NTV’de yayımlanan Zincirleme Reaksiyon programında iklim değişikliği, sel felaketleri ve şehirleşmenin doğa üzerindeki etkileri ele alınırken, uzmanlar İstanbul’daki risklere dikkat çekti.
“İstanbul’da bir fragman yaşadık”
Seda Öğretir’in sunduğu programın bu haftaki konukları iklim bilimci Prof. Dr. Barbaros Gönençgil ile meteoroloji uzmanı Dilek Çalışkan oldu. İkili, yağışların kentlerde neden afete dönüştüğünü değerlendirdi.
İstanbul’da meydana gelen sel felaketlerini yorumlayan Prof. Dr. Barbaros Gönençgil, yağmur suyunun toprağa ulaşabileceği alanların azaldığını söyledi. Gelecekte yaşanabilecek afetlere işaret eden olayları değerlendiren Gönençgil, “İstanbul’da bir fragman yaşadık” dedi.
İklim bilimci, ısınmanın sürdüğünü belirterek ormansızlaşma, sulak alanların kurutulması ve şehirleşmenin iklim üzerindeki etkilerine vurgu yaptı. Kentsel dönüşüm planlarının yalnızca deprem riskiyle sınırlı tutulmaması gerektiğini kaydeden Gönençgil, sel ve heyelan gibi afetlerin de şehir planlamasında hesaba katılmasını istedi.
Doğal taşkın yataklarına dikkat çekti
Gönençgil, Kastamonu Bozkurt’ta yaşanan sel felaketini de hatırlattı. Derelerin doğal taşkın yataklarının bilindiğini belirten Gönençgil, yapılaşma kararlarında bu alanların yeterince dikkate alınmadığını ifade etti.
“Düştüğü yer çok önemli”
Meteoroloji uzmanı Dilek Çalışkan, aynı miktardaki yağışın farklı bölgelerde aynı sonuçları oluşturmayacağını anlattı. İstanbul’un Arnavutköy ilçesine kısa sürede düşen 26 kilogram yağmurun, yapılaşmanın yoğun olduğu Ayazağa’da görülmesi durumunda sorunlara yol açabileceğini belirtti.
Toprak alanların korunmasının önemini vurgulayan Çalışkan, “Düştüğü yer çok önemli” sözleriyle betonlaşmanın yağmur suyunun yüzey akışına geçişini artırdığını dile getirdi.