Avrupa Birliği, can kayıplarına yol açabilecek hibrit saldırılara karşı ortak hazırlıklarını güçlendirmeyi değerlendirirken, uzmanlar bu tehditlerin konvansiyonel savaşa uzanan kademeli bir tırmanışın parçası olabileceği uyarısında bulunuyor.
Hibrit tehditler AB gündeminde
Avrupa’da son dönemde daha sık tartışılan hibrit tehditler, güvenlik başlıklarını geleneksel savaş ve cephe hatlarının dışına taşıdı. Siber saldırılar, dezenformasyon ve sabotajların aynı güvenlik çerçevesinde ele alınması, AB’nin 2016’da sunduğu ortak mücadele çerçevesiyle kurumsal nitelik kazandı.
Hibrit tehdit kavramı, dönemin AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini’nin AB Komisyonuyla birlikte sunduğu ortak girişimde ilk kez kullanıldı. Girişimde, AB sınırlarındaki artan hibrit tehditlere karşı hazırlığın güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Enerji altyapısı ile ulaşım ve haberleşme ağlarını hedef alabilecek tehditler, savaşın etkilerinin günlük yaşama yayılacağı yönündeki endişeleri artırıyor.
Brüksel zirvesinde Rusya bağlantılı saldırılar görüşülecek
Rusya ile ilişkilendirilen hibrit saldırılar, 15-16 Ekim’de Brüksel’de gerçekleştirilecek AB Liderler Zirvesi’nin güvenlik gündeminde yer alacak.
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, üye ülke liderlerine gönderdiği davet mektubunda, Rusya’nın Avrupa genelindeki hibrit saldırı kampanyası da dahil olmak üzere “giderek daha pervasız hale gelen davranışlarının” toplantıda ele alınacağını bildirdi.
Costa, AB’nin bu tırmanış karşısında “birlik içinde ve kararlı” olduğunu belirterek savunma hazırlıkları gündeminin sürdürüleceğini vurguladı. Önceki çalışmalar temelinde uygulamadaki durumun değerlendirileceğini aktaran Costa, kritik askeri kapasite açıklarının kapatılması da dahil tüm çalışma alanlarında ivmenin korunmasını ve ilerlemenin hızlandırılmasını hedeflediklerini kaydetti.
Konsey kaynakları, üye ülkelerdeki son hibrit saldırılar ile sabotajların ilerleme sağlanmasını daha acil hale getirdiğini AA muhabirine aktardı. Kaynaklar, bu olayların hibrit tehditlere karşı dayanıklılık ve hazırlığın artırılması gereğini de gösterdiğini ifade etti.
Can kaybı halinde ortak müdahale planı
AB’deki hazırlık tartışmalarının merkezinde, çok sayıda kişinin yaşamını yitirdiği büyük çaplı bir hibrit saldırıya nasıl karşılık verileceği sorusu bulunuyor.
Olası bir senaryoda acil müdahale ekiplerinin harekete geçirilmesi, saldırıdan etkilenen ülkeye AB fonlarından yardım yapılması ve kurumların kriz iletişiminin eş güdümlenmesi değerlendirilebilecek araçlar arasında bulunuyor.
Bu çalışmalar, AB’nin güvenlik alanındaki yetki ve rolünün sınırlarına ilişkin tartışmaları da gündeme getiriyor. Bazı başkentler, Birliğin adımlarının NATO’nun görevlerini tekrarlayabileceği endişesini taşırken, kriz anında hangi kurumun hangi sorumluluğu üstleneceğinin belirlenmesi önem kazanıyor.
Askeri caydırıcılık ve istihbarat paylaşımının yanı sıra sivil müdahale, altyapının korunması ve mali desteğin birbirini tamamlaması gerekiyor. Görevlerin net olmaması ya da mekanizmaların örtüşmesi, hızlı karar alınması gereken bir saldırı sonrasında müdahaleyi güçleştirebilir.
AB’nin 2022’de kabul ettiği koordineli yanıt çerçevesi, hibrit kampanyalara karşı diplomatik, siyasi ve ekonomik araçların kullanılmasını öngörüyor. Birlik ayrıca 2024’te hibrit hızlı müdahale ekiplerinin kurulmasına yönelik çerçeveyi onayladı.
Tehditler dijital alandan fiziksel sabotaja uzanıyor
GMF Güney ve Geniş Avrupa Programı araştırmacısı Etienne Soula, hibrit tehditlerin dönüşümünü, kritik altyapının korunmasındaki zorlukları ve Türkiye’nin konumunu değerlendirdi.
Soula, “Bugün öncelikle akla gelenlerin, NATO ülkelerinde kritik altyapıya yönelik fiili sabotajlar ve terör eylemlerine benzeyen sabotaj faaliyetleri olduğunu düşünüyorum.” dedi.
Almanya’daki Leipzig-Halle Havalimanı’na yönelik 4 Ağustos’taki dron saldırısı girişimini örnek veren Soula, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bu yaz Leipzig Havalimanı’na yönelik, talimatla planlanan ve Almanya’nın kamuoyuna açık biçimde Rusya’ya atfettiği dron saldırısı bunlardan biri. Dolayısıyla bilgi kampanyaları gibi daha dijital ve biraz daha uzaktan yürütülen faaliyetlerden, Rusya’nın sürekli tırmandırmaya gittiğini ve giderek daha saldırgan hale geldiğini görebiliyorsunuz. Bunu yaparken her zaman NATO’nun 5. madde kapsamında yanıt vermesini tetikleyecek fiili savaş eşiğinin altında kalmaya çalışıyor. Bu, bütün NATO ülkelerinin bir saldırıya karşı koymak için bir araya geldiği durumdur.”
Kritik altyapıda özel sektörle işbirliği gereği
Soula, kritik altyapının büyük bölümünün özel şirketlerce işletilmesinin koruma önlemlerinin uygulanmasını zorlaştırdığını söyledi.
Şirketler ile güvenlik kurumları arasında ortak bir bakış açısı oluşturulması gerektiğini belirten Soula, şöyle konuştu:
“Biraz zorlayıcı olan noktalardan birinin, bu kritik altyapının büyük bölümünün özel aktörler tarafından işletilmesi olduğunu düşünüyorum. Yani her zaman bu güvenlik bakış açısına sahip olmayan şirketler tarafından. Onlarca yıldır barış ortamında faaliyet gösteriyorlar. Şimdi hükümetlerin ve ordunun bu özel aktörlere yaklaşıp ‘Aslında işlettiğiniz sistem saldırı tehdidi altında.’ demesi zor. Bu nedenle hükümette askeri güvenlik bakış açısı daha güçlü olan kişilerle özel sektördeki kişiler arasında diyalog kurulması gerekiyor. Böylece herkes bu sistemlerin nasıl korunacağı ya da en azından korunması gerektiği konusunda aynı anlayışa sahip olabilir.”
Türkiye de görüşmelere dahil olacak
Türkiye’nin coğrafi konumu, NATO üyeliği ve enerji bağlantılarına dikkat çeken Soula, şu ifadeleri kullandı:
“NATO üyesi Türkiye’nin Karadeniz’e kıyısı olduğu, enerji altyapısı söz konusu olduğunda da Avrupa’nın geri kalanıyla bağlantılı olduğu düşünüldüğünde coğrafi olarak bir bakıma ön hatta olduğunu düşünüyorum. Dolayısıyla Türkiye de bu görüşmelere bir şekilde dahil olacak.”
“Daha ciddi bir şeyin hazırlığı”
Hibrit tehditlerin savaştan ayrı bir olgu gibi değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Soula, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İnsanlar hibrit tehditleri farklı bir şey olarak anlamamalı çünkü esasen savaşın bilgi alanı, kritik altyapı, siber uzay gibi hayatın diğer alanlarına yayılması. Hibrit savaş yeni ya da tamamen farklı bir savaş değil; daha ciddi bir şeyin hazırlığı. Polonya Başbakanı bir ya da iki yıl önce mevcut durumu ‘Savaş öncesi bir dönemdeyiz.’ diye tanımlamıştı. Bunu anlamanın doğru yolunun bu olduğunu düşünüyorum. Avrupa’nın, özellikle de Rusya’yla doğrudan sınırda bulu