Doğu Karadeniz’de heyelanları yalnızca yoğun yağışların değil, mikro depremlerin de tetiklediği belirtilirken, Artvin’in Arhavi ilçesinde yeni bir afet ihtimaline karşı uyarı yapıldı.
Heyelanlarda deprem etkisi
Küresel iklim değişikliğiyle yağış düzenindeki ani değişimler, Doğu Karadeniz’de can ve mal kayıplarına yol açan heyelan, taşkın ve selleri artırıyor. Bölge, kıyı şeridindeki deprem riskiyle de gündemde.
Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, kıyıdaki mikrodeprem hareketliliği, uydu verileriyle belirlenen zemin deformasyonu ve Arhavi’deki heyelan sahasında süren risklere dikkat çekti. Bektaş, heyelanların yağışların yanı sıra depremler tarafından da tetiklendiğini söyledi.
Yamaçların güvenli duruma getirilmesi için kapsamlı mühendislik çalışmalarının gecikmeden başlatılması gerektiğini vurguladı.
“Ezber bozan heyelan” yeniden gündemde
Doğu Karadeniz, son yıllarda can kayıplarının yaşandığı heyelanlarla gündeme geldi. Bu yıl 8 Ekim’de meydana gelen olayda bir kişi hayatını kaybetti. Karadeniz Sahil Yolu’nun bulunduğu aynı bölgede 2024 yılında yaşanan heyelanda ise dört kişi öldü.
Uzmanlar o dönem olayı “Ezber bozan bir heyelan.” sözleriyle değerlendirmişti. Prof. Dr. Bektaş da 2024’teki heyelana yeniden dikkat çekti.
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi’nin verilerine göre bölgede mikro deprem hareketliliği bulunduğunu belirten Bektaş, sarsıntıların yamaçların stabilitesini ve duraylılığını bozabileceğini ifade etti.
Doğu Karadeniz’in Türkiye’nin en fazla yağış alan bölgesi olduğunu belirten Bektaş, “Heyelanların oluşmasındaki en önemli faktör yağıştır ancak heyelanların oluşumunda yağışlar kadar depremler de son derece etkilidir.” ifadelerini kullandı.
Depremden birkaç gün sonra heyelan meydana geldi
Dört kişinin yaşamını yitirdiği heyelandan kısa süre önce Rize’de meydana gelen 4,7 büyüklüğündeki depremi hatırlatan Prof. Dr. Bektaş, şu değerlendirmeyi yaptı:
“- Hem yağışlı hem de yağışsız bir dönemde deprem ile heyelanın doğrudan ilişikli olduğu ortaya çıkardı. Depremden 4-5 gün sonra Rize’de bir heyelan yaşandı. Bu heyelan depremin şiddet alanı içerisindeydi.
– Hem depremin hem de yağışın etkisi vardı. Birkaç gün sonra Arhavi’de devasa ve ölümle sonuçlanan heyelanın yağışla ilgisi yoktu. 15 gün öncesinde ve 15 gün sonrasın da hiç yağış olmadı, büyük kütle kara yolunu kapadı, dört kişiyi öldürdü. Dağ, denize doğru kaydı.”
“Yeni bir felaket gelme olasılığı var”
Arhavi’deki heyelan tehlikesinin sürdüğünü belirten Bektaş, eldeki verilerin bölgenin denize doğru sürekli çöktüğünü gösterdiğini söyledi. Gerekli önlemlerin alınması gerektiğini vurgulayan Bektaş, “Elimizdeki jeolojik ve jeofizik veriler, bölgenin denize doğru sürekli olarak çöktüğünü gösteriyor.” dedi.
Prof. Dr. Bektaş, “Kayan devasa kütlenin arkasında yeni bir kütle daha var. Bu kayabilir.” ifadelerini kullanarak şöyle devam etti:
“- Güney batıdaki bir kütle yılda 6 santimetrelik bir hareketle kuzeye doğru hareket ediyor. Bölgede aynı olaylar yaşanabilir. TIR’ların, kamyonların geçtiği transit bir yol. Burada bu felaketler yeniden yaşanabilir. Bunlar basit kaya düşmeleri değil, bunlar dağ şeklindeki yamaçların kaymasıdır. Basit önlemler alınmamalıdır.
– Uydu fotoğrafları ve arazi ölçümleri yapıldıktan sonra hareketin esas mekanizması anlaşıldıktan sonra güzergahta mühendislik önemleri alınması gerekiyor. Sonuç olarak 2024 yılında yaşanan felaketin ardından yeni bir felaketin gelme olasılığı var. Bölgede sismik aktivitenin devam ettiğini zaten biliyoruz.
– Kıyı bölgesi aktif tektoniği, depremselliği olan yerdir. Heyelanların ana nedeni yağışlar olduğu kadar, aktif tektoniği ve mikro depremleri de bölgede son derece önemli rol oynuyor. Bu gerçekler dikkate alınarak mühendislik çalışmaları yapılmalıdır.”