Gazze’de bombardıman altında görev yapan travma cerrahı Adam Hamawy, New Jersey 12. Kongre Bölgesi’ndeki seçimi kazanarak ABD Temsilciler Meclisine girdi.
New Jersey’den Kongreye seçilen ilk Müslüman
Irak’taki savaş alanlarından Gazze’deki sahra hastanelerine uzanan 30 yıllık hekimlik geçmişi bulunan Hamawy, sandıkların yüzde 80’inin açıldığı sırada oyların yüzde 70,8’ini aldı ve Cumhuriyetçi rakibi Gregg Mele’yi geride bıraktı.
Demokrat Partili 57 yaşındaki Hamawy, New Jersey’den Kongreye giren ilk Müslüman ve ilk Arap kökenli Amerikalı oldu. Seçim kampanyasını kriz bölgelerinde edindiği insani yardım deneyimi üzerine kurdu.
New Jersey’de yaşayan yaklaşık 180 bin kişilik Arap asıllı Amerikan toplumunun 11 bini, Hamawy’nin temsil edeceği bölgede bulunuyor.
Hamawy ayrıca, Bob Menendez’in istifasının ardından 2024 yılında Senatoya atanan George Helmy’nin ardından Kongrede görev yapan Mısır kökenli ikinci Amerikalı oldu. Temsilciler Meclisinde ise ilk Mısırlı temsilci unvanını aldı.
Mısır’dan New Jersey’e uzanan yaşamı
Hamawy’nin kampanya internet sitesindeki bilgilere göre kendisi Mısır’da doğdu ve ailesinin göçüyle henüz yedi aylıkken New Jersey’e yerleşti.
Plainfield ve Old Bridge’de işçi sınıfı bir aile içinde büyüyen Hamawy, eğitim giderlerini karşılamak için Ulusal Muhafızlara katıldı. 1991’de Rutgers Üniversitesinden biyoloji diploması aldı; 1996’da tıp fakültesinden mezun oldu.
New York’taki cerrahi ihtisası sırasında, 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından İkiz Kuleler’in yıkıldığı Sıfır Noktası’nda kurulan sahra hastanesinde çalıştı. Burada yaralılara ve ilk müdahale ekiplerine acil cerrahi destek verdi.
ABD Kara Kuvvetlerinde 2003’te aktif göreve başlayan Hamawy, 2004’te Irak Savaşı sırasında Bağdat’taki 31. Muharebe Destek Hastanesinde dokuz ay travma cerrahı olarak görev yaptı.
Helikopteri düşürülen ve daha sonra Illinois Senatörü olan Tammy Duckworth’ün yaşamını kurtaran cerrahi ekibe liderlik etti.
Irak ve Afganistan’da yaralanan askerlerin sayısının artması üzerine oluşturulan özel programa seçilen Hamawy, Dallas’taki Teksas Üniversitesi Southwestern Tıp Merkezinde rekonstrüktif plastik cerrahi eğitimi aldı.
2011’de ordudan yarbay rütbesiyle emekli olan hekim, Princeton’da özel kliniğini kurdu. Penn Medicine Princeton Tıp Merkezi ile Robert Wood Johnson Üniversite Hastanesinin acil servislerinde nöbetçi cerrah olarak çalıştı ve 2018’de Rutgers Üniversitesinde işletme yüksek lisansını (MBA) tamamladı.
Saraybosna’dan Gazze’ye insani yardım görevi
Hamawy’nin kriz bölgelerindeki gönüllü hekimlik çalışmaları, 1994’te tıp öğrencisiyken Bosna’da başladı.
Birleşmiş Milletler bünyesinde yaz tatilinin beş haftasını geçiren Hamawy, kuşatma altındaki hastanelere dağ yollarından tıbbi malzeme ulaştırdı ve soykırıma doğrudan tanık oldu.
Sırp güçlerinin topçu saldırılarına maruz kalan, aylarca maaş alamadıkları için açlıkla karşı karşıya kalan Boşnak doktorların fedakarlığını örnek alan Hamawy, o dönemde The Star-Ledger gazetesine verdiği röportajda, “Sadece televizyon izlemek istemedim, yardım etmek için bir şeyler yapmak istedim.” ifadelerini kullandı.
Cerrah, insani yardım çalışmalarını 2010 Haiti depreminde, Ürdün’deki Suriyeli mülteci kamplarında ve Türkiye, Sudan, Lübnan, Kolombiya ile Belize’deki sağlık misyonlarında sürdürdü.
2024 ve 2025 yıllarında Filistin Amerikan Tıp Derneği ile Dünya Sağlık Örgütü koordinasyonunda Gazze’ye giden Hamawy, bombardıman altında yaralıları ameliyat etti.
İsrail ordusunun Mayıs 2024’te Refah Sınır Kapısı’nı ele geçirmesinin ardından sağlık heyetiyle bölgede mahsur kaldı. Yalnızca ABD vatandaşlarının tahliyesine izin verilince, Yeşil Kart sahibi ve yabancı uyruklu meslektaşları güvenli biçimde bölgeden ayrılana kadar Gazze’den çıkmayı reddetti.
Ailesine mesajı dünya basınında yer aldı
The Washington Post’a konuşan Hamawy, “Başkanımızın güvende olmadığımızı bilmesini istiyorum. Bir doktor olarak ekibimin kalan üyelerini geride bırakamam, eski bir asker olarak da Amerikalı yurttaşlarımı terk edemem.” dedi.
Ailesine gönderdiği mesajda ise, “Bu hafta sonu eve dönemediğim için üzgünüm, bunun acı verdiğini biliyorum. Ancak kimseyi arkada bırakmama yeminime bağlı kaldığım için benimle gurur duyduğunuzu da biliyorum.” ifadelerini kullandı.
Hamawy ayrıca, “Eğer bütün ABD vatandaşları ayrılsaydı bu bir ülke olarak bizim hakkımızda ne anlatırdı? Biz böyle bir ülke değiliz.” diye konuştu.
Hamawy ile iki meslektaşının bu tutumu uluslararası basının ilgisini çekti ve sağlık ekibinin tamamının güvenli şekilde tahliye edilmesine katkı sağladı.
Trump’ın dış politikası kampanyasının merkezindeydi
New Jersey 12. Bölge’yi 2015’ten bu yana temsil eden ve eyaletin ilk siyahi kadın vekili olan Demokrat Bonnie Watson Coleman, Kasım 2025’te yeniden aday olmayacağını açıklayarak koltuğu on yılı aşkın süre sonra boş bıraktı.
Coleman’ın davetlisi olarak 2025’te ABD Kongresindeki Birliği Durumu Konuşması oturumuna katılan Hamawy, 2026 ön seçimlerini ve sonrasındaki genel seçimi kazanarak Temsilciler Meclisine girdi.
Washington’ın dış politikadaki geleneksel yaklaşımına açıkça itiraz eden Hamawy, İsrail’e askeri yardımın hemen kesilmesini ve insan haklarını ihlal eden ülkelere silah satılmamasını savunuyor.
Mayıs ayında New Jersey Monitor’e yaptığı açıklamada İran ile savaşı “yasa dışı ve ahlak dışı” olarak niteleyen Hamawy, çatışmanın sona erdirilmesi çağrısı yaptı.
Amerikan yönetimini savunma sanayisi şirketlerinin, savaş yanlılarının ve AIPAC gibi İsrail yanlısı lobi kuruluşlarının özel çıkarlarına teslim olmakla suçladı.
İç politikada sağlık hizmetlerine erişimi genişletme, kamu okullarının bütçesini artırma ve çalışan ailelerin yaşam maliyetlerini azaltma sözü veren Hamawy, uygun fiyatlı konut projelerini destekliyor.
Hekim ayrıca Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesinin (ICE) kaldırılmasını ve belgesiz göçmenler için vatandaşlığa giden bir yol oluşturulmasını istiyor.
Cumhuriyetçilerin 218’e 214 sandalye ile kıl payı çoğunlukta olduğu Temsilciler Meclisinde Hamawy, beş Müslüman üyeden biri olarak görev yapacak.