Belçika Başbakanı Bart De Wever, federal hükümette 2029 yılına kadar uygulanması planlanan 10 milyar euroluk bütçe tedbirleri konusunda uzlaşma sağlanamayınca istifasını Kral Philippe’e sundu. Kral ise kararı şimdilik askıya aldı.
Kral Philippe siyasi liderlerle görüşecek
Belçika Kraliyet Sarayı, X platformundan yaptığı açıklamada Kral Philippe’in Başbakan De Wever’i makamında kabul ettiğini bildirdi. Açıklamada, başarısızlıkla sonuçlanan bütçe müzakerelerinin ardından De Wever’in istifa sunduğu doğrulandı.
Kraliyet Sarayı, Kral Philippe’in istifa konusunda henüz karar vermediğini ve koalisyonu oluşturan çoğunluk partilerinin liderleriyle istişarelere başlayacağını duyurdu.
İstifanın resmen kabul edilmesi halinde ülkede yeni hükümet kurma süreci başlayacak. Yeni kabine göreve gelene kadar De Wever hükümeti, günlük devlet işlerinin sürmesi için geçici hükümet olarak görev yapabilecek.
Kral Philippe’in siyasi partilerle temaslarının ardından yeni bir koalisyon oluşturulması için resmi girişim başlatması seçenekler arasında bulunuyor. Koalisyon ortaklarının yeniden anlaşamaması ya da alternatif hükümet modellerinin sonuç vermemesi durumunda erken seçim ihtimali gündeme gelebilir.
Bütçe görüşmelerinde vergi ve sağlık harcamaları ayrılığı
Koalisyon ortakları, pazar akşamı yerel saatle 21.00’de başlayıp pazartesi sabaha karşı saat 01.00 sularında sona eren çekirdek kabine toplantısında 2029 yılına kadar öngörülen 10 milyar euroluk bütçe tedbirleri üzerinde anlaşamadı.
De Wever, geçen yılki bütçe görüşmelerinde de sarayı ziyaret etmiş ancak o dönemde hükümetin istifasını sunmamıştı. Taraflar, uzlaşma arayışı için 50 günlük ek süre verilmesi konusunda anlaşmıştı.
Birkaç hafta önce yeni yıla geçici bütçeyle başlanmasını “kabul etmeyeceğini” söyleyen De Wever, koalisyondaki tıkanmanın ardından istifa adımı attı. Hükümetin istifasını sunması ise otomatik olarak erken seçim yapılacağı anlamına gelmiyor. Diğer koalisyon partileri, görüşmelerin ardından henüz resmi açıklama yapmadı.
Flaman Sosyalist partisi Vooruit, müzakerelerin başında masadaki önerinin “dengesiz” olduğunu belirtti. Partinin açıklamasında, “Biz bir anlaşma istiyoruz; sıradan insanları, sağlık sistemimizi ve emeklilerimizi koruyan, büyük servet sahiplerinin somut ve net katkı sağladığı adil bir anlaşma arıyoruz.” ifadeleri kullanıldı.
Vooruit ayrıca, “Sıradan insanların ve sağlık sektörümüzün üzerindeki yükü hafifletmek istiyoruz; şu an masada duran metin bu niteliği taşımıyor ve insanların beklediği bu olmadığı için durum son derece üzücü.” değerlendirmesinde bulundu.
De Wever, genel KDV artışına kesin biçimde karşı çıkan Frankofon liberal parti MR ile yaşadığı gerilimin ardından kapsamlı artış planından vazgeçerek sınırlı sayıda üründe kategori değişikliğine yönelmişti.
Bu değişiklik, bütçe tasarruflarının daha büyük bölümünün sağlık harcamalarındaki kesintilerden karşılanması sonucunu doğurdu. Vooruit ve merkez çizgideki Les Engagés ise sağlık kesintilerine karşılık en varlıklı kesimlerden daha fazla vergi alınmasını istedi.
Vooruit lideri Conner Rousseau, servet sahiplerinden alınacak katkı payı hedefini 1,5 milyar euroya yükseltirken De Wever’in bütçe tablosunda bu miktar 1 milyar euroyla sınırlandı.
Les Engagés’in sermaye kazancı vergisinin artırılması da dahil yeni mali tedbirler sunması üzerine MR, önerileri hemen “mali dehşet listesi” olarak nitelendirdi.
Girişimci tabanından gelen baskılar nedeniyle zenginlere ek vergiler konusunda temkinli davranan milliyetçi parti N-VA ile MR, müzakerelerde Vooruit ve Les Engagés bloğuyla karşı karşıya geldi.
Belçika piyasalarında faiz baskısı
Bütçe görüşmelerindeki tıkanma, Belçika’nın yeni yıla acil durum bütçesi niteliğindeki geçici tahsisat sistemiyle başlamasını kaçınılmaz hale getirdi.
Bütçe açığı ve yüksek kamu borcu nedeniyle yakından takip edilen Belçika’da harcama planı üzerinde uzlaşma sağlanamaması, finans piyasaları açısından olumsuz bir sinyal olarak değerlendiriliyor. Belçika devlet tahvillerinin getirileri son aylarda sert biçimde yükseldi.
De Wever daha önce, büyüyen borç ve faiz sarmalının hükümeti yalnızca mevcut kredilerin faizlerini ödeyebilmek için yeni borçlanmaya zorlayacağı uyarısında bulunmuştu.
De Standaard gazetesine konuşan ve adı açıklanmayan bir müzakereci, “Hükümet ortaklarından hiçbirinin seçimlerden bir kazancı yok.” dedi.
Belçika’da Charles Michel’in başbakanlığı döneminde de bağlayıcı olmayan Marakeş Göç Paktı nedeniyle hükümetin düşmeyeceği düşünülmüş, ancak koalisyon daha sonra dağılmıştı.