Adli Tıp Kurumu, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması nedeniyle hayatını kaybettiğini bildirdi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ise kesin ölüm nedeninin aydınlatılması için ayrıntılı ek rapor hazırlanmasını talep etti.
Adli Tıp raporundaki tespitler
Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturma sürerken hazırlanan raporda, ağız ve burun kapatılması, boyna baskı uygulanması ya da göğse bastırılmasına dair tıbbi bulgu bulunmadığı belirtildi. Ölümün travmatik etkiyle gerçekleştiğini gösteren bir delile de rastlanmadığı kaydedildi.
Raporda ayrıca zehirlenmeye işaret eden tıbbi delil olmadığı ifade edildi. Denizolgun’da yüksek tansiyon ve kalp damar hastalığı bulunduğu, ölümün ise yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması sonucunda meydana geldiği bildirildi.
Başsavcılık ayrıntılı açıklama istedi
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu, eski bakanın kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla dosyadaki evrakın yeniden incelenmesini ve ek rapor düzenlenerek başsavcılığa gönderilmesini istedi.
Talepte, Adli Tıp Kurumu raporunda göğsün ön kısmındaki renk değişikliği bulunan yağlı dokuda taze kanama ve ağır otoliz tespit edildiği, SCM kası örneğinde de ağır otoliz görüldüğünün belirtildiği hatırlatıldı. Başsavcılık, bu duruma rağmen rapordaki değerlendirmelerin nasıl yapıldığının ayrıntılı biçimde açıklanmasını istedi.
Raporda, kişinin ağız ve burun kapatılması, boyna baskı uygulanması veya göğse bastırılması yoluyla öldürüldüğünü gösteren tıbbi delil bulunmadığı ifade edilmişti. Başsavcılık, ağız ve burun kapatılması halinde ağız içinde lezyon oluşmasının zorunlu olup olmadığının ve maktulün göğsündeki kanamaların bu eylem bakımından travmatik delil sayılıp sayılamayacağının açıklanmasını talep etti.
Tıbbi müdahale ve deliller de değerlendirilecek
Başsavcılık, Denizolgun’un rahatsızlandığı ilk sırada çiftlikte bulunması halinde acil tıbbi müdahalenin hayatta kalmasını sağlayıp sağlayamayacağının değerlendirilmesini istedi. İhbarın geç yapılması nedeniyle cesedin çürümesinin delil elde edilmesini engelleyip engellemediğinin de incelenmesi talep edildi.
Denizolgun’a ait herhangi bir tıbbi evrak bulunmamasına rağmen yüksek tansiyon ve kalp damar hastası olarak değerlendirilmesinin dayanağının açıklanması da istendi.
Adli Tıp Kurumundan ayrıca Denizolgun’un kanında tespit edilen metoprolol ilaç etken maddesinin hangi hastalık ve durumlarda kullanıldığının açıklanması talep edildi. Kolluk birimleri, ATK ve diğer kurumlarca düzenlenen dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin de hassasiyetle yeniden incelenmesi istendi.
Başsavcılık, Arif Ahmet Denizolgun’un kesin ölüm sebebine ilişkin değerlendirmelerin ek raporla hazırlanarak kendisine gönderilmesini talep etti.
