Ankara Keçiören’e bağlı Bağlum’da, CHP’li Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait hafriyat döküm sahasına giden ağır tonajlı kamyonlar, bölge halkının günlük yaşamını çekilmez hale getirdi. Kafkas, Karakaya, Hisar ve Karşıyaka mahallelerinde yaşayan yaklaşık 70 bin kişi; bitmek bilmeyen toz, gürültü, yol tahribatı ve can güvenliği riski nedeniyle isyan ediyor.
Ünal: Alternatif yol ya da saha kapatılmalı
Bağlum halkının kamyonlardan büyük ölçüde şikayetçi olduğunu ifade eden Ünal, çözüm için alternatif yol yapılması ya da hafriyat sahasının kapatılması gerektiğini belirterek şunları kaydetti: “Hafriyat kamyonlarının bir an evvel şehir dışından geçmesi gerekir. Ya da Bağlum’daki hafriyat alanının kapatılması gerekir. Yoksa daha çok ciddi problemler yaşanacak. Daha önce vatandaşlar yolu birkaç kez kapatmıştı. Yapılan düzenlemeler ise yetersiz kaldı. Şehir dışından geçen elli metrelik bir yol açılırsa faydalı olabilir. Aksi takdirde Bağlum, hafriyat kamyonları nedeniyle yaşanmaz bir yer haline gelmiş durumdadır.”
MUHTAR AYDEMİR: “70 BİN KİŞİ MAĞDUR EDİLİYOR”
Karşıyaka Mahallesi Muhtarı Havva Aydemir de mahalle sakinlerinin büyük tepki gösterdiğini belirterek kamyon güzergâhının değiştirilmesinin sorunu çözmediğini söyledi. Aydemir, “Önceden Bağlum Bulvarı’ndan geçiyorlardı. Şimdi benim bölgemdeki Kayı Caddesi, Ziyaülhak, Uluharman, Menderes ve Okul Caddesi üzerinden geçmeye başladılar. Bu sefer de buralardaki insanlar isyan etmeye başladı. Gerçekten vatandaşın canına tak ettirdiler. Bir an önce buradan gitmelerini istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Sorunun çözümü için birçok yere başvurduklarını anlatan Aydemir, döküm sahasındaki yetkililerden aldıkları cevabı da paylaştı: “Döküm alanındaki şeflere kadar gittim. Bize, ‘Bu döküm alanı dolana kadar yapacak bir şey yok’ dediler. İlk zamanlar kamyonlar on beş dakikada bir geliyordu. Şimdi ise peş peşe binlerce kamyon geçiyor. Hiç ara yok, sürekli geliyorlar. Tozdan geçilmiyor; sulama aracı istemek zorunda kalıyoruz. Gerçekten bu kamyonlardan bıktık, usandık.”
Kamyonların neden olduğu gürültünün özellikle gece saatlerinde vatandaşları mağdur ettiğini belirten Aydemir, “Hastası var, yaşlısı var, küçük çocuğu olan var. İnsanlar gece uyuyamadıklarını söylüyorlar. Vallahi bu kamyonlardan kurtulduğumuz gün bizim bayramımız olur” diye konuştu.
Yaklaşık 70 bin kişinin yaşadığı Bağlum’da sorunun 6-7 yıldır devam ettiğini söyleyen Muhtar Aydemir, kamyon sayısının her geçen gün arttığını belirterek, “Kazası bir yanda, kornaları bir yanda, yola dökülen topraklar bir yanda… Artık yetişemiyoruz” dedi.
“NE GECE UYUYABİLİYORUZ NE GÜNDÜZ HUZUR BULABİLİYORUZ”
Bağlum’un yerlilerinden Ali Alptekin, yıllardır devam eden sorunun son dönemde daha da ağırlaştığını belirterek şunları söyledi: “Bu kamyonlar yüzünden çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Gürültü kirliliği var, çevre kirliliği var. Ne gece uyuyabiliyoruz ne gündüz rahat edebiliyoruz. Yaya olarak karşıdan karşıya geçmeye korkuyoruz. Arabayla yola çıkmaya korkuyoruz. Evlerimizin içi toz içinde, balkonlarımız toprak dolu. Hakikaten bıktırdılar bizi. Gece saat üçte, dörtte yataktan fırlıyorum. Yollar bozulmuş, kamyonlar çukurlara girip çıkıyor. Çoluğumuzu çocuğumuzu sokağa çıkarmaya korkuyoruz. Özellikle hafta sonları piknik alanlarına gelen araçlarla kamyonlar birleşince trafik içinden çıkılmaz hale geliyor. Karşıdan karşıya geçebilirsen geç.”
Bağlum’un adeta Ankara’nın hafriyat merkezi haline getirildiğini ifade eden Alptekin, “Bütün Ankara’nın pisliğini buraya getiriyorlar. Hafriyatı da çöpü de Bağlum’a taşıyorlar. Ankara’da başka yer kalmadı da burayı mı seçtiler? Kimsenin umurunda değil. İnsanlar hasta oluyor, kazalar yaşanıyor ama ne Büyükşehir Belediyesi ilgileniyor ne de Keçiören Belediyesi” diye konuştu.
Sorunun geçmişte de yaşandığını ancak son yıllarda daha da büyüdüğünü dile getiren Alptekin, şunları söyledi: “Melih Gökçek döneminde de hafriyat geliyordu ama bu kadar değildi. Şimdi tamamen sahipsiz kaldık. Belediye gittiğinden beri Bağlum öksüz evlat gibi kaldı. Ankara merkezine 13-14 kilometre uzaklıktayız ama hizmet konusunda en geride kalan yerlerden biri olduk.”
“YAVAŞ YÖNETİMİ YEDİ YILDIR ÇÖZÜM ÜRETMİYOR”
Bağlum’da yaşayan Ahmet Ersöz ise hafriyat kamyonlarının yalnızca gürültü değil, ciddi bir çevre tahribatına da yol açtığını söyledi: “Artık gürültüyü geçtik, tozu geçtik, kazaları geçtik. Yollar köstebek yuvasına döndü. Bağlum’un yollar tarla gibi oldu. Çocukluğumdan beri buralardayım. Güzelim vadileri, dereleri hafriyatla doldurdular. Kafalarına göre her yere döküyorlar.”
Ersöz, son yedi yılda durumun daha da kötüleştiğini ifade ederek şöyle devam etti: “Çocukluğumuzda gördüğümüz dereler, vadiler yok oldu. Piknik yapacak alan bırakmadılar. Cumartesi pazar Bağlum’a gelseniz kamyon trafiğini görürsünüz. Şansımıza şimdiye kadar ölümlü kazalar yaşanmadı ama her gün kaza oluyor. Dün gece saat on bir, on ikide çalışıyorlardı. Sabah beş buçukta yine kamyonlar faaliyetteydi. Vatandaşın dinlenmesine bile fırsat tanınmıyor. Yağmur yağdığı zaman eskiden hafriyat kabul edilmezdi; şimdi yağmur çamur dinlemiyorlar.”
Bağlumlular Derneği’nin düzenlediği eylemin ardından sorunların daha da arttığını öne süren Ersöz, şunları söyledi: “Yerel basına da çıktık, eylem yaptık. Ama sanki tepki gösterdiğimiz için cezalandırıldık. Yolları öyle bir hale getirdiler ki araçlarda amortisör kalmadı. Beş metrelik yere yama yapıyorlar, yüz metrelik yer bozuk. Asfalt diye bir şey kalmadı. Arabayı yıkıyorum, sabah kalkıyorum bir karış toz içinde. Çoluğunuzu çocuğunuzu sokağa bırakmaya korkuyorsunuz. Karşıdan karşıya geçmeye bile çekiniyoruz. O gürültüden dolayı evi taşımayı düşünüyorum. Benim duyduğum kadarıyla kamyon başına ciddi ücretler alınıyor. Bu rantı bırakıp da burayı kapatmazlar. Ama o paranın cezasını biz çekiyoruz. Tozu da toprağı da çamuru da Bağlum çekiyor.”
Bağlumlular çözüm bekliyor
Dört mahalle muhtarı ve Bağlumlular Derneği’nin alternatif yol veya döküm sahasının kapatılması yönündeki defalarca yaptığı başvurulara yedi yıldır somut bir çözüm üretilmediğini belirten mahalle sakinleri ve belediye meclis üyeleri, yetkilileri acilen sorumluluk almaya çağırarak “Artık nefes almak istiyoruz” dedi.


