ABD ara seçimlerinde Demokratların elde ettiği zafer, geçmişte Donald Trump’la ideolojik yakınlığını vurgulayan Avrupa’daki aşırı sağcı liderlerin Washington yönetimine yönelik tutumunda belirgin bir değişim yarattı.
Seçim yenilgisinin nedeni İran savaşı ve geçim sıkıntısı
Avrupa genelindeki aşırı sağcı siyasetçiler, Demokratların kazandığı seçimlerin ardından Trump’la aralarına mesafe koymaya başladı. Liderler doğrudan ABD Başkanı’nı hedef almaktan kaçınsa da Cumhuriyetçilerin yenilgisini İran’la yürütülen savaşa ve hayat pahalılığına bağladı.
Bu tutum değişikliği, 2024 yılındaki zaferinin ardından Washington’ı ziyaret eden ve Trump’ın milyarder müttefiki Elon Musk’tan destek gören çok sayıda Avrupalı lider açısından önemli bir kırılma olarak değerlendiriliyor.
Fransa’da kamuoyu araştırmalarına göre bir sonraki hükümeti kurabileceği öngörülen Ulusal Birlik partisinin lideri Jordan Bardella, değişen yaklaşımın ilk örneklerinden birini ortaya koydu.
Trump’ın ikinci başkanlık döneminin, 2017 ile 2021 arasındaki ilk dönemine kıyasla daha az izolasyonist olduğunu söyleyen Bardella, müdahalenin arkasındaki ismi anmadan şu değerlendirmeyi yaptı:
“Amerika’nın İran konusundaki müdahalesi dünya genelindeki ekonomiler için çok ağır sonuçlar taşıyor.”
Almanya için Alternatif (AfD) partisinin eş lideri Alice Weidel ise yenilgiyi doğrudan İran savaşına bağladı. Weidel, haber platformu T-Online’a yaptığı açıklamada, “Trump seçmenlerine müdahaleci bir dış politika izlemeyeceği sözünü vermişti… Bu tutulmayan söz şimdi dönüp Cumhuriyetçileri vurdu.” dedi.
Trump, partisinin kayıplarında İran’la yapılan savaşın rol oynadığını kabul etti ancak aldığı kararın arkasında durduğunu açıkladı.
İtalya’da savaş ve hayat pahalılığı öne çıktı
İtalya’daki iktidar koalisyonunun ortaklarından aşırı sağcı Lig partisinin lideri Matteo Salvini, seçim sonuçlarının aileleri doğrudan etkileyen sorunlarla şekillendiğini söyledi.
Salvini, “Amerikan seçim sonucunu her şeyden önce savaşlar, uluslararası gerilimler ve doğrudan ailelerin üzerine yük bindiren hayat pahalılığındaki artış etkiledi” dedi.
İtalyan lider ayrıca, “Umut ediyoruz ki bu oylama, çatışmaların sona ermesi ve barışa dönülmesi yönünde bir hızlanmayı temsil edebilir” temennisinde bulundu.
Aşırı sağcı Futuro Nazionale partisinin lideri ve eski general Roberto Vannacci, sonuçların yerine getirilmeyen vaatlerin yol açabileceği siyasi riskleri gösterdiğini savundu.
Trump’ın “Önce Amerika” milliyetçi siyasetinden daha önce övgüyle söz eden, ancak dış politika tercihlerini eleştiren Vannacci, İtalyan haber ajansı ANSA’ya şu açıklamayı yaptı:
“Trump beklentileri karşılayamadı, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı sona erdiremedi ve İran’a karşı bir savaş başlattı.”
Vannacci, bu gelişmelerin enerji fiyatlarını yükselttiğini, ekonomik çalkantıya ve borsada dalgalanmalara yol açtığını belirtti. Bu tablonun ABD orta sınıfını olumsuz etkilediğini ve sandık sonucunda belirleyici olduğunu ileri sürdü.
“Trump, müttefikleri için yüke dönüştü”
Siyasi risk danışmanlığı şirketi Eurasia Group Genel Müdürü Mujtaba Rahman, Avrupa’daki aşırı sağcı liderlerin Trump’tan açık bir siyasi çıkar hesabıyla uzaklaştığını söyledi.
Rahman, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Trump’ın özellikle hayat pahalılığı nedeniyle giderek artan popülarite kaybı, bir zamanlar siyasi bir avantaj olan bu durumu seçimler açısından bir yüke dönüştürme riski taşıyor” uyarısında bulundu.
Aşırı sağcı liderlerin bir yandan Trumpizmin ideolojik etkisinden faydalanmak, diğer yandan Trump başkanlığının yol açtığı karmaşa ve ekonomik yıkımdan uzak kalmak istediğini belirten Rahman, bu yaklaşımın yeni riskler doğurabileceğini ifade etti.
Rahman, “Risk şu ki Avrupa aşırı sağını Avrupa müesses nizamına karşı mücadelede ideolojik ortak olarak gören Trump ve MAGA (Amerika’yı Yeniden Harika Yap Hareketi) müttefikleri, siyasi desteklerini geri çekerek veya hatta onların aleyhine dönerek karşılık verebilir” dedi.
Romanya’da muhalefette bulunan katı sağcı Romanyalıların Birlikteliği İttifakı’nın Başkan Yardımcısı Dan Dungaciu, Cumhuriyetçilerin yenilgisinin boyutunu küçümseyen az sayıdaki siyasetçiden biri oldu.
Dungaciu, Trump’ın “siyasi ölümüne” ilişkin haberlerin büyük ölçüde abartıldığını savundu. “Donald Trump otomatik olarak güçsüz bir başkana dönüşmüyor. Bunun yerine Cumhuriyetçi çoğunlukların desteklediği bir başkanlıktan, yürütme ile Kongre’nin birbirini çok daha yoğun denetleyeceği bir döneme geçiyor” görüşünü paylaştı.
İspanya ve İngiltere’de Trump ittifakına mesafe
İspanya’daki aşırı sağcı Vox partisinin lideri Santiago Abascal, daha önce Trump ve MAGA hareketiyle övdüğü ittifakı geride bıraktığını gösteren sert bir açıklama yaptı.
Abascal, gazetecilere Michigan’da değil İspanya’da bulunduğunu belirterek, “Başka yerlerde ne olduğu beni pek ilgilendirmiyor” dedi.
İngiltere’de aşırı sağcı Restore Britain partisinin lideri Rupert Lowe, İran’a saldırı kararını Cumhuriyetçilerin yenilgisinin başlıca gerekçesi olarak gösterdi ve bunu “feci bir hata” diye niteledi.
Lowe, savaşı başlatan ABD Başkanı’nın adını anmadan sosyal medya platformu X’te, “Bu savaş ne kazandırdı? Değer taşıyan kesinlikle hiçbir şey” paylaşımını yaptı.
Sağ popülist Reform UK partisinin lideri Nigel Farage, çarşamba günü seçim sonuçlarının Cumhuriyetçiler açısından “tam bir hezimet” olduğunu kabul etti.
ABD Başkanı’yla dostluğunu sık sık dile getiren ve geçen yıl Beyaz Saray’ı ziyaret eden Farage, GB News kanalında Trump ile Başkan Yardımcısı JD Vance arasında ayrışma ihtimali bulunduğunu söyledi.
Farage sözlerini şöyle tamamladı:
“Görünüşe göre 2024’te Trump’a oy veren ve her türlü sağcı sosyal medya fenomenini takip eden birçok genç erkek, dün Demokratlara oy verdi. Bu bence çok büyük oranda savaş, İran’daki uzatılmış savaş ve akaryakıt maliyeti nedeniyle verilen cezalandırıcı bir dersti.”
