Otomotiv üreticileri, elektrikli araç talebindeki durgunluğu aşmak için şarj sağlayan benzinli jeneratörlerle güçlendirilmiş menzilli hibrit modeller üzerinde çalışıyor. ABD pazarında elektrikli araçların yolda kalma endişesine benzinli motorlarla yanıt üretmeye hazırlanıyorlar. Hyundai, Ford Motor ve Jeep markasının ana şirketi Stellantis, “menzili artırılmış elektrikli araç” (EREV) adıyla bilinen şarj edilebilir yeni modelleri piyasaya sunmayı planlıyor. Bu araçlar, bataryayı şarj etmek üzere devreye giren benzinli jeneratör desteğiyle tamamen elektrikli sürüş deneyimi sağlıyor ve yakında akaryakıt istasyonu olduğu müddetçe sürücünün yolda kalma ihtimalini ortadan kaldırıyor.
STELLANTIS PAZARA YENİ MODELLER SÜRECEK
Wall Street Journal gazetesine konuşan Stellantis Tahrik Sistemleri Başkanı Micky Bly, bu yaklaşımı “kesinlikle iyi bir yanıt” sözleriyle tanımlıyor. Şirket, EREV akımını ABD’de bu yılın sonlarında ya da gelecek yılın başlarında Jeep Grand Wagoneer modeliyle başlatmayı hedefliyor. Ardından Ram 1500 REV isimli kamyonet modeli gelecek. Büyük bir elektrikli araç bataryasını V-6 tipi benzinli şarj motoruyla birleştiren bu araç, ABD’deki standart elektrikli modellerin iki katını aşarak yaklaşık 1110 kilometreye kadar sürüş vadediyor. Güney Kore merkezli Hyundai, ağustos ayı sonunda yaptığı açıklamada yeni Santa Fe modelinin 2027 yılında yaklaşık 965 kilometre menzil sağlayan EREV versiyonunu satışa sunacağını duyurdu. Grubun lüks markası Genesis de benzer yapıda bir araç hazırlıyor. Geçen aralık ayında zarar eden elektrikli F-150 Lightning modelini üretimden kaldıran Ford ise bu kamyoneti EREV formatında yeniden canlandıracağını belirtiyor.
MÜŞTERİLERİN BENİMSEMESİ ZAMAN ALABİLİR
Yeni ve karmaşık ara teknolojilerin tüketici nezdinde ne ölçüde karşılık bulacağı belirsizliğini koruyor. Elektrikli araçlara yeni adım atan sürücüler şarj karmaşası yaşarken, elektrik ve benzini birleştiren önceki denemeler ABD’de kayda değer bir ticari başarı elde edemedi. Edmunds Analiz Direktörü Ivan Drury, sürece ilişkin değerlendirmesinde, “Mevcut duruma yeni bir karmaşıklık ve tuhaflık katmanı ekliyoruz. Ciddi bir tüketici eğitimi gerekecek” diyor. Virginia’da makine mühendisi olarak çalışan ve elektrikli Rivian kamyonetini kısa süre önce benzinli Ram modeliyle değiştiren Nick Phucas, EREV fikrinin ilgi çekici olduğunu söylüyor. Ancak benzinli jeneratör devreye girdiğinde performans kaybı yaşanıp yaşanmayacağını sorgulayan Phucas, “Elektrikli menzil bittiğinde depoyu benzinle doldurursam menzilim tam olarak ne olacak?” diye soruyor.
SATIŞLAR AZALDI
Otomotiv üreticileri, tüketicilerin beklenen düzeyde elektrikli araçlara yönelmemesi nedeniyle milyarlarca dolarlık atıl yatırımla karşı karşıya kaldı. 2030 yılına kadar pazarı bütünüyle elektrikliye dönüştürme hedefinden sancılı bir geri çekilme yaşanıyor. Donald Trump yönetiminin geçen yıl 7 bin 500 dolarlık teşviki kaldırması ve elektrikli araç pazarını destekleyen düzenlemeleri geri çekmesi, satışlardaki durgunluğu artırdı. Amerikalı tüketicilerin kitlesel olarak elektrikli araç almaktan kaçınmasında iki temel unsur öne çıkıyor: Bataryalı araçların yüksek maliyeti ve şarj noktalarının yetersizliğiyle bağlantılı menzil kaygısı. EREV teknolojisi teorik olarak menzil ve şarj sıkıntısını çözerken, uzun şarj süreleriyle karşılaşan üç sıra koltuklu büyük araçlar için de avantaj sağlıyor. Bu mimari, Ford ve General Motors şirketlerinin EREV modellerini sunduğu Çin pazarında yoğun ilgi görüyor.
JENERATÖR DOĞRUDAN TEKERLEKLERE GÜÇ VERMİYOR
Yollardaki mevcut şarj edilebilir hibrit araçların çoğu, kısıtlı elektrik menzili sağlamak amacıyla batarya eklenmiş benzinli taşıtlardan oluşuyor. EREV modelleri ise bu kurguyu tamamen tersine çeviriyor. Temelde doğrudan elektrikli araç olarak tasarlanan bu modellerde benzinli motor tekerleklere mekanik bir bağlantı kurmuyor, sadece bataryayı şarj eden jeneratör görevi üstleniyor. Bu mekanizma, batarya maliyetini düşürürken şanzıman gibi klasik içten yanmalı motor parçalarına duyulan ihtiyacı ortadan kaldırıyor. Araçlar, batarya jeneratörden beslenirken bile ani hızlanma dahil elektrikli sürüş dinamiklerini aynen koruyor. Tüketici alışkanlıklarını dönüştürmek ise zorlu bir süreç olarak kalıyor. Şarj edilebilir hibritler ABD’de yeni araç satışlarının yalnızca yüzde 1 veya 2’lik payını alabiliyor. AutoPacific Başkanı Ed Kim, bazı sürücülerin bu araçları sadece California’daki çok yolculuk araç şeritlerini kullanabilmek amacıyla aldığını, birçoğunun ise araçları neredeyse hiç şarja takmadığını söylüyor. Ed Kim, “Tüketici anlamadığı bir ürünü satın almaz. Kuzey Amerika’da şarj edilebilir hibritlerin yeterince benimsenmemesinin temel sebebi budur” diyor. Telemetry bünyesinde çalışan mühendis ve analist Sam Abuelsamid, WSJ’ye verdiği demeçte piyasaya çıkacak yeni nesil EREV modellerinin 160 kilometreyi aşan elektrik menzili sunacağını, böylece çoğu sürücünün benzin istasyonuna nadiren uğrayacağını vurguluyor. EREV araçları menzil kaybı yaşamaksızın ağır yük çekme kabiliyetiyle de ayrışıyor. Yük çekme sırasındaki yüksek tüketim, F-150 Lightning ve Chevrolet Silverado EV gibi elektrikli kamyonetlerin satışlarının düşük kalmasındaki başlıca etkenler arasında yer alıyor. Abuelsamid, benzinli jeneratör desteği sayesinde yükün ne kadar uzağa ve ne süreyle çekileceği konusunda hiçbir fedakarlık yapılması gerekmediğini belirtiyor. Stellantis yetkilisi Micky Bly, otomotiv sanayisinin resmi düzenlemelere uyum sağlamak adına yıllarca tam elektrikli araç üretme yarışı verdiğini, EREV modelinin ise müşterileri daha fazla tatmin edecek bir orta yol oluşturabileceğini söylüyor. Diğer yandan uzmanlar ve mühendisler, E


