Saksonya-Anhalt’taki eyalet seçimi, AfD’nin oylarını yüzde 43,8’e çıkararak bölgesel siyasette tarihi bir dönüm noktasına işaret etti ve partinin bu seçimde en büyük başarıyı elde ettiği belirtildi.
Sonuçlar ve siyasi etkiler
Resmi sonuçlara göre AfD, oyların yüzde 43,8’ini alarak birinci sıraya yerleşti ve 83 sandalyeli eyalet meclisinde 39 milletvekili elde etti. Bu gelişme, II. Dünya Savaşı sonrası dönemde aşırı sağın eyalet düzeyinde bu kadar yakında iktidara gelebilmesi ihtimalini gündeme taşıdı. Aynı zamanda Başbakan Friedrich Merz ve koalisyonu için ağır bir darbe olarak nitelendirildi.
Almanya genelindeki kamuoyu yoklamalarında da ilk sırada yer alan AfD’nin hedefleri, göçü sınırlandırma, sığınmacıları sınır dışı etme, Rusya ile ilişkileri yeniden kurma, Ukrayna’ya desteği düşürme ve ortak para birimi eurodan ayrılma yönünde sürdürülen söylemiyle öne çıktı.
Seçmen katılımı ve dağılım
Kamu yayın kurumu ZDF’nin verilerine göre seçimde katılım yüzde 77 olarak gerçekleşti. CDU, oyların yalnızca yüzde 17,2’sini alırken AfD, 83 sandalyeli mecliste 39 milletvekilliği elde etti. Bu sayı, partinin tek başına hükümeti kurması için gereken 42 sandalyelik çoğunluk sınırını aşmaktan uzak kaldığını gösterdi.
AfD’nin liste başı Ulrich Siegmund, Magdeburg’daki kutlamalarda sonucu değerlendirdi ve eyaletteki bu zaferin ulusal politika açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Siegmund ayrıca, 2029 yılındaki federal seçimler için yürüyüşün ilk adımı olarak bu zaferi nitelendirdi. Kutlamalarda parti eş genel başkanları Alice Weidel ve Tino Chrupalla da sahnede Siegmund ile bir araya geldi ve 2029 genel seçimlerinde ülke genelinde en az yüzde 40 oy hedefini duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump ise seçim tablosunu Truth Social üzerinden yorumsuz olarak paylaştı.
Güvenlik duvarı politikası ve koalisyon tartışmaları
Geleneksel partiler, iç istihbarat teşkilatının AfD’yi aşırı sağ olarak nitelemesi nedeniyle yerel bir ortaklığı reddediyor ve güvenlik duvarı politikası uygulamaya çalışıyor. AfD ise bu yaklaşımı demokratik değildir olarak değerlendiriyor. Chrupalla, CDU milletvekillerine doğrudan işbirliği çağrısında bulundu ve siyasetlerin uzlaşıya odaklanması gerektiğini ifade etti. Siegmund ise meclisteki farklı gruplarla temas kuracaklarını, ancak programı kısıtlayacak karmaşık formüllere kapalı olduklarını belirtti ve şartlar zorlanırsa yeniden seçime gidileceğini kaydetti. Sahra Wagenknecht İttifakı (BSW) ise yüzde 5 barajını aşarak meclise girdi.
Uluslararası tepkiler
Fransa ve Polonya, aşırı sağın yükselişine ilişkin kaygılarını dile getirdi. Fransa Maliye Bakanı Roland Lescure, durumun endişe verici bir sinyal olduğunu söyleyerek popülist dalgaya karşı ortak dayanışmanın gerekliliğine vurgu yaptı. Fransa Avrupa İşlerinden Sorumlu Bakanı Benjamin Haddad da konuyu dijital platformlar üzerinden paylaştı ve aşırı sağ zaferini Avrupa açısından kritik bir işaret olarak nitelendirdi. Polonya Dışişleri Bakanı Radoslaw Sikorski ise sonucu endişe verici buldu. Finans çevreleri ise AfD’nin eurodan kopma hedefinin uzun vadeli istikrar açısından risk oluşturduğunu belirtti.
AfD programı ve hedefler
AfD’nin eyalet programı, göçü sıkılaştırmayı ve Rusya ile yakınlaşmayı hedefliyor. Ayrıca eğitim ve kültürde geleneksel değerleri öne çıkarma, mülteci çocuklarını ayrı sınıflarda okutma ve kamu yayıncılığını yeniden yapılandırma planlarını içeriyor. Metinde ayrıca okullarda gökkuşağı bayraklarının yasaklanması, Alman bayrağının günlük olarak göndere çekilmesi, milli marşın kutlamalarda okunması, mahalle devriye uygulamalarının kurulması, Rusça derslerinin artırılması ve yeni rüzgar santrali projelerinin durdurulması gibi hedefler sıralanıyor.


