Fransa’da eğitim koşullarını protesto eden lise öğrencilerinin eylemleri ikinci haftasına girerken, yaklaşık 500 okulda eğitim tamamen ya da kısmen durdu ve yaklaşık 5 bin kişi gözaltına alındı.
Yüzlerce okulda eğitim aksadı
Bakımsız sınıflar, kalabalık derslikler ve öğretmen eksikliği nedeniyle başlayan gösteriler ülke geneline yayıldı. Öğrenci sendikaları, salı günü için ulusal çapta gösteri çağrısı yaptı.
Eylemler, hükümetin bütçe açığını düşürmeyi amaçlayan 2027 bütçe tasarısını kabul ettirmeye çalıştığı döneme denk geldi. Protestoların kamu maliyesine ilişkin kaygıları artırması üzerine Fransa’nın 10 yıllık tahvil faizi geçen hafta kısa süreliğine yüzde 5’in üzerine çıktı ve 2002’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü.
Milli Eğitim Bakanı Edouard Geffray, ülkedeki 3 bin 700 liseden 400 ila 500’ünün pazartesi günü tamamen veya kısmen kapalı olmasının beklendiğini açıkladı. Geffray ayrıca cuma günü itibarıyla yaklaşık 735 eğitim kurumunun eylemlerden etkilendiğini bildirdi.
Hasar on milyonlarca euroya ulaştı
Geffray, gösterilerin başlamasından bu yana 24 okulun kundaklandığını veya yağmalandığını, milli eğitim bünyesinde görev yapan 78 personelin yaralandığını söyledi.
Bugün Lille kentinde polisle öğrenciler arasında arbede yaşandığı kameralara yansıdı. İçişleri Bakanlığına göre, geçen pazartesiden bu yana çoğu reşit olmayan yaklaşık 5 bin kişi gözaltına alındı.
Olaylarda onlarca kişi yaralandı; öğretmenler ve yoldan geçenler saldırıya uğradı. Maddi zararın ise on milyonlarca euroyu bulduğu tahmin ediliyor.
Hükümet Sözcüsü Maud Bregeon, CNews televizyonunda yaptığı açıklamada önceliğin kamu düzenini yeniden sağlamak olduğunu belirtti.
Paris Emniyet Müdürü Patrice Faure, X’te yayımladığı açık mektupta, eylemleri başlatanların artık süreci kontrol edemediğini ifade etti. Faure, öğrencilerden barikatları kaldırmalarını ve gösterileri barışçıl biçimde sürdürmelerini istedi.
Güvenlik birimleri, yarın Paris’in merkezinde düzenlenmesi planlanan kitlesel gösteride sol grupların süreci yönlendirmesinden ve şiddetin artmasından endişe ediyor.
CGT Genel Sekreteri Sophie Binet, TF1’e yaptığı açıklamada sendika üyelerinin salı günkü gösterilere “lise öğrencilerini korumak amacıyla” katılacağını duyurdu. Binet, son 10 gündeki tablodan ve hükümetin öğrencilere yönelik sert müdahalesinden dehşete düştüklerini savundu.
Creteil’den ülke geneline yayıldı
15-18 yaş grubundaki öğrencilerin eğitim aldığı liselerdeki hareket, 17 Eylül’de Paris’in Creteil banliyösündeki Saint-Exupery Lisesi’nde başladı. Öğrenciler, personel ve kaynak yetersizliği nedeniyle greve çıkan öğretmenlerine destek vermek amacıyla eylem yaptı.
Saint-Exupery Lisesi’nde eğitim idaresinin müdür yardımcısı ve hemşire de dahil olmak üzere ek personel görevlendirmeyi kabul etmesiyle durum normale döndü. Ancak protestolar diğer kentlerde daha da sertleşti.
Eyleme katılan Abderrahmane adlı öğrenci, AFP’ye yaptığı açıklamada ders notlarının düştüğünü belirterek “Şimdi bir araya gelmeseydik gelecek bizim için çok kötü olacaktı” dedi.
Sosyolog Valerie Becquet, özellikle düşük gelirli mahallelerde yaşayan lise öğrencilerinin yeterli eğitim alamadıklarını düşündüklerini söyledi. Becquet, tüm öğrencilerin liseye erişim hakkı olmasına rağmen meslek liseleriyle beyaz, varlıklı ve üniversite mezunu ailelerin çocuklarının çoğunlukta olduğu seçkin okullar arasında ciddi eşitsizlik bulunduğuna dikkat çekti.
Öğrencilerin başlıca şikayetleri arasında öğretmen devamsızlığı, yetersiz fiziki şartlar, yoğun ders programları ve 08.00’den 18.00’e kadar süren uzun okul günleri bulunuyor. Yanan çöp kutuları ile polisin göz yaşartıcı gaz kullandığı müdahalelerin yer aldığı TikTok paylaşımlarının da eylemlerin büyümesinde etkili olduğu belirtiliyor.
Becquet, sosyal medyanın öğrencilere geleneksel medyadan farklı ve kurgulanmamış bir anlatı oluşturma imkanı verdiğini kaydetti.
Seçim öncesi siyasi gerilim arttı
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yaklaşık altı ay kala yaşanan protestolar, siyasi arenadaki tansiyonu da yükseltti.
Hükümet, eylemleri kışkırttığı iddiasıyla sol görüşlü Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) hareketini suçladı. LFI Sözcüsü Manuel Bompard ise bu suçlamayı reddederek hükümetin komplo teorilerine başvurduğunu öne sürdü.
18-25 yaş grubundaki seçmenlerde yüzde 40’ın üzerinde desteğe sahip kıdemli sol siyasetçi Jean-Luc Melenchon, şiddet içermeyen yöntemleri savunurken gösterilere güçlü destek verdi.
Barikat kuran, çöp konteynerlerini ateşe veren ve polise yabancı madde atan öğrencilere güvenlik güçlerinin göz yaşartıcı gaz, plastik mermi ve coplarla müdahale etmesi tepki çekti.
Tours kentinde polisle yaşanan çatışmalarda yaralanan bir gencin sağ gözünü kaybettiği kent savcılığı tarafından açıklandı. İnternette, bir polisin kız öğrenciyi boynundan tutarak gözaltına aldığı görüntüler yayıldı.
Güvenlik güçleri de saldırıların hedefi oldu. Belfort kentinde bir liseden çıkan genç grubun bir polisi kovalayarak darbettiği kaydedildi.