Avrupa Birliği’nin 27 ülkesinin liderleri, yükselen enerji maliyetleri, ortak bütçe tartışmaları ve Çin’in ihracat baskısının derinleştirdiği anlaşmazlıkların gölgesinde Brüksel’deki kritik zirvede bir araya geldi.
Enerji fiyatları hükümetleri zorluyor
İran savaşının ardından artan akaryakıt fiyatları, bütçe açığı veren hükümetlerin üzerindeki baskıyı artırırken şirketlerin yaşadığı sıkıntılar ve seçmen tepkisi Avrupa genelindeki ekonomik kaygıları büyütüyor.
Birlik, savunma harcamalarını yükseltmek ve Ukrayna’ya desteği sürdürmek isterken yaklaşan seçimlerin siyasi baskısıyla da karşı karşıya. Fransa’da nisan ayında yapılacak seçimlerde aşırı sağcı lider Marine Le Pen’in cumhurbaşkanı olma ihtimali bulunuyor. Le Pen, ülkesinin AB bütçesine katkısını keskin biçimde azaltma sözü veriyor.
Zirve öncesinde Pekin yönetimiyle Çin’den hibrit otomobil ithalatının sınırlandırılması konusunda anlaşmaya varıldı. Bu gelişme, 2025 yılında 360 milyar avroya (400 milyar dolar) ulaşan mal ticareti açığını azaltma hedefinin ilk adımı olarak değerlendiriliyor. Ancak uzlaşma, liderler arasındaki temel görüş ayrılıklarını ortadan kaldırmadı.
Bütçe pazarlığında sert ayrışma
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Brüksel’de gazetecilere yaptığı açıklamada bütçe konusundaki tutumların hâlâ birbirinden uzak olduğunu söyledi. Kendi ülkesinde anketlerde oy kaybeden Merz, “Bu nedenle çok ama çok zorlu müzakerelerle karşı karşıyayız” dedi.
Almanya gibi bütçeye net katkı yapan ülkeler ile AB kaynaklarından net yararlanan ülkeler arasında yoğun bir mücadele yaşanıyor. Son öneri, çiftçilere ve bölgelere verilen sübvansiyonların korunmasını öngörüyor. Ancak bazı çevreler, bu kaynakların ABD ve Çin karşısında rekabet için daha acil görülen alanlardan çekildiğini savunuyor.
Fransa da bütçeye net katkı sağlayan ülkeler arasında yer alıyor. Fransız yetkililer, sadece harcamaları kısmaya odaklanmanın birlik içindeki rekabet gücünü artırma hedefini zedeleyeceğini belirtiyor. Reuters’a konuşan ve adı açıklanmayan bir Fransız yetkili, “Yalnızca kesintilerle bu denklemin çözülemeyeceğini açıkça görüyoruz” dedi.
Hollanda Başbakanı Rob Jetten, rekabet eksikliğine dikkat çekerek haksız uygulamalara karşı yeterli araçlarının bulunmadığını ifade etti. Jetten, rekabet gücü ve inovasyona yeterli yatırım yapılmadığını belirterek yeni AB bütçesinin bu ihtiyaca yanıt vermesi gerektiğini söyledi.
Rus varlıklarının geleceği belirsiz
Zirvede birlik içindeki harcamaların yanı sıra üçüncü ülkelerin politikaları da ele alındı. Almanya Başbakanı Merz, Financial Times gazetesinde yayımlanan ve ABD’den gelen öneriye sert tepki gösterdi.
Gazetenin konuya yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre Washington, 2022’de Ukrayna’ya yönelik askeri müdahalenin ardından bloke edilen bazı Rus egemen varlıklarının serbest bırakılmasını istiyor. Taslak plan, barış görüşmelerini yeniden başlatmak amacıyla varlıkların ABD gözetimindeki bir yapıya devredilmesini içeriyor.
Merz öneriyi reddederek, “Bunlar Avrupa’da dondurulmuş varlıklardır ve Avrupa’da dondurulmuş olarak kalmalıdır. Bu bizim meselemizdir ve kararını verecek olan da biziz” ifadelerini kullandı.
Çin kaynaklı ticaret baskısı
Zirveye ait taslak sonuç bildirgesi, liderlerin Avrupa Komisyonundan Pekin ile müzakereleri sürdürmesini istediğini ortaya koyuyor. Belgede, AB’nin ticari savunma araçlarını eksiksiz kullanması ve birliği korumak amacıyla yeni ticaret mekanizmalarını devreye alması hedefleniyor.
Reuters’a konuşan üst düzey bir AB diplomatı, ekonomik dengesizliklerin yalnızca bir sektöre özgü olmadığını belirterek, “Çok fazla zamanımız yok çünkü geçen her ay binlerce kişi işini kaybediyor” dedi.
Pekin ise ekonomik dengesizlik tartışmalarının büyütülmesini, korumacılığı teşvik etmek ve Çin’e kısıtlamalar getirerek baskı kurmak için kullanılan bir gerekçe olarak değerlendirdiğini defalarca açıkladı.
Fransa ve Almanya’nın geçen hafta yayımladığı ortak öneri de görüşmelerin başlıkları arasında bulunuyor. Birliğin en büyük iki ekonomisi, kimyasallar ve ambalajlarda yaygın kullanılan PET plastik ithalatına karşı acil tedbir alınmasını talep etti.
Ortak metinde, AB’ye zarar veren ülkelere karşı derhal misilleme yapılması istendi. Bu tutum, iki yıl önce Çin’in elektrikli araçlarına uygulanması planlanan AB sübvansiyon karşıtı gümrük vergilerine en açık biçimde karşı çıkan Almanya’nın politika değişikliğine işaret ediyor.
Emisyon sistemi konusunda görüş ayrılığı
Artan enerji maliyetleri de liderlerin gündemindeki yerini koruyor. Çekya ve İtalya’nın aralarında bulunduğu bazı ülkeler, enerji santralleri ve sanayi tesislerini çevre kirliliği oluşturmaları halinde karbondioksit izinleri satın almaya zorlayan AB Emisyon Ticaret Sisteminin zayıflatılmasını veya geçici olarak askıya alınmasını istiyor.
Finlandiya, İsveç ve Danimarka başbakanları ortak bir mektupla bu talebe karşı çıktı. Üç lider, sistemi fosil yakıtlara bağımlılığı azaltan ve Avrupa’nın enerji güvenliğini destekleyen bir unsur olarak niteledi; yapılacak herhangi bir zayıflatmanın temiz sanayi yatırımlarını sekteye uğratacağı uyarısında bulundu.
Ukrayna desteği zirvenin gündeminde
Cuma günü yapılacak oturumlarda Ukrayna’nın karşı karşıya olduğu sorunlar liderlerin ana gündemlerinden biri olacak. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin katılacağı toplantı, Kiev ile ABD arasında istihbarat paylaşımı konusunda anlaşmazlık yaşandığı ve Ukrayna kentlerinin füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alındığı bir dönemde düzenleniyor.
Zirvede Ukrayna’nın 2027 yılı finansman ihtiyacı değerlendirilecek. Letonya Başbakanı Andris Kulbergs, planlanan mali yardımı bir Avrupa vatandaşının bir yıllık bira tüketimiyle karşılaştırarak desteğin sürdürülmesi çağrısı yaptı.
Kulbergs yaklaşımını, “Bu, bir Avrupalı için yılda bir bira daha az içmek anlamına geliyor. Bunu kar?