Nilüfer İlçe Başkanlığına yeniden aday olmayacağını ve Bursa İl Başkanlığı için yarışacağını sürecin son gününde duyuran Özgür Şahin, kararın geç açıklanmasına yönelik eleştirileri anlayışla karşıladığını söyledi.
“Siyasi sorumluluk zamanlamaya ilişkin”
Örgütünden gelen “Bu kararı daha önce söylemeliydin” yönündeki değerlendirmeleri haklı bulduğunu belirten Şahin, varsa siyasi sorumluluğunun kararın zamanlamasıyla ilgili olduğunu ifade etti.
Kararın bir gecede ortaya çıkmadığını vurgulayan Şahin; yeni ilçe binasının kuruluş ve taşınma çalışmaları, Genel Başkanın Bursa programı için yapılan hazırlıklar ve Bursa’nın 17 ilçesinden gelen görüşlerin kararında etkili olduğunu aktardı.
“Düşündüm, dinledim ve tarttım” diyen Şahin, telefon, sosyal medya ve yüz yüze kendisine iletilen çağrılara duyarsız kalamayacağını dile getirdi.
“Doğru olan buydu”
Kararını neden daha erken açıklamadığına ilişkin eleştirilere kendi siyasi yaklaşımıyla yanıt veren Şahin, Nilüfer İlçe Başkanlığına aday olup seçildikten birkaç hafta sonra Bursa İl Başkanlığına adaylığını duyurmasının kendisine ve örgüt anlayışına uygun düşmeyeceğini söyledi.
Şahin, “İl Başkanlığına talip olacaksam, Nilüfer’deki görevime yeniden aday olmadan bu kararı vermeliydim. Doğru olan buydu” ifadelerini kullandı.
Son gün açıklama yapması nedeniyle gelecek eleştirileri göze aldığını belirten Şahin, bir görev için örgütün karşısına çıkıp kısa süre sonra başka bir göreve yönelmenin kendi siyaset anlayışıyla bağdaşmadığını kaydetti.
Ön seçim tartışmalarına değindi
Nilüfer’deki ön seçime dair tartışmaları da değerlendiren Şahin, örgüt, üye, sandık ve ön seçim vurgusu yaptı.
Mahalle temsilcilerinin atamayla değil üyelerin iradesiyle belirlenmesini ve ön seçimin uygulanmasını savunduklarını belirten Şahin, yerel ve genel seçimlerde adayların örgüt ile üyelerin iradesi doğrultusunda belirlenmesi gerektiğine inandığı için Bursa İl Başkanlığına aday olduğunu söyledi.
Nilüfer’de iki adayın yarıştığını hatırlatan Şahin, Ahmet Eren Memiç’e verdiği desteği hiçbir zaman saklamadığını, diğer aday Yasemin Adalı’ya da saygı duyduğunu ifade etti.
Şahin, “Benim bir adayı desteklemem başka bir şeydir, üyemizin iradesi başka bir şeydir. Kimsenin adaylığını engellemedim, kimseye ‘aday olma’ demedim, kimsenin oyuna ipotek koymadım” dedi.
Ön seçimde Ahmet Eren Memiç’in 812, Yasemin Adalı’nın ise 274 oy aldığını belirten Şahin, sandıkta protesto ederek tepkisini ortaya koyan üyelerin iradesinin de hesaba katılması gerektiğini söyledi.
“Bundan sonrası örgütümüzün takdiridir”
Kendisi hakkında dile getirilen “tezgâh kuruldu”, “dayatma yapıldı” ve “tek adamlık yapılıyor” eleştirilerini kabul etmeyen Şahin, iki adayın yarıştığı ve son sözü üyelerin söylediği bir sürecin yok sayılamayacağını savundu.
Nilüfer’deki görevini bırakarak Bursa’nın 17 ilçesindeki örgütün takdirini istediğini belirten Şahin, bundan sonraki dönemde tüm ilçelerde, mahallelerde, kadınlar ve gençlerle birlikte örgütlenme anlayışını anlatacağını kaydetti.
Eleştirilerini paylaşan yol arkadaşlarıyla iletişimini sürdüreceğini belirten Şahin, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Koltuklar gelir geçer, görevler biter; fakat örgüt ve yol arkadaşlığı baki kalır. Dün Nilüfer’de neye inanıyorsam, bugün Bursa’da da aynı ilkeye inanıyorum: Söz örgütün. Karar üyenin. İrade sandığın.”
Şahin ayrıca, kendisini en iyi sosyal medya söylemlerinin değil, yıllardır birlikte siyaset yaptığı yol arkadaşlarının tanıdığını belirterek, kendisini eleştiren ve süreci farklı yorumlayan partilileri de kucaklayacağını ifade etti.