Van’da kaybolduktan 18 gün sonra göl kenarında bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümüyle ilgili soruşturma sürüyor; zehirlenerek öldüğüne ilişkin tıbbi delil bulunmadı.
Adli Tıp bulguları
Adli Tıp Kurumu raporunda Roküronyum (Rocuronium) ve Ornidazol etken maddelerinin tespit edildiği iddia edilmişti.
Raporun sonuç bölümünde, Rojin’in ölümünden yaklaşık bir ay önce, 11 Eylül 2024 tarihinde geçirdiği ameliyata dikkat çekildi.
Kas gevşetici ve anestezik bir madde olan Roküronyum’un bu operasyon sırasında tıbbi zorunluluk gereği verildiğini ve vücutta 2 aya kadar tespit edilebildiğini, durumun maktulün tıbbi geçmişiyle uyumlu olduğunu belirtti.
TRAVMATİK DARBE VEYA DARP İZİ TESPİT EDİLMEDİ
Raporda yer alan diğer kritik tespitler ise vücutta rastlanan Ornidazol etken maddesinin enfeksiyon tedavisinde kullanılan standart bir ilaç bileşeni olduğudur.
Yapılan toksikolojik incelemelerde herhangi bir zehirli veya toksik maddeye rastlanmadığı ve zehirlenerek ölüme ilişkin bir delil bulunmadığı açıkça vurgulandı. Otopsi sırasında alkol düzeyinin tek başına ölüme yol açacak seviyede olmadığı, çürüme sürecine bağlı olarak doğal yollarla oluştuğu değerlendirildi.
Adli Tıp Kurumu uzmanları, Kabaiş’in bedeninde yapılan fiziksel muayenede dışardan travmatik bir etkiye rastlanmadığını bildirdi.
SORUŞTURMA HAKKINDA NE BİLİNİYOR?
Kabaiş ailesi, kızlarının başına gelenleri yıllardır aydınlatmaya çalışıyor.
21 yaşındaki Rojin Kabaiş, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (VYÜ) Çocuk Gelişimi Bölümü 1. sınıf öğrencisiydi. 27 Eylül 2024’te üniversite kampüsündeki kız öğrenci yurdunda annesiyle telefonda konuşurken markete gideceğini söyledi.
Ertesi gün öğlen polisler aileyi arayıp kızlarının yurda dönmediğini bildirdi.
28 Eylül 2024’te Van Gölü sahilinde genç kıza ait cep telefonu, kulaklık, kek ve bir şişe su bulundu.
Rojin’in cansız bedeni iki hafta sonra 24 kilometre uzakta, Van Gölü kıyısındaki Molla Kasım Köyü sahilinde bulundu. Cesedi bulanlar, bir temizlik görevlisi ve civardaki sitenin bekçisiydi.
Kıyafetler tamamdı, ancak sarı terlikler yoktu.
Rojin’in yüksek düzeyde şifreli olan telefonu incelenmek üzere İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Telefonun şifresi kırılmadığı için içeriğine ulaşılamadı.
10 Ekim 2025’te Adli Tıp Kurumu Biyolojik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan rapor dosyaya girdi. Kabaiş’in göğüs ve vajina bölgesinde iki ayrı erkeğe ait DNA tespit edildiği ortaya çıktı.
Soruşturma kapsamında 195 kişinin DNA profilinin incelemeye alındığı, sonraları bu sayının Adalet Bakanlığı’nın talimatıyla 413’e yükseldiği bildirildi.
Dosya, mayıs ayında Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’na devredildi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, aynı günlerde Rojin’in babası Nizamettin Kabaiş ile bir araya gedi; “Rojin hayatının baharında gelecekleri, umutları, hayalleri yarım kalmış bir genç kızımız. Devlet olarak bu işin sonuna kadar üzerine gideceğiz.” diyen Gürlek, üzerlerine düşen ne varsa yapmaya çalıştıklarını belirterek şöyle devam etti: “Bu birimin kuruluş amacı da bu. Özellikle faili meçhul kalmış cinayetlerde sonuna kadar gitmek. Olay tam belli değil. Cinayet mi, intihar mı? Bunu çözmemiz lazım. Bizim zaten konumuz bu. Savcılığın bunun tespitini yapması lazım. İntihar ya da cinayet. Siz aile olarak cinayet olduğunu düşünüyorsunuz. Tabii bu konuda bütün hususların en ince noktaya kadar araştırılması lazım.”