İsrail’de 7 Ekim 2023 saldırılarından üç yıl sonra yapılan seçimlerin ilk sonuçları, Başbakan Binyamin Netanyahu ile eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot’un kesin üstünlük sağlayamadığını gösterdi. Eisenkot, Hamas’ın askeri kanadının tamamen dağıtılmasını ve Filistin devleti fikrinden vazgeçilmesini savunuyor.
Seçim yarışında dengeler değişti
İsrail, Filistinli grupların 7 Ekim 2023’teki saldırısından üç yıl sonra dün sandık başına gitti. İlk veriler, ne Netanyahu’nun ne de rakibi Eisenkot’un mutlak zafer elde ettiğine işaret etti.
Süreci yakından izleyen ABD Başkanı Donald Trump, Netanyahu’ya desteğinin ardından yarışın başa baş hale geldiğini öne sürdü. Trump, başbakanın geriden gelerek durumu eşitlediğini ve seçimi kazanabileceğini ifade etti.
Gadi Eisenkot kimdir?
Yolsuzluk davası devam eden ve 7 Ekim’deki güvenlik açıkları nedeniyle eleştirilen Netanyahu’ya karşı Eisenkot, sert güvenlik politikalarını savunan bir seçenek olarak yarışıyor.
İsrail ordusunda 41 yıl görev yapan Eisenkot, 2015-2019 yılları arasında Genelkurmay Başkanlığı görevini üstlendi. Eski komutan, 2025’te Yaşar partisini kurdu.
Uluslararası kamuoyu Eisenkot’u, Gazze’deki savaşta bir oğlunu ve iki yeğenini kaybetmesiyle tanıdı. Anketler Yaşar partisinin Netanyahu’nun Likud partisi karşısında önde olduğunu gösterse de parçalı meclis tablosu iki tarafın da hükümet kurmasını garanti etmiyor.
Fas kökenli göçmen bir ailenin çocuğu olan Eisenkot, seçilmesi durumunda Ortadoğu ve Kuzey Afrika kökenli Yahudileri kapsayan Mizrahi toplumundan çıkan ilk başbakan olacak. Mizrahi seçmenler, geleneksel olarak Netanyahu’nun siyasi tabanında önemli bir yer tutuyor.
İkinci İntifada döneminde Batı Şeria’daki birliklere komuta eden Eisenkot, Hizbullah’la yaşanan 2006 savaşı sırasında Lübnan’ın başkenti Beyrut’taki sivil altyapının da hedef alındığı Dahiye doktrinini uygulamaya koydu. Birleşmiş Milletler (BM) yetkilileri, o dönemdeki bombardımanın insani hukuku ihlal ettiğini açıklamıştı.
Savaş kabinesinden sekiz ay sonra ayrıldı
7 Ekim saldırılarında 1200 kişi öldü, 251 kişi rehin alındı. Eisenkot, bu saldırıların ardından Netanyahu’nun savaş kabinesine gözlemci olarak katıldı; ancak hükümetin yönetim biçimini eleştirerek sekiz ay sonra görevinden istifa etti.
İsrail’in Kanal 7 televizyonuna konuşan Eisenkot, savaşın başında Hamas’ın askeri ve idari kapasitesini bir yıl içinde ortadan kaldırma kararı aldıklarını söyledi. Aradan üç yılı aşkın süre geçmesine karşın bu hedefe ulaşılamadığını belirtti.
Netanyahu’nun “mutlak zafer” söylemini eleştiren Eisenkot, Hamas’ın askeri kanadının tamamen dağıtılması gerektiğini vurguladı.
İsrail ordusunun saldırıları Gazze’nin büyük bölümünü yıkıma uğratırken, Gazze’deki sağlık yetkililerine göre hayatını kaybedenlerin sayısı 74 bin oldu. Birleşmiş Milletler soruşturma komisyonu, İsrail’in Gazze’de soykırım suçu işlediği sonucuna vardı; İsrail yönetimi bu değerlendirmeyi reddediyor.
Eisenkot, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıkladığı barış planı çerçevesindeki ateşkesle 2023’te kaçırılan rehinelerin serbest bırakıldığını hatırlattı ve bunun savaşta elde edilen tek somut hedef olduğunu söyledi.
Trump’ın Hamas’ın silahsızlandırılmasını, Gazze’nin uluslararası denetim altındaki yeni bir Filistin yönetimine bırakılmasını ve İsrail’in bölgeden çekilmesini öngören kapsamlı planı uygulanmadı. İsrail, Gazze’nin yarısından fazlasını halen kontrol ediyor.
Filistin devletine karşı çıkıyor
Eisenkot, aşırı sağcı koalisyon ortaklarından farklı bir çizgi izlese de güvenlik politikalarında tavizsiz bir tutum sergiliyor.
Filistinlilerin başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız devlet talebini reddeden Eisenkot, Kanal 7’ye yaptığı açıklamada, “İki halk için iki devlet anlayışı bir hatadır” dedi.
Eski Genelkurmay Başkanı, Akdeniz ile Ürdün Nehri arasındaki bütün bölgede İsrail’in güvenlik sorumluluğunu sürdürmesi gerektiğini ve bölgede yabancı bir orduya izin verilmemesini savunuyor.
İşgal altındaki Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimlerinin devam etmesi gerektiğini belirten Eisenkot, faaliyetlerin İsrail’in ulusal çıkarlarına hizmet etmesi ve yasalara uygun yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Ülkelerin çoğu, yerleşim birimlerini uluslararası hukuka aykırı kabul ediyor.
Netanyahu hükümetinde görev yapan ve Batı ülkelerinin Filistinlilere yönelik şiddeti teşvik ettikleri gerekçesiyle yaptırım uyguladığı Itamar Ben-Gvir ile Bezalel Smotrich’in politikalarına karşı çıkan Eisenkot, 2023’ten beri yükselen yerleşimci şiddetini kınadı. Batı Şeria’yı fiilen ikiye ayırması beklenen E1 bölgesindeki konut projelerine de itiraz ediyor.
Eisenkot, İran’ın askeri nükleer kapasite kazanmasının gerektiğinde güç kullanılarak veya ABD’nin desteklediği diplomatik bir uzlaşmayla önlenmesi gerektiğini düşünüyor. Koalisyon görüşmelerinde İsrailli Arapları temsil eden partilerle ortaklık kurmayacağını da açıkladı.
Eski komutan, düşmanların yok edilmesini öngören temel ilkeleri benimsemeyen oluşumlarla müzakere etmeyeceğini ve hükümeti daha geniş bir Siyonist uzlaşı temelinde kurmayı hedeflediğini bildirdi.