslarını tamamlayarak Türkiye’ye döndü. Cumhurbaşkanı, dönüş yolculuğunda gündeme dair açıklamalarda bulundu.
Erdoğan, ziyaretinde 130’dan fazla ülkenin devlet ve hükümet başkanı düzeyinde temsil edildiği Genel Kurul toplantılarına katıldığını belirtti. Bu yılki toplantıların “Güveni Yeniden İnşa Etmek, Dönüşümü Yönetmek” temasıyla düzenlendiğini aktaran Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na hitabında çok taraflılığa verilen desteği ve bölgesel gelişmelere ilişkin görüşleri paylaştığını söyledi.
Konuşmasında daha kapsayıcı, adil ve etkili bir küresel sistem gereksinimini beş başlıkta vurguladığını ifade eden Erdoğan, Gazzeli sivillere yönelik zulmü yeniden dünya gündemine taşıdığını ve tehditlerle mücadelede bölgesel sahiplenmeyi esas alan yaklaşımı anlattığını kaydetti.
Antalya’da 100 bin katılımcı ağırlanacak
Erdoğan, Sayın Trump’ın davetiyle Amerika ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerini bir araya getiren toplantıya da katıldığını, Orta Doğu’da güvenlik ve istikrarın sağlanmasına ilişkin önerilerini dile getirdiğini belirtti.
İklim eylemi ve adil geçiş konularının Genel Kurul görüşmelerinde öne çıktığını söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı’na 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da ev sahipliği yapacağını hatırlattı. Erdoğan, dünyanın farklı bölgelerinden 100 bin katılımcının Antalya’da ağırlanacağını ifade etti.
Cumhurbaşkanı ayrıca, eşi Emine Erdoğan’ın girişimleriyle başlatılan Sıfır Atık Hareketi ve özellikle gıda israfının önlenmesine yönelik projelerin de Genel Kurul konuşmasında anlatıldığını söyledi.
BM reformu çağrısı
New York’ta bu yıl görevi sona erecek Genel Sekreter Guterres’in yanı sıra Vietnam, Libya, Kuveyt, Kosova, Lübnan, Gürcistan, Katar, Senegal, Birleşik Krallık, Japonya, Polonya, Bangladeş, Ermenistan, Irak ve Ukrayna’dan muhataplarıyla görüştüğünü aktaran Erdoğan, toplantılarda ikili ilişkilerin yanı sıra çevredeki istikrarsızlık ve çatışmaların önlenmesi için atılacak adımların ele alındığını bildirdi.
Amerika’nın önde gelen iş çevreleri ve düşünce kuruluşlarıyla da bir araya gelen Erdoğan, Türkiye’deki yatırım ve ticaret imkanlarını anlattığını belirtti. Türk-Amerikan Müslüman toplumunun katıldığı programa iştirak ettiğini de söyleyen Erdoğan, gelecek yıl diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 100. yıl dönümü olduğunu hatırlatarak 2027 yılını Türk-Amerikan ilişkileri açısından referans haline getirmek istediklerini ifade etti.
Birleşmiş Milletler reformuna ilişkin soruyu yanıtlayan Erdoğan, bugün 190’dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin veto hakkıyla sınırlandırıldığını söyledi. Bu yapının küresel istikrarı koruyamayacağını belirten Erdoğan, Afrika, Asya, Latin Amerika, İslam dünyası, Avrupa ve diğer bölgelerin kendi iradeleriyle adil biçimde temsil edilmesi gerektiğini vurguladı.
Erdoğan, “veto mekanizması kaldırısın” diyerek yalnızca 5 üyeyi koruyan model yerine bütün üyeleri kapsayan bir sistem kurulması çağrısında bulundu. Genel Kurul’un güçlendirilmesini isteyen Erdoğan, seçilmiş üyelerin belirli sürelerle görev yapacağı ve yeniden görev almak isteyenlerin uluslararası toplumun güvenini kazanmak zorunda olacağı daha adil bir yapı önerdi. Erdoğan, “Çünkü dünyanın artık yeni duvarlara değil, yeni köprülere ihtiyacı var.” dedi.
“Hep tarihin doğru tarafında durduk”
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 16. konuşmasını yaptığını hatırlatan Erdoğan, ilk konuşmasından bugüne kadar aynı çizgide durduğunu söyledi. Suriye, Irak, Ukrayna-Rusya Savaşı, Afrika, Myanmar ve Gazze’de yaşananların daha önce dile getirdiği gerçekleri doğruladığını belirten Erdoğan, zamanında önlem alınsaydı çok sayıda can kaybının önlenebileceğini ifade etti.
BM reformunun daha önce gerçekleştirilmesi halinde dünyadaki çatışmaların önlenmesinin mümkün olacağını savunan Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Sayın Mahmud Abbas’ın üst üste iki yıl Birleşmiş Milletler’de bulunamamasının uluslararası sistemdeki adaletsizliği gösterdiğini söyledi. Erdoğan, “Bizim meselemiz hiçbir ülkeye karşı olmak değildir. Bizim meselemiz adaletsizliğe karşı olmaktır.” dedi.
Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer vurgusu
Hürmüz’de gemi trafiğindeki düşüşe ilişkin soruya da yanıt veren Erdoğan, yaşananların konunun yalnızca İran ile Amerika arasındaki bir mesele olmadığını gösterdiğini belirtti. Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine kapatılmasına karşı olduklarını söyleyen Erdoğan, bölgede seyrüsefer özgürlüğünün korunması gerektiğini ifade etti.
Hürmüz’deki her gerilimin Avrupa’yı, Asya’yı, enerji piyasalarını, taşımacılığı ve milyonlarca insanın günlük yaşamını doğrudan etkilediğini belirten Erdoğan, ticari gemi trafiğindeki dramatik azalmanın meselenin boyutunu ortaya koyduğunu söyledi. Erdoğan, sorunların diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiğini ifade etti.
Fon soruşturması mesajı
Fon soruşturmasına ilişkin değerlendirmesinde Erdoğan, soruşturmanın hukuk çerçevesinde yürütüleceğini belirterek sorumluluğu bulunan kişilerin hesap vereceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sorumluluğu olan kim varsa hesap sorulacak” mesajını verdi.