Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından yayımlanan “Dönüşüm Gündemi 2026 Özel Raporu”, son dönemdeki jeopolitik gerilimler, ticari ihtilaflar ve enerji piyasaları ile tedarik zincirlerini etkileyen aksaklıkların enerjinin ekonomik istikrar ve ulusal güvenlik açısından merkezi rolünü güçlendirdiğini ve bu durumun politika önceliklerini ile yatırım kararlarını bölgesel düzeyde şekillendirdiğini gösteriyor.
Bu çerçevede, küresel enerji yatırımlarının 2026 sonunda geçen yıla göre yüzde 5 artışla 3,4 trilyon dolara çıkması öngörülüyor. Söz konusu toplamın yaklaşık 2,2 trilyon dolarlık bölümünün yenilenebilir enerji, nükleer enerji, elektrik şebekeleri, enerji depolama, düşük emisyonlu yakıtlar, enerji verimliliği ve elektrifikasyon alanlarına yönlendirilmesi; yaklaşık 1,2 trilyon dolarlık kısmının ise petrol, doğal gaz ve kömür yatırımlarına ayrılması beklenmektedir.
Elektrik arzı ve altyapısına yönelik yatırımların 2026’da 1,6 trilyon dolara ulaşması öngörülürken, nihai tüketimde elektrifikasyona ilişkin harcamaların da dahil edilmesiyle bu rakamın 2 trilyon dolara yükselmesi hesaplanıyor.
Temiz enerji projelerinin ölçek kazanabilmesi için elektrik şebekeleri, depolama sistemleri, altyapı ve finansman mekanizmalarına yönelik yatırımların da eşzamanlı olarak artırılması gerektiği ifade ediliyor.
Özellikle elektrifikasyonun hız kazanmasıyla elektrik şebekelerinin ve depolama sistemlerinin enerji dönüşümünün temel unsurları haline geldiği vurgulanıyor. Gelecek dönemde yatırımların giderek daha fazla elektrik altyapısı ve esneklik sağlayan teknolojilere yönelmesi bekleniyor.
Küresel talepte dönüşüm ve emisyonlar
Küresel enerji sistemindeki dönüşüm, ekonomik belirsizlikler ve jeopolitik gelişmelere rağmen hız kesmiyor. Küresel enerji talebi artışı 2025’te yüzde 1,3 ile son 10 yıl ortalamasının altında gerçekleşirken düşük emisyonlu teknolojilerin kullanımında ise yeni rekorlar kırıldı.
Yenilenebilir enerji kapasite artışında rekor
Yenilenebilir enerji kaynakları ve nükleer enerji, geçen yıl küresel enerji talebindeki artışın yaklaşık yüzde 60’ını karşıladı. Güneş enerjisi tek başına enerji talebi büyümesinin dörtte birinden fazlasını karşılayarak modern yenilenebilir kaynaklar arasında ilk kez en büyük katkıyı sağlayan teknoloji oldu.
Elektrik talebi ise enerji talebinin 2 katından daha hızlı büyüdü. Küresel elektrik talebi 2025’te yaklaşık yüzde 3 artarken güneş enerjisi kurulu gücü yaklaşık 600 gigavatlık artışla tarihindeki en yüksek yıllık büyümeyi kaydetti. Toplam yenilenebilir enerji kapasite artışı da yaklaşık 800 gigavatla rekor seviyeye ulaştı.
Batarya depolama sistemleri, kapasite artışının bir yılda yaklaşık yüzde 40 yükselerek 100 gigavatı aşmasıyla elektrik sektörünün en hızlı büyüyen teknolojisi oldu.
Elektrikli otomobiller, bataryalar, güneş panelleri, rüzgar türbinleri, ısı pompaları ve elektrolizörleri kapsayan temel temiz enerji teknolojileri pazarı, 2015-2024 döneminde yıllık ortalama yüzde 20 büyüdü. Pazarın 2025’te yaklaşık yüzde 25 genişleyerek 1,2 trilyon dolara yaklaşması ve kömür piyasasını geride bırakarak doğal gaz piyasasının büyüklüğüne yaklaşması bekleniyor.
Buna karşın enerji kaynaklı küresel karbondioksit emisyonları 2025’te yaklaşık yüzde 0,4 artarak yeni bir rekor seviyeye ulaştı. Yenilenebilir enerji, nükleer enerji, elektrikli araçlar ve ısı pompalarındaki yaygınlaşma sayesinde geçen yıl yaklaşık 3 gigaton karbondioksit emisyonu önlendi. Bu miktar, küresel enerji kaynaklı yıllık emisyonlarının yaklaşık yüzde 8’ine karşılık geliyor.
Küresel enerji yatırımlarının 2026 sonunda geçen yıla göre yüzde 5 artarak 3,4 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.


