Ankara’nın Keçiören ilçesinin Bağlum bölgesinde bulunan CHP’li Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait hafriyat döküm sahasına giden ağır tonajlı kamyonların yarattığı trafik, bölge halkının günlük yaşamını çekilmez hale getirdi. Kafkas, Karakaya, Hisar ve Karşıyaka mahallelerinde yaşayan vatandaşlar toz, gürültü, yol tahribatı ve kaza riskinin hayatlarını kabusa çevirdiğini söylüyor.
Mahalle muhtarları ve sivil toplumun başvuruları sonuçsuz kaldı
Sorunun çözülmesi amacıyla dört mahalle muhtarı ortak imzayla Ankara Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı’na başvurdu. Bağlumlular Derneği de çeşitli girişimlerde bulundu. Ancak bölge sakinleri, bugüne kadar somut bir sonuç alınamadığını bildiriyor.
AK Parti’li meclis üyesinden uyarı: “Bağlum yaşanmaz hale geldi”
AK Parti Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Fatih Ünal, hafriyat kamyonlarının bölge halkında ciddi rahatsızlığa yol açtığını vurguladı. Ünal, “Bağlum’da hafriyat kamyonlarının yoldan geçiyor olması halkımızın ciddi tepkisine neden oluyor. Kazalara sebebiyet veriyor. Gece gündüz tonajlı kamyonların hareket etmesi bir sürü sıkıntıyı beraberinde getiriyor. Boşaltma yapan kamyonların geri dönüşleri sırasında oluşan gürültü de vatandaşları rahatsız ediyor” dedi.
Ünal, bölge halkının şikâyetçi olduğunu belirterek çözüm önerilerini şöyle aktardı:
“Hafriyat kamyonlarının bir an evvel şehir dışından geçmesi gerekir. Ya da Bağlum’daki hafriyat alanının kapatılması gerekir. Yoksa daha çok ciddi problemler yaşanacak. Daha önce vatandaşlar yolu birkaç kez kapatmıştı. Yapılan düzenlemeler ise yetersiz kaldı. Şehir dışından geçen elli metrelik bir yol açılırsa faydalı olabilir. Aksi takdirde Bağlum, hafriyat kamyonları nedeniyle yaşanmaz bir yer haline gelmiş durumdadır.”
Muhtar Aydemir: “70 bin kişi mağdur ediliyor”
Karşıyaka Mahallesi Muhtarı Havva Aydemir, mahalle sakinlerinin ciddi tepki gösterdiğini ifade ederek güzergâh değişikliğinin sorunu çözmediğini belirtti. Aydemir, “Önceden Bağlum Bulvarı’ndan geçiyorlardı. Şimdi benim bölgemdeki Kayı Caddesi, Ziyaülhak, Uluharman, Menderes ve Okul Caddesi üzerinden geçmeye başladılar. Bu sefer de buralardaki insanlar isyan etmeye başladı. Gerçekten vatandaşın canına tak ettirdiler. Bir an önce buradan gitmelerini istiyoruz” dedi.
Aydemir, döküm sahası yetkililerinden aldıkları yanıtı da paylaştı: “Döküm alanındaki şeflere kadar gittim. Bize, ‘Bu döküm alanı dolana kadar yapacak bir şey yok’ dediler. İlk zamanlar kamyonlar on beş dakikada bir geliyordu. Şimdi ise peş peşe binlerce kamyon geçiyor. Hiç ara yok, sürekli geliyorlar. Tozdan geçilmiyor; sulama aracı istemek zorunda kalıyoruz. Gerçekten bu kamyonlardan bıktık, usandık.”
Aydemir, özellikle gece saatlerinde oluşan gürültünün mağduriyet yarattığını vurgulayarak, “Hastası var, yaşlısı var, küçük çocuğu olan var. İnsanlar gece uyuyamadıklarını söylüyorlar. Vallahi bu kamyonlardan kurtulduğumuz gün bizim bayramımız olur” dedi. Yaklaşık 70 bin kişinin yaşadığı Bağlum’da sorunun 6-7 yıldır sürdüğünü ifade eden Aydemir, kamyon sayısının arttığını belirterek, “Kazası bir yanda, kornaları bir yanda, yola dökülen topraklar bir yanda… Artık yetişemiyoruz” şeklinde konuştu.
Vatandaşların çaresizliği: “Ne gece uyuyabiliyoruz ne gündüz huzur bulabiliyoruz”
Bağlum’un yerlilerinden Ali Alptekin, sorunun son dönemde arttığını belirterek yaşananları anlattı: “Bu kamyonlar yüzünden çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Gürültü kirliliği var, çevre kirliliği var. Ne gece uyuyabiliyoruz ne gündüz rahat edebiliyoruz. Yaya olarak karşıdan karşıya geçmeye korkuyoruz. Arabayla yola çıkmaya korkuyoruz. Evlerimizin içi toz içinde, balkonlarımız toprak dolu. Hakikaten bıktırdılar bizi. Gece saat üçte, dörtte yataktan fırlıyorum. Yollar bozulmuş, kamyonlar çukurlara girip çıkıyor. Çoluğumuzu çocuğumuzu sokağa çıkarmaya korkuyoruz. Özellikle hafta sonları piknik alanlarına gelen araçlarla kamyonlar birleşince trafik içinden çıkılmaz hale geliyor. Karşıdan karşıya geçebilirsen geç.”
Alptekin, Bağlum’un Ankara’nın hafriyat merkezi haline getirildiğini savunarak, “Bütün Ankara’nın pisliğini buraya getiriyorlar. Hafriyatı da çöpü de Bağlum’a taşıyorlar. Ankara’da başka yer kalmadı da burayı mı seçtiler? Kimsenin umurunda değil. İnsanlar hasta oluyor, kazalar yaşanıyor ama ne Büyükşehir Belediyesi ilgileniyor ne de Keçiören Belediyesi” dedi.
Vatandaşların defalarca başvuruda bulunduğunu aktaran Alptekin, alternatif yolun bile uygulanmadığını söyleyerek, “Muhtarlarımız aracılığıyla başvurular yapıldı. Bağlumlular Derneği olarak defalarca gidildi. Pursaklar tarafından alternatif yol açıldı ama asfalt yapılmadığı için kamyonlar yine Bağlum’un içinden geçiyor. Sürekli ‘halledeceğiz’ deniliyor ama sonuç sıfır. Yedi yıldır Mansur Yavaş yönetiminde değişen hiçbir şey olmadı.” ifadelerini kullandı.
Alptekin, durumu geçmiş dönemle kıyaslayarak, “Melih Gökçek döneminde de hafriyat geliyordu ama bu kadar değildi. Şimdi tamamen sahipsiz kaldık. Belediye gittiğinden beri Bağlum öksüz evlat gibi kaldı. Ankara merkezine 13-14 kilometre uzaklıktayız ama hizmet konusunda en geride kalan yerlerden biri olduk.” dedi.
Çevre tahribatı ve tepkilerin akıbeti
Bağlum’da yaşayan Ahmet Ersöz, kamyonların yol açtığı çevresel zarara dikkat çekti: “Artık gürültüyü geçtik, tozu geçtik, kazaları geçtik. Yollar köstebek yuvasına döndü. Bağlum’un yollar tarla gibi oldu. Çocukluğumdan beri buralardayım. Güzelim vadileri, dereleri hafriyatla doldurdular. Kafalarına göre her yere döküyorlar.” Ersöz, son yedi yılda durumun kötüleştiğini belirterek devam etti: “Çocukluğumuzda gördüğümüz dereler, vadiler yok oldu. Piknik yapacak alan bırakmadılar. Cumartesi pazar Bağlum’a gelseniz kamyon trafiğini görürsünüz. Şansımıza şimdiye kadar ölümlü kazalar yaşanmadı ama her gün kaza oluyor. Dün gece saat on bir, on ikide çalışıyorlardı. Sabah beş buçukta yine kamyonlar faaliyetteydi. Vatandaşın dinlenmesine bile fırsat tanınmıyor. Yağmur yağdığı zaman eskiden hafriyat kabul edilmezdi; şimdi yağmur çamur dinlemiyorlar.”
Ersöz, Bağlumlular Derneği’nin eylemlerinin ardından durumun daha da kötüleştiğini iddia ederek, “Yerel basına da çıktık, eylem yaptık. Ama sanki tepki gösterdiğimiz için cezalandırıldık. Yolları öyle bir hale getirdiler ki araçlarda amortisör kalmadı. Beş metrelik yere yama yapıyorlar, yüz metrelik yer bozuk. Asfalt diye bir şey kalmadı. Arabayı yıkıyorum, sabah kalkıyorum bir karış toz içinde. Çoluğunuzu çocuğunuzu sokağa bırakmaya korkuyorsunuz. Karşıdan karşıya geçmeye bile çekiniyoruz. O gürültüden dolayı evi taşımayı düşünüyorum. Benim duyduğum kadarıyla kamyon başına ciddi ücretler alınıyor. Bu rantı bırakıp da burayı kapatmazlar. Ama o paranın cezasını biz çekiyoruz. Tozu da toprağı da çamuru da Bağlum çekiyor.” dedi.
Vatandaşlar sorumluluk istiyor
Yıllardır süregelen hafriyat sorununun dayanılmaz hale geldiğini söyleyen Bağlum sakinleri, CHP’li Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluk almasını ve alternatif güzergâhların devreye sokularak mahalle merkezindeki kamyon trafiğinin sona erdirilmesini talep ediyor. Vatandaşlar, “Artık nefes almak istiyoruz” diyerek seslerinin duyulmasını bekliyor.


