İşvereninin bilgisi ve onayıyla evden çalışan dış ticaret müdürü, 30 günlük sigorta primi bildirilen ayda devamsızlık yaptığı gerekçesiyle işten çıkarıldı. Yıllar süren yargılamanın ardından Bölge Adliye Mahkemesi, feshin geçersiz olduğuna ve işçinin işe iadesine karar verdi.
İşveren devamsızlık gerekçesini savundu
Dış ticaret müdürü, iş yeri sahibinin bilgisi dahilinde evden çalışmasına rağmen devamsızlık iddiasıyla işten çıkarıldı. İşçi, iş akdinin geçerli ve haklı bir neden olmadan sona erdirildiğini belirterek iş mahkemesine başvurdu.
Davacı, feshin geçersizliğine karar verilmesini, işe iadesini ve işe iadenin mali sonuçlarından davalı işverenin sorumlu tutulmasını talep etti. Davalı şirketin avukatı ise iş akdinin haklı nedenlerle feshedildiğini savunarak davanın reddini istedi.
İş mahkemesi davayı reddetti
İş mahkemesi, iş sözleşmesinde tarafların kabul ettiği bir evden çalışma onayının bulunmadığına hükmetti. Mahkeme, davacının çalışma sistemini tek taraflı belirleyemeyeceğini ve kendi isteğiyle iş yerine gitmediğini değerlendirdi.
Davalı tarafından düzenlenen devamsızlık tutanaklarının ardından iş akdinin haklı nedenle feshedildiği sonucuna varan mahkeme, davayı reddetti.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozdu
İşçi, bu kararı istinafa taşıdı. Dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), emsal niteliğinde bir karara imza attı.
Mahkeme, davacının devamsızlık gerekçesiyle işten çıkarıldığı ay için SGK hizmet dökümünde 30 gün sigorta primi bildirilmesini dikkate aldı. Ayrıca davacı tanığının, iş yerinde evden çalışma sisteminin uygulandığını ve kendisiyle satın alma müdürünün de evden çalıştığını söylediğine vurgu yaptı.
Kararda, işverenin davacının uzun süre evden çalışmasına itiraz etmediği ve bu çalışma biçiminin herhangi bir itirazla karşılaşmadan uygulanan düzene dönüştüğü belirtildi.
İşçinin işe iadesine hükmedildi
Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak davayı kabul etti ve davacının işe iadesine karar verdi.
Kararda şu ifadelere yer verildi:
“- Davalı tanığı M. A. tarafından da davacının gelmediği sürede evden bir müddet çalıştığının ve bu durumu maillerinden gördüğünün beyan edildiği ortadadır. İşverenin ay sonuna kadar herhangi bir devamsızlık tutanağı tutmadığı gibi SGK’ya da çalışma gün sayısını tam olarak bildirdiği, bu tarihe kadar davacının uzaktan çalışmasına muvafakat edildiği ve uzaktan çalışma sisteminin kabul edilmediği veya kaldırıldığına dair herhangi bir bildirimin yapılmadığı anlaşılmıştır.
– Davacıya keşide edilen ihtarnameden ve davacının evden çalışmak istediğine dair beyanından sonra davalı işveren tarafından çalışma düzenine ilişkin yeni bir düzenleme yapılıp davacıya bildirmesi gerekirken davacı hakkında devamsızlık tutanağı düzenlendiği, davacının devamsızlık yapma kastı bulunmadığı, uzaktan çalışma sistemi ile işine devam ettiği ortadadır.
– İş akdi haklı nedenle feshedildiği ispat edilmeyen davacının davasının reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının doğru olmadığı görülmekle, davacı istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının davasının kabulüne, davalı işverenlikçe yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine hükmedilmiştir.”