İsviçre’de vatandaşlar, ülkenin ekonomik yaptırımlar uygulamasını ve NATO ile işbirliği yapmasını engelleyecek daha kısıtlayıcı bir tarafsızlık modelinin gelecek ay yapılacak referandumda oylanacağını görüyor.
Gündem ve kampanya
Referandumda, yaptırım uygulama kapasitesini kısıtlayan ve NATO ile ilişkilerin çerçevesini sınırlayan yeni bir tarafsızlık çerçevesinin onaylanıp onaylanmayacağı tartışılıyor.
Ülke genelinde barış güvercinleriyle dolu afişler asıldı ve seçmenlerden savaşı reddetmeleri istendi.
Bu kampanya Kremlin’in desteğini kazanırken İsviçre’nin Avrupalı komşularından tecrit edilmesi endişelerini artırıyor.
Kamuoyu yoklamaları, teklife karşı olanların çoğunlukta olduğunu gösteriyor: Yakın tarihli bir ankete göre halkın yüzde 62’si teklife karşı çıkıyor ve yüzde 36’sı destek veriyor. Ancak anketör Fabio Wasserfallen Reuters’a verdiği demeçte, değişiklik yanlılarının mevcut durumu savunanlardan daha fazla harcama yaptığını ve bu durumun aradaki farkı daraltabileceğini söyledi.
Tarafsızlığın sınırları ve anayasa
Uluslararası düzeyde 1815’ten bu yana tanınan ve 1848’den beri İsviçre anayasasında yer alan tarafsızlık, İsviçreyi her iki dünya savaşının da dışına itti.
Blocher, İsviçre’nin Ukrayna’yı 2022’deki işgali nedeniyle Rusya’ya yaptırım uygulamasının ardından tarafsızlığın tehdit altında olduğunu belirtti. Reuters ile yaptığı açıklamada “İsviçre, sürekli silahlı ve tarafsız kaldığı için 200 yıldır savaş yaşamadı” dedi.
Ülkenin tarafsızlığı erozyona uğruyor
Uluslararası tepkiler ve anayasa tartışması
Avrupa Birliği ile daha yakın ilişkilere karşı yürütülen kampanyalarda öne çıkan Blocher, yaptırımlar nedeniyle Rusya’nın İsviçre’yi çatışmanın tarafı olarak gördüğünü ve tarafsızlığın zedelendiğini savundu.
Blocher, “Üçüncü bir dünya savaşı çok uzakta olmayabilir; o zaman inandırıcı bir şekilde tarafsız olup olmadığımız önem kazanacak” dedi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı da tartışmaya dahil oldu. Bakanlık Sözcüsü Mariya Zaharova, İsviçre’yi yaptırımları AB yaptırımlarıyla aynı hizaya getirdiği için eleştirdi. Kendisi de İsviçre’nin yaptırım listesinde yer alan Zaharova, “Hukuki açıdan bakıldığında ‘esnek tarafsızlık’ aslında hiçbir şekilde tarafsızlık olmaması demektir” ifadesini kullandı.
Kampanya, İsviçre anayasasına saldırıya uğramadığı sürece hiçbir askeri ya da savunma ittifakına katılamayacağı veya işbirliği yapamayacağı kuralının konmasını istiyor. Düzenleme ayrıca Birleşmiş Milletler tarafından onaylanmadığı müddetçe hiçbir yaptırıma katılmamasını talep ediyor.
TEKLİFE KARŞI ÇIKANLARDAN “DEĞİŞİKLİĞE GEREK YOK” AÇIKLAMASI
SVP dışındaki siyasi partilerin büyük bölümü ve İsviçre hükümeti teklife karşı çıkıyor. Dışişleri Bakanı Ignazio Cassis, bu adımın ulusal güvenliğe zarar vereceğini ve NATO ile ortak tatbikat yapılmasını engelleyeceğini söyledi. Cassis düzenlediği basın toplantısında “Yalnızca sözlü kınamalarda bulunabiliriz ancak somut hiçbir adım atamayız; bu durum komşularımızla kesinlikle büyük bir sorun yaratır” dedi.
Hükümetin hukuk uzmanları, mevcut yapının değiştirilmesine ihtiyaç olmadığını belirtti; bu formül kapsamında İsviçre, İran ihtilafı sırasında ABD askeri uçaklarının hava sahasını kullanmasını yasakladı. Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Hukuk Dairesi Başkanı Franz Perrez, “Tarafsızlık tüm dünyada açıkça tanımlanmış ve anlaşılmıştır. Bu önlemleri uygulamak İsviçre’yi daha tarafsız kılmaz” değerlendirmesini yaptı.
Basel Üniversitesi’nde görevli siyaset bilimci Laurent Goetschel, kampanyanın “Savaşa hayır, tarafsızlığa evet” yazılı afişlerinin, tarafsızlığın nasıl uygulanacağını tam olarak anlamayan seçmenlere cazip gelebileceğini söyledi. Goetschel şunları ekledi: “Tarafsızlık bir dogma değildir. İsviçre’nin tarafsız olması mantıklıdır; ancak bunun nasıl yürütüleceği anayasada sabitlenmek yerine hükümetin takdirine bırakılmalıdır.”