İsrail’de oyların yüzde 50,1’inin sayılmasıyla Başbakan Binyamin Netanyahu’nun oluşturduğu blok muhalefetin önüne geçti. Ancak hiçbir taraf, hükümet kurmak için gerekli 61 sandalyeye ulaşamadı.
Netanyahu bloğu 56 sandalye öngörüsüne ulaştı
Gazze soykırımının başladığı 7 Ekim gününden bu yana İsrail’de yapılan ilk genel seçimde sandıklar kapandı. 7.3 milyon seçmenin yüzde 77’sinin oy kullandığı seçim, katılım oranıyla da öne çıktı.
Yüzde 3,25’lik seçim barajının uygulandığı 120 sandalyeli parlamentoda hükümet kurabilmek için en az 61 milletvekilinin desteği gerekiyor. Oyların yüzde 50,1’i sayıldığında Başbakan Binyamin Netanyahu’nun bloğunun 56, Gadi Eisenkot liderliğindeki muhalefet bloğunun 49, Arap partilerinin ise 15 sandalye kazanacağı tahmin edildi.
Sandıkların açılması sürdükçe kısmi sonuçlar değişirken, birden fazla sandık çıkış anketi yarışın başa baş olduğunu ve hiçbir bloğun çoğunluğu elde edemediğini gösterdi.
Çıkış anketlerinde muhalefet öndeydi
İsrail devlet televizyonu KAN’ın sandık çıkış anketinde, eski İsrail Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot’un liderliğindeki muhalefet bloğu 52 milletvekiliyle ilk sırada yer aldı. Binyamin Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı iktidar bloğunun ise 50 milletvekili çıkardığı tahmin edildi.
Muhalefet bloğu yarışta öne geçmesine rağmen 120 sandalyeli İsrail Meclisi’nde koalisyon kurmak için gereken 61 milletvekiline ulaşamadı. Dört yıl aradan sonra yapılan seçimlerde İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden iki listenin toplam 18 milletvekiline ulaşması, 11 milletvekilinin de Ortak Arap Listesi’nden meclise girmesi bekleniyor.
Resmi sonuçların, inceleme ve itiraz süreçlerinin tamamlanmasının ardından 4 Kasım’a kadar kesinleşmesi öngörülüyor. Kesin sonuçların açıklanması birkaç gün sürebilirken, meclise giren küçük partilerin yeni hükümetin kurulmasında belirleyici olması bekleniyor.
Hükümet kurulamazsa erken seçim gündemde
İsrail’de şimdiye kadar hiçbir siyasi parti 120 sandalyeli parlamentoda tek başına 61 milletvekiline ulaşamadı. Bu nedenle hükümetler çoğunlukla birden fazla partinin kurduğu koalisyonlarla oluşturuluyor.
Netanyahu ya da Eisenkot’un çoğunluğu sağlayacak bir ittifak kuramaması halinde koalisyon görüşmelerinin uzaması ve ülkenin yeniden sandığa gitmesi gündeme gelebilir. Seçimler, Hamas öncülüğünde 7 Ekim 2023’te düzenlenen saldırılar ile sonrasında Gazze, Lübnan ve İran’da yaşanan savaşların ardından yapılan ilk genel seçim oldu.
İsrail’i bekleyen olası senaryolar
Seçimlerin yenilenmesi
İki blok da koalisyon için yeterli çoğunluğu elde edemez ve seçim kampanyalarında verdikleri sözleri sürdürürse, seçimlerin yenilenmesi en güçlü ihtimal olarak değerlendiriliyor. İsrail, 2019-2022 arasında yaşanan siyasi kilitlenme döneminde 4 yılda 5 kez sandığa gitmişti.
Seçimlerin ardından İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, siyasi parti liderleriyle görüşecek, başbakan adaylarını dinleyecek ve muhtemelen ilk sıradaki partinin liderine hükümet kurma görevini verecek. Görevi alan lider, ek süreyle birlikte 6 hafta içinde hükümeti kuramazsa ikinci adaya 4 hafta süre tanınacak. Bu girişim de sonuçsuz kalırsa, 3 hafta içinde mecliste 61 milletvekilinin imzasıyla koalisyon kurulması beklenecek. Hükümet yine oluşturulamazsa meclis feshedilecek ve 3 ay içinde seçimler tekrarlanacak.
Bu senaryoda, yolsuzluk davaları nedeniyle görevini bırakmak istemediği gerekçesiyle eleştirilen Netanyahu’nun “de facto” olarak başbakanlığını sürdüreceği ve ülkeyi 2027’nin ilk yarısında yeniden seçime götüreceği belirtiliyor.
Başbakanlık görevinde 5-6 ay daha kalması beklenen Netanyahu’nun bu süreçte yenilenecek seçimlere daha sert politikalarla hazırlanacağı ve bölgedeki tansiyonu daha da artıracağı yönündeki yorumlar dikkat çekiyor.
Eisenkot hükümeti ihtimali
Netanyahu, muhalefet bloğunun Arap partileriyle koalisyon kuracağı iddiasını kampanyasının merkezine taşıdı. Likud Partisi de kampanya boyunca “ya sağ, ya Filistin” sloganını kullandı.
Muhalif lider Eisenkot ise Arap partileriyle birlikte hareket etmeyeceğini ve kendi hükümeti döneminde Filistin devletinin kurulmayacağını söyleyerek savunma pozisyonu aldı. Başta eski Savunma Bakanı Avigdor Liberman olmak üzere muhalefet bloğundaki bazı sağcı siyasetçiler de Filistinlilerle aynı masaya oturmayacaklarını açıkladı.
İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden Raam’ın lideri Mansur Abbas, 2021’de olduğu gibi koalisyona katılmaya açık olduklarını duyurdu. Ancak anketler Raam’ın desteğinin yeterli olmayabileceğine işaret ediyor. Hadash, Taal ve Balad’dan oluşan Ortak Liste ise “aşırı sağcı hükümeti devirmek için dışarıdan destek verebileceklerini” belirterek kapıyı açık bıraktı.
Eisenkot ve müttefikleri seçim öncesindeki tutumunu korursa bu seçeneğin gerçekleşmesi zor görünse de İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partilerin meclisteki kilit konumu devam edecek.
“Ulusal birlik hükümeti” seçeneği
Netanyahu’nun Temmuz 2026’da gündeme getirdiği, iktidar ve muhalefet partilerini kapsayan geniş tabanlı “ulusal birlik hükümeti” de öne çıkan senaryolar arasında bulunuyor.
İsrail basını, Cumhurbaşkanı Herzog’un 2019-2020 döneminde 11 ayda üç seçim yapılmasına benzer bir tablonun yeniden yaşanmaması için Netanyahu ve Eisenkot’un böyle bir hükümete öncülük etmesi gerektiğini düşündüğünü aktardı.
İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Netanyahu’nun kendisiyle görüntü vermekten kaçındığını ve kendisini siyasi olarak devre dışı bırakmaya çalıştığını sık sık dile getirerek başbakanın ulusal birlik hükümeti aradığını iddia etmişti.
Netanyahu ve Eisenkot seçim arifesinde geniş tabanlı bir hükümet kurma hedeflerinin bulunmadığını savunsa da bu ihtimal tamamen dışlanmıyor.
İsrail basını, Netanyahu ve Eisenkot’un liderlik edeceği olası bir hükümette, İsrail açısından da yük haline geldiği savunulan ve Filistinlilere yönelik insan hakları ihlalleri nedeniyle uluslararası kamuoyunun tepkisini çeken Ben-Gvir’in yer almayacağını değerlendiriyordu. Diğer aşırı sağcı bakan Smotrich’in konumu ise belirsizliğini koruyor.