İran yönetimi, ABD ve İsrail ile sürmekte olan çatışmaların ve uygulanan ağır yaptırımların ekonomide yol açtığı tahribatı kabul ederken dış ticaretinin önemli ölçüde baskı altında kaldığını açıkladı.
Yaptırımlar ve savaşın ekonomik etkileri
Cumhurbaşkanı Masud Pezeşkiyan, ABD yaptırımları ve limanlara uygulanan abluka nedeniyle dış ticaretinin yaklaşık yüzde 35 gerilediğini ifade etti. Buna karşılık Tahran yönetimi geri adım atmayacağını, ABD baskısına direneceğini ve küresel enerji piyasalarını etkileyen stratejik Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü koruyacağını duyurdu.
Devlet medyasında yer alan hükümet açıklamasında, yaptırımların ve savaşın yol açtığı ekonomik baskıların hafifletilmesinin temel odak noktası olduğu belirtildi. Enflasyonun düşürülmesi, piyasaların yönetimi, istihdam yaratılması, yatırımların yerli üretime yönlendirilmesi ve dolara olan bağımlılığın kademeli olarak azaltılması hedeflerine yer verildi.
Aynı zamanda ekonomik sıkıntılarla mücadele çağrısı
Ayetullah Mücteba Hamaney’in hayatını kaybettiği 28 Şubat’taki ilk saldırıdan bu yana kamuoyu önüne çıkmayan dini lider, hükümete ekonomik darboğazı çözme çağrısı yaptı. Hamaney, yaptığı yazılı açıklamada, “Enflasyon, işsizlik, fiyatların yönetimi, mal ve hizmet piyasası gibi bir dizi ekonomik ve geçim sorununu ciddiyetle ele alma zorunluluğu bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.
İran cumartesi günü yayımlanan açıklamada Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın sözlerine eşlik ederek, ABD yaptırımları ve limanlara deniz ablukası nedeniyle ihracat ve ithalatın yaklaşık yüzde 35 gerilediğini belirtti. Pezeşkiyan, Washington’ın İran petrolü satışına izin verdiği ve haziran ayında iki ülke arasında imzalanan kısa ömürlü mutabakat zaptı süresince İran’ın yaklaşık 90 milyon varil petrol sattığını kaydetti.
Hürmüz Boğazı üzerinde kimin kontrol sahibi olacağı konusunda belirsizlik sürerken ABD’nin baskı kampanyası da sürüyor. Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman El Sani, Tahran’da İranlı liderlerle görüştü ve boğazın savaş öncesindeki açık statüsüne dönmesinin önemine vurgu yaptı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise görüşmeleri “yapıcı” olarak nitelendirdi. İran tarafı, diplomasiyi ve savunmayı “birbirini tamamlayan, koordineli ve birbirinden ayrılamaz iki kanat” olarak gördüğünü belirterek her iki alanın dengeli ilerlemesini istedi.
Trump yönetiminin boğazın ulaşıma açık olduğunu savunduğu bir dönemde Devrim Muhafızları Donanması, bu iddiaları “açık bir yalan” olarak nitelendirdi ve boğazın İran’ın izni olmadan gemi geçişlerine kapalı kalmaya devam ettiğini yineledi. Cuma yayımlanan öncü nakliye verileri, boğazdan perşembe günü sadece yedi ticari yük gemisinin geçtiğini gösterdi; önceki gün 17 olan bu rakam ve son 10 günlük ortalama 15’in altında kaldı.
ABD Hazine Bakanlığı’nın açıklamalarına göre yaptırımlar, Banque Misr UAE işlemlerini hedef alıyor; Hamas ya da İran’a bağlı başka kişi ve kurumlar da listeye alınırken, Hong Kong merkezli bir kuruluş ile İran’ın Bank Melli ile ilgili bir kişi de yaptırım listesine dahil edildi. Banque Misr UAE ile ilişkili muhabir bankalar üzerinden ABD dolar işlemlerinin sınırlandırılması öngörüldü.
Yıllık enflasyonun yüzde 66 seviyesinde seyrettiği İran ekonomisinde baskılar artarken, Katar ve Pakistan’ın arabuluculuğunda Varılan mutabakatı değerlendiren taraflar, bölgesel gerilimlerin azaltılması için çaba harcıyor.
İran, mutabakatların bozulması nedeniyle Körfez bölgesindeki stratejik su yolunun istikrarı konusundaki hassasiyeti sürdürürken, dünya petrol ve LNG sevkiyatının önemli bir bölümünün bu boğaz üzerinden yapıldığı hatırlatılıyor.