Silivri Cezaevi’nde 12 Kasım 2011’de hayatını kaybeden eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu için yapılan fethi kabir işleminin ardından hazırlanan rapor açıklandı. Saç ve tırnak örneklerinde yüksek oranda toksik madde tespit edildi.
Raporun dikkat çeken bulguları
Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu sırada yaşamını yitiren Kaşif Kozinoğlu’nun kesin ölüm nedenini ve ölümünde üçüncü kişilerin rolü bulunup bulunmadığını belirlemek amacıyla 12 Eylül’de mezarı açılmıştı.
İşlem, üç adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikerinden oluşan heyetin gözetiminde gerçekleştirildi. Kemik, toprak ve diğer tıbbi örnekler alınarak cezaevinde farklı bir ilaç kullanılıp kullanılmadığı yaklaşık 1,5 aylık incelemeyle araştırıldı.
TRT Haber’in aktardığı sonuçlara göre Adli Tıp Kurumu uzmanları tarafından incelenen mezar toprağında zehirli maddeye rastlanmadı. Buna karşın saç ve tırnak numunelerinde yüksek oranda toksik madde bulundu.
Bu bulgunun, Kozinoğlu’nun zehirlenerek öldürülmüş olabileceği yönündeki suikast şüphelerini güçlendirdiği belirtildi.
Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturma
Eski bordo bereli subay ve MİT mensubu olan Kaşif Kozinoğlu, Bosna-Hersek ve Afganistan’da uzun süre görev yaptı. Afganistan’dan Türkiye’ye döndükten sonra 2011’de tutuklandı. 12 Kasım 2011’de cezaevinde spor yaptıktan sonra kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi. Mahkemeye çıkmasına 13 gün kalmış olması dikkat çekti.
Ailesi, “Sporcuydu, ölümü normal değil, araştırılsın.” diyerek itiraz etti. Ancak başlatılan soruşturma bir yıl sonra kapatıldı.
FETÖ iddiası yeniden gündemde
İddiaya göre Kozinoğlu kalp krizi geçirdiği sırada yardım istedi. Gardiyan Ferhat Veysi Gül’ün ise bu seslerin duyulmaması için radyonun sesini yükselttiği öne sürüldü. Gül’ün daha sonra FETÖ üyesi olduğu ve 15 Temmuz’dan sonra yurt dışına kaçtığının ortaya çıkması da dosyada gündeme geldi.
Bu iddialar ile önceki soruşturmaların yeniden değerlendirilmesi üzerine dosya tekrar açıldı. FETÖ hakkında önemli bilgilere sahip olduğu belirtilen Kozinoğlu’nun zehirlenmiş olabileceği ileri sürülüyor.
Koğuş görüntüleri inceleniyor
Kozinoğlu’nun fenalaşarak hastaneye götürüldüğü gün, koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile emekli Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur’a ait cezaevi görüntüleri de ortaya çıkmıştı.
İncelemede, ortak yaşam alanındaki ışıkların neden 14 dakika kapalı kaldığı ve Yıldırım’ın Kozinoğlu’nun odasından çıkarken elinde bulunan beyaz nesnenin ne olduğu araştırılıyor.
Görüntülerde Hasan Atilla Uğur’un Kozinoğlu’nun koğuşuna girdiği görülüyor. Uğur’un yıkadığı kahve bardağının Kaşif Kozinoğlu’na ait olduğu yönündeki iddia da inceleniyor.
İki eski savcı tutuklandı
Gelişmelerin ardından Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur’un yanı sıra, o dönemde dosya hakkında takipsizlik kararı veren ve sonraki yıllarda FETÖ’den ihraç edilen savcı Ali İşgören ile dönemin cezaevi savcısı, darbe girişiminin ardından FETÖ’den ihraç edilen Necip Doğan gözaltına alındı.
Yıldırım ve Uğur hakkında sabah saatlerinde, yaşları ve sağlık durumları dikkate alınarak ev hapsi kararı verildi. Mahkeme ise eski savcılar Ali İşgören ile Necip Doğan’ın tutuklanmasına hükmetti.
Koğuş arkadaşının dilekçesindeki anlatım
Ergenekon davası kapsamında o dönemde tutuklu bulunan emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım, Kozinoğlu’nun hayatını kaybettiği günü duruşmaya gönderdiği dilekçeyle anlattı. Yıldırım, Hasan Atilla Uğur’un sağlık durumuna ilişkin de şu ifadeleri kullandı:
“Kaşif Kozinoğlu, geçen hafta hasta olan Atilla Uğur için sabah saat 06.30’a kadar koğuşta nöbet tuttu. Atilla’yı kalp krizinden kaybedebiliriz diye düşünüyorduk. Kaşif, o gün 15.45’te uyandı. Avluda beraber 16.15’ten itibaren yürüdük. Ben 30 dakika, Kozinoğlu ise 60 dakika yürüdü. Sonra koğuştaki odasına çıkıp 45 dakika kadar spor yaptı. Ben bu sporu bana göre ağır spor olarak değerlendirdim ancak bu şekilde yürüyüş ve sporu düzenli olarak yapmaktaydı.
Kozinoğlu, ağrısı olunca saat 18.15’te Atilla’nın odasına gelerek yardım istedi. Kaşif’in odasına geçildi. Göğsünde şiddetli ağrı vardı. Tansiyonu 12.7/20.5 olarak ölçüldü ve 18.17’de acil butonuna basıldı. Dil altı hapı verildi. 18.35 civarı görevlilerin getirdiği sedyeye binmek istemedi ve hatta 19 basamaklı merdiveni kendi inmek istedi. Fakat görevli memurlarca, sedyeyle merdivenlerden indirilerek bilinci açık ve konuşur durumda koğuştan ayrıldı.
Daha sonra öğrendiğimize göre, mahkum kabul kısmında bilinci açık, nabız atar ve konuşur durumda bekledi. 112 acil, yaklaşık 18.50’de geldi ve ambulansla Silivri Devlet Hastanesi’ne götürüldü ancak ambulansta olması gereken doktor yoktu. Teknisyenler müdahale etmişler. TEM yolunda giderken başka bir ambulans ile temas edilip TEM çıkışına gelen diğer ambulans doktoru ile birleşerek Silivri Devlet Hastanesi’ne varıldığı zaman 19.15’te vefat etmişti.”
Yıldırım ayrıca dilekçesinde, “Kozinoğlu’nun ilk ağrısının gelmesinden bir saat sonra hastaneye ulaştırıldığını” iddia etti.