İzmir’in Basmane semtindeki Halk Eczanesi’nde saklı olan 104 yıllık reçete defterinin son kaydı, İzmir’in kurtuluşundan bir gün önceye denk düşüyor ve üç kuşaktır koruma altında.
Geçmişe Işık Tutan Kayıtlar
İzmir’in Basmane’de korunan ve son kaydı 8 Eylül 1922’de olan reçete defteri, kentlinin kurtuluşa giden sürecine ışık tutuyor.
Konak ilçesindeki bu eczane, Kurtuluş Savaşı öncesinde Rum eczacı Tholoos’a aitti. Cumhuriyet’in ilanının ardından 1923 yılında devlet tarafından Ali Bey’e tahsis edildi ve zamanla eczane yıkıntıları arasından Tholoos’a ait bir reçete defteri bulundu.
1923 Yılından Bu Yana Aynı Eczane
Fransızca tutulan defterde ağırlıklı olarak Rum hastaların isimleri yer alırken, az sayıda Türk, Ermeni, Yahudi ve Levanten hastanın da kaydı bulunuyor.
Tholoos’un deftere düştüğü son kayıt ise İzmir’in kurtuluşundan bir gün önce, 8 Eylül 1922 tarihini taşıyor.
Defteri koruma altına alan Ali Bey, boş sayfalara sonraki yıllarda kendi notlarını ekledi. Böylece reçete defteri, farklı dönemlerden kayıtların bir araya geldiği tarihi bir belge olarak muhafaza edildi.
Ali Bey’in ölümünün ardından Halk Eczanesi’ni oğlu Cengiz Dermancı, daha sonra ise üçüncü kuşak temsilcisi torunu Ali Dermancı (57) devraldı.
Üç kuşaktır süren miras
Üç kuşaktır Dermancı ailesinin koruduğu asırlık reçete defteri, İzmir’in kurtuluş günlerine uzanan hafızayı günümüze taşıyor.
DEDEM, RUM ECZACININ KALDIĞI YERDEN BÖLGEYE HİZMET VERMEŞ
“Dedem 1923’te eczaneyi işletmeye başlıyor fakat 1922’de aynı yerde bir Rum eczacı hizmet vermekteymiş. Ona ait de bir reçete kayıt defteri hala ailemizde. Rum eczacı 8 Eylül 1922’ye kadar reçete kaydetmiş, fakat 9 Eylül ve sonrası yok. Bu 9 Eylül 1922 tarihinin anlamını ve önemini belirten kanıt niteliğinde bir belge.”
RUM ECZACININ TORUNLARI 2006’DAN BERİ ECZANEYİ ZİYARET EDİYOR
Rum eczacının torunlarının eczaneyi ziyaret ettiğini söyleyen Dermancı, “Torunlarından biri eczacıymış, serbest eczacılık yapmıyor ancak sektörün başka alanlarında çalışıyor. 2-3 kez ziyaret ettiler. Defteri gördüler, fotoğraflarını çektiler. Onlarla iletişimimiz kısıtlı da olsa da hala görüşmekteyiz. En son 1 hafta 10 gün önce Türkiye’deydiler ve bizi tekrar ziyaret ettiler. İlk defa 20 yıl önce, 2006 yılında gelmişlerdi. Olumsuz duyguları yoktu, geçmişleriyle bağlantı kurmakla ilgili bir zaman ve mesai harcıyor gibiydiler. Benim hissettiğim oydu. Bilginin peşine düştüler. Biz de elimizden geldiği kadar yardımcı olduk. Özellikle defter onlar için önemliydi” dedi.
ASIRLIK ECZANENİN GEÇMİŞTEN BİR FOTOĞRAFI


