CHP’de 91 milletvekili istifa ettiği süreçten sonra bu hafta öne çıkan gelişmeler yaşandı. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun A Takımı olarak bilinen Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Özgür Özel’e yakınlığıyla anılan fakat Yeni Parti’ye geçmeyen iki ismin disiplin sürecinin başlatılıp başlatılmayacağını tartışmaya başladı.
İstinaf mahkemesinin “mutlak butlan” kararının ardından “yönetim” konusundaki sert görüşler sürerken CHP’de bir dönem kapanmış gibi görünse de dikkat çekici gelişmeler sürüyor.
Bu hükmün ardından Genel Başkanlık görevinden alınan, daha sonra milletvekillerinin Grup Başkanı olarak seçildiği Özgür Özel, olağanüstü kurultay taleplerinin karşılanmaması üzerine CHP’den istifa etmiş; 90 milletvekiliyle birlikte Yeni Parti’yi kurmuştu.
Bu durum TBMM’deki dengeleri değiştirmiş, sayıları 44’e inen CHP’liler “ana muhalefet” sıralarını terk ederek MHP ile DEM Parti arasındaki bölgeye yerleşmişti.
Partide son olarak iki gün önce kapalı grup toplantısı düzenlendi ve yeni yönetim organları belirlendi.
Grup Yönetim Kurulu’na Hasan Öztürkmen, Ali Karaoba, Vecdi Gündoğdu, Jale Nur Süllü, Türker Ateş, Enis Berberoğlu, Tahsin Becan, Sururi Çorabatır ve Ali Fazıl Kasap seçildi.
Grup Disiplin Kurulu’nda Ahmet Baran Yazgan, Barış Bektaş, Aysu Bankoğlu, Mehmet Güzelmansur, Selma Aliye Kavaf, Gülizar Biçer Karaca, Cem Avşar, Yüksel Mansur Kılınç ve Ömer Fethi Gürer yer aldı. Denetçi üyeliklerine ise Kadim Durmaz ile Cevdet Akay getirildi.
PROTESTO YOK, MAZERET BİLDİRDİLER
Toplantıya yalnızca 25 milletvekilinin katılması dikkati çekti. Kulislerde “protesto” senaryoları konuşulurken CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, bunları yalanladı:
“Toplantımıza katılım ile ilgili herhangi bir protesto yok. Arkadaşlarımız mazeret bildirdiler. Arkadaşlarımızın bir kısmı yakınlarını kaybettiler, bir kısmı ise özellikle Ege bölgesindeki yangınlardan aileleri etkilenmesi nedeniyle bölgeye onları almak için gittiler. Dolayısıyla bütün arkadaşlarımız mazeret bildirmiştir.”
FİGÜRAN TARTIŞMASI
Partinin gündeminde yer alan bir diğer konu ise, “figüran” tartışması.
Birkaç gün önce gerçekleştirilen “CHP üye katılım törenine” cast ajansları üzerinden ücretli figüran getirildiği ileri sürüldü.
Ömer İne adlı Merss Production şirketinin sahibi, iddialar karşısında açıklama yaparak törene destek verdiğini ancak para almadığını ileri sürdü:
“Kimse bugün beleşe bir iş yapmaz. Ama onlar benim dostlarım oldukları için yardım ettiler. Paralı insan getirmedim. 950 TL, katılım karşılığında verilen bir figüran ücreti değil, beni kırmayıp geldikleri için insanların cebine koyduğumuz, yemek parası, bir gönül alma parasıydı.”
İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce CHP İstanbul İl Yönetimine görevlendirilen Gürsel Tekin ise kendilerine tezgah kurulduğunu savunarak ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunduklarını söyledi.
Gazeteciler Ebru Çelik, Berkant Gültekin, Nedim Bayhan, Timur Soykan, Fatih Altaylı ve Uğur Dündar “şüpheli” sıfatıyla ifadeye çağrıldı.
A TAKIMI TOPLANDI
Bugüne kadar 55 il başkanını görevden alan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, dün düzenlenen Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında yeni atamaları değerlendirdi.
Bu çerçevede 12 yeni il başkanı atandı.
CHP Sözcüsü Müslim Sarı, bu isimleri şu şekilde açıkladı:
“Amasya ili için Emin Kalyoncu arkadaşımızı, Artvin ili için Ahmet Özdemir arkadaşımızı, Balıkesir ili için Fikret Şahin arkadaşımızı, Burdur için Recep Mutlucan arkadaşımızı, Giresun ili için Ahmet Nejat Karaibrahim arkadaşımızı, Çorum ilinde Tuncay Yılmaz arkadaşımızı, Kars ili için Muhammed Baran Karahan arkadaşımızı, Kastamonu için Uğur Alemdar arkadaşımızı, Kütahya ili için Nihat Sargın arkadaşımızı, Rize için Muhittin Bayrak arkadaşımızı, Trabzon’da Mustafa Gültekin arkadaşımızı, Zonguldak’ta Olcay Can arkadaşımızı il başkanı olarak atamış bulunuyoruz.”
İKİ İSİ İÇİN DİSİPLİN SÜRECİ İŞLETİLECEK
A takımının gündeminde olan bir diğer konunun da Özgür Özel’e yakınlığıyla bilinen, ancak Yargıtay’ın “mutlak butlan” dosyasıyla ilgili kararı netleşmediği için her ihtimale karşı CHP’de bırakıldıkları öne sürülen Selin Sayek Böke ve Gül Çiftci’ydi.
Sarı, iki isimle ilgili olarak kendisine yöneltilen soru üzerine şunları söyledi:
“Bir siyasal partinin üyesiysen o siyasal partinin üyelik sorumluluğuna uygun hareket etmen gerekir. Yani hem bir partinin içinde olup hem de başka partinin lehine propaganda yapamaz, o parti lehine çalışamazsınız. Bu bir ahlaki meseledir ama CHP’nin disiplin kurallarıyla da bu konu kayıt altına alınmıştır. Bu konuyu gündeme getirdik. Önümüzdeki günlerde CHP içinde olup ancak başka parti için çalışan arkadaşlarımıza ilişkin olarak bir disiplin süreci işleteceğiz.”
YARGITAY’DA DÖRT SENARYO
Yargıtay’ın dosyayı eylül ayında ele alması bekleniyor. Usul yönünden inceleneceği, istinaf mahkemesinin mutlak butlan ve görevden uzaklaştırma kararı verip veremeyeceğine, kurultayın iptalini gerektirecek ölçüde hukuka aykırılığın bulunup bulunmadığına bakılacağını ifade ediliyor.
Buradan çıkabilecek kararlar ise dört maddede özetleniyor:
1) Eğer Yargıtay istinafın hükmünü hukuka uygun bulursa onaylayabilir. Mutlak butlan kararı ve Kılıçdaroğlu yönetiminin göreve dönmesi hukuken kesinleşir.
2) İstinafın hukuki değerlendirmesi hatalı bulunursa karar bozulur, dosya yeniden incelenmek üzere geri gönderilir.
3) Yönetimin görevden uzaklaştırılmasına ilişkin tedbir kararı hukuka aykırı bulunurken kurultayın iptali yönündeki değerlendirme yerinde görülebilir.
4) Temyiz yetkisi, görev veya yargılama usulüne ilişkin eksiklikler tespit edilebilir, dosya esasa girilmeden bozulabilir.
CHP’YE DÖNERLER Mİ?
Özel ve ekibinin, Yargıtay’dan kendileri lehine bir karar çıkması durumunda dahi bir süre daha CHP’ye dönmeyeceği ifade ediliyor.
Gazetecilerin Sarı’ya yönelttiği sorunun temelinde de, kulislerde konuşulan bu iddia yatıyor. İstifa etmeyerek CHP’de kalan vekillerin, parti içinde mücadeleye devam etmesine karar verildiği ileri sürülüyor.
Yargıtay’ın “mutlak butlan” kararını iptal etmesi halinde bu isimlerin CHP’yi kurultaya taşıyacağı iddia ediliyor.

