ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Türkiye ile Yunanistan arasında Ege veya Kıbrıs kaynaklı bir sorun yaşanmasının NATO müttefikleri ve ABD dahil hiç kimsenin yararına olmayacağını belirterek böyle bir ihtimali “akılalmaz” bulduğunu söyledi.
Rubio’dan Türkiye-Yunanistan mesajı
Yunanistan’ın başkenti Atina’ya dün giden Rubio, Kathimerini gazetesine verdiği röportajda uluslararası gündemi değerlendirdi. ABD’nin NATO üyesi Türkiye ile pek çok başlıkta işbirliği yaptığını vurgulayan Rubio, Türkiye’nin geçmişte Rusya ile Ukrayna arasındaki görüşmelere ev sahipliği yaptığını hatırlattı.
Rubio, “Geçmişte yatırım yaptığımız bir ilişki. Belki bu yatırım, bu görüşmelerde bize yardımcı olur. Böylesi konularda açıklama yapmak isterseniz yaparsınız ama bir çözüm elde etmek isterseniz en iyisi direkt özel görüşmeler sınırlarında yapmak.” ifadelerini kullandı.
Ege’de veya Kıbrıs’ta sorun çıkması durumunda ABD’nin müdahil olup olmayacağı sorulan Rubio, “Benim için böyle bir şeyin yaşanması akılalmaz bir durum olurdu. Bu iki ülke, NATO müttefiki ve NATO ortağı. Bu, mümkün değil. Hiç kimse için iyi olmazdı. Ne Yunanistan ne Türkiye için. ABD için de iyi olmaz. Dolayısıyla bunu düşünmektense bunun yaşanmasına bizim asla izin vermeyeceğimiz bir şey olduğunu söylerdim. (Böyle bir şeyin) Gerçekleşeceğine inanmıyorum.” değerlendirmesini yaptı.
F-35 satışında S-400 şartı
Türkiye’ye F-35 savaş uçağı satışına ilişkin de konuşan Rubio, ABD’nin yaklaşımını şu sözlerle açıkladı:
“Madde 1: Türkiye, NATO üyesidir. Madde 2: Başkan (Trump), mümkünse onlara bunu sağlamak istediğini belirtti. Zaten bir kısmının parasını ödediler. Açık ki bu uçaklar teslim edilmeden yıllar yıllar uzakta ama zaten ödemesi yapılan iki tane (hazır) var fakat ABD Kongresinden geçmiş bir yasa da var. Ayrıca Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’nın da çok katı şartlar getiren bir hükmü var, bu nedenle bu şartlar yerine getirilene kadar açıkçası bu satış gerçekleşemez. Bu durum, Türk tarafına da iletildi. Bunun farkındalar, sanırım bunun için çözüm arıyorlar. Konu, S-400 sistemiyle ilgili. Dolayısıyla şu an itibarıyla bu sorun çözülmedi ve yasal olarak bu sorun çözülene kadar bu teslimatı gerçekleştiremeyiz. Belki çözülecektir, çeşitli seçenekler var ancak şu an itibarıyla çözülmüş değil.”
Bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmeler
İsrail ile Yunanistan arasındaki işbirliğini bölgede “olumlu” bir gelişme olarak nitelendiren Rubio, asıl hedefin Orta Doğu’da İsrail’le iyi ilişkileri bulunmayan ülkelerle de iyi ilişkiler kurmak olduğunu söyledi.
İran’ın nükleer silaha sahip olmasının ABD açısından kabul edilemez olduğunu belirten Rubio, “Başkan Donald Trump, asla böyle bir şeye izin vermezdi, bu nedenle onların füze programını yok etti. Bu nedenle insansız hava aracı (İHA) yapma programlarının peşinden gidiyor. Bu nedenle onların donanmasını ve hava gücünü yok etti.” ifadelerini kullandı.
İran’ın petrolünü Orta Doğu’dan çıkaramaması nedeniyle ekonomik baskı altında kaldığını ve bu baskının gelecek haftalarda artabileceğini aktaran Rubio, “Birkaç hafta içinde finali göreceğiz. Modern İran tarihinin en yıkıcı ekonomik felaketiyle karşı karşıya kalacaklar.” dedi.
Ukrayna konusunda ABD’nin yapıcı bir rol üstlenmeye hazır olduğunu ifade eden Rubio, “Tansiyonun yükselmesinden endişe ederek (gelişmeleri) izliyoruz. Daha yeni Karadeniz’de bazı gemiler koordineli bir İHA saldırısına uğradı. Komşu ülkede kontrolden çıkabilecek bir sabotaj operasyonundan endişe ediyoruz.” açıklamasında bulundu.
Yunanistan’ın F-35 silah talebi değerlendiriliyor
Rubio, Yunanistan’ın F-35 savaş uçaklarında kullanmak üzere edinmek istediği silah sistemleriyle ilgili henüz resmi yanıt verilmediğini ve konunun inceleme aşamasında bulunduğunu bildirdi.
GSI elektrik hattı projesi
Enerji çeşitliliğinin öneminin son dönemde küresel ölçekte daha belirgin hale geldiğini söyleyen Rubio, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve İsrail arasındaki elektrik hattı projesi (GSI) hakkında da değerlendirme yaptı.
“Bazı potansiyel engellerin ve önümüzde duran bazı sorunların olduğunun farkındayız. Bu konunun bizim için neden bu kadar önemli olduğunu tüm taraflara hatırlatmak amacıyla diplomatik çabalarımızı kullanmaya niyetliyiz. Ayrıca çözüm yolları bulunmasını umuyorum. (Dün) Basın toplantısında da belirttiğim gibi, bu meselelerin bazılarının medya veya resmi açıklamalar aracılığıyla yapılması en iyi yol değil. En iyisi gizlilik ve sükunet içinde diplomatik çerçevede yapılması. Bu, önemli zira birden fazla ülkeden gelen yükümlülükleri önceliklendirmemiz gerekiyor.”