Yeni Parti Bursa Milletvekili ve TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala, Türkiye’de zoonotik ve vektörel hastalıkların halk sağlığı açısından giderek büyüyen bir tehdit oluşturduğunu belirtti.
Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Zoonotik ve Vektörel Hastalıklar Dairesi Başkanlığının verilerini inceleyen Pala, Avrupa Birliği ülkelerinde kontrol altına alınan ya da nadir görülen bazı hastalıkların Türkiye’de artış göstermeye devam ettiğini ifade etti.
Pala, konuya ilişkin Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına yazılı soru önergesi sunduğunu açıkladı.
VAKA SAYILARINDA DİKKAT ÇEKEN ARTIŞ
Paylaşılan verilere göre bruselloz vaka sayısı 2015’te 4 bin 173 iken 2025’te 8 bin 107’ye yükseldi.
Tularemi vakalarının 2020’de 46 seviyesindeyken 2025’te 485’e çıktığı, Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi vakalarının ise 2017’de 343 iken 2025’te 681’e yükseldiği belirtildi. Aynı hastalık nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısının da 16’dan 36’ya çıktığı ifade edildi.
Batı Nil Virüsü’nde 2020-2023 yılları arasında vaka görülmezken, 2024’te 133 vaka ve 13 ölüm kaydedildiği, hastalığın 2025’te de can almaya devam ettiği aktarıldı.
Kistik ekinokokkoz vaka sayısının ise 2019’da bin 867, 2022’de 5 bin 74 ve 2025’te 5 bin 900’e ulaştığı bildirildi.
“TEK SAĞLIK YAKLAŞIMI BENİMSENMELİ”
Zoonotik ve vektörel hastalıkların önlenmesi için koruyucu sağlık hizmetleri, saha takibi, çevre sağlığı ve veteriner hizmetlerinin birlikte yürütülmesi gerektiğini belirten Pala, “Tek Sağlık” yaklaşımının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Sağlık politikalarının hastalıkları ortaya çıktıktan sonra tedavi etmek yerine önlemeye odaklanması gerektiğini savunan Pala, şu ifadeleri kullandı:
“Brusella’dan kistik ekinokokkoza kadar önlenebilir ve kontrol altına alınabilir hastalıkların vaka sayılarında gözlenen artış, Bakanlığın zoonotik ve vektörel hastalıkların kontrolündeki eksikliklerini ortaya koymaktadır. Su kaynaklarının denetimsizliği, gıda güvenliğindeki zafiyetler ve vektörlerle mücadeledeki yetersizlikler toplum sağlığını doğrudan tehdit etmektedir.”
BAKANLIĞA EYLEM PLANI SORUSU
Pala, soru önergesinde Avrupa Birliği ülkelerinde kontrol altına alınan hastalıkların Türkiye’de neden önlenemediğini ve Bakanlığın somut bir eylem planı bulunup bulunmadığını sordu.
Risk gruplarının korunması, erken tanı ve tedaviye erişimin sağlanması ve eksik bildirimlerin önlenmesi için yürütülen çalışmaların açıklanmasını isteyen Pala, içme ve kullanma sularının güvenliği, gıda denetimleri ve vektörlerle mücadele konusunda diğer bakanlıklarla ortak çalışma yapılıp yapılmadığını da gündeme getirdi.


