Hürmüz Boğazı kapanınca petrol için hayati bir alternatif olan Babülmendep’te Husilerin tehdidi artıyor; bu durum küresel enerji akışını yeniden gündeme taşıyor.
GÖZYAŞI KAPISI
Arapçada geçmişte deniz kazaları nedeniyle “Gözyaşı Kapısı” olarak bilinen Babülmendep Boğazı, Kızıldeniz’in güney ucunda bulunuyor ve Kızıldeniz ile Aden Körfezi’ni birbirine bağlıyor. Yaklaşık 100 kilometre uzunluğundaki boğazın en dar noktası yalnızca 30 kilometre genişliğe sahip.
Bir tarafında Yemen’in Arap Yarımadası, diğer tarafında Afrika Boynuzu’ndaki Cibuti ve Eritre bulunuyor. Bu dar coğrafya, Babülmendep’i dünya deniz ticaretinin en önemli geçiş noktalarından biri yapıyor.
AVRUPA İLE ASYA ARASINDAKİ KISA YOL
Kızıldeniz, Süveyş Kanalı üzerinden Avrupa ile Asya arasındaki deniz ticaretini birbirine bağlıyor. Petrol tankerleri ve yük gemileri Babülmendep’ten geçerek Süveyş Kanalı üzerinden Akdeniz’e ulaşıyor. Bu rota, Asya ile Avrupa ve Kuzey Amerika arasındaki yolculukları binlerce kilometre kısaltıyor.
Ancak Husilerin Gazze savaşı sırasında Kızıldeniz’deki gemilere yönelik saldırıları, bu güzergahtaki trafiği önemli ölçüde azalttı. IMF PortWatch verilerine göre 2023’te Süveyş Kanalı’ndan 26 bin 895 gemi geçti. Günde ortalama 73,7 gemiye karşılık gelen bu sayı, 2024’te 14 bin 498’e, 2025’te ise 14 bin 70’e geriledi. 2026’nın ocak-ağustos döneminde günlük ortalama geçiş sayısı 40,8’de kaldı. Böylece trafik kriz öncesindeki seviyenin ancak biraz üzerinde yarısına ulaşabildi.
HUSİLER MOCHA’YI ELE GEÇİRDİ
Husiler şu anda Babülmendep’e doğrudan kıyısı bulunan bölgeleri kontrol etmiyor. Ancak kuzeydeki Hudeyde limanı grubun elinde bulunuyor. Yemenli bir askeri kaynak pazartesi günü Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki Mocha kentini ele geçirdiğini açıkladı. Husiler temmuz ayında Suudi Arabistan’a karşı deniz ablukası ilan etmesinin ardından Kızıldeniz’deki Suudi gemilerine defalarca saldırdı.
Grup buna rağmen İran’ın Hürmüz Boğazı’nda uyguladığı ablukayı Babülmendep’e taşımayı, boğazı tamamen kapatmayı veya gemilerden geçiş ücreti almayı planladığı iddialarını reddediyor.
AMAÇ SUUDİ PETROLÜNE BASKI MI?
Savaş Araştırmaları Enstitüsü’nün analizine göre Husilerin temel hedeflerinden biri Suudi Arabistan’ın petrol ihraç etme kapasitesine zarar vermek. Analizde grubun Riyad üzerindeki ekonomik ve siyasi maliyeti sürdürülemez seviyeye çıkararak Suudi Arabistan’ı askeri operasyonlarını durdurmaya zorlamaya çalıştığı belirtildi.
HÜRMÜZ KAPANDI, PETROL BURAYA YÖNELDİ
İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, Babülmendep’in önemini artırdı. Suudi Arabistan, petrolünü Hürmüz yerine Yanbu Limanı üzerinden ihraç etmeye başladı. Yanbu’dan yapılan Suudi ham petrol sevkiyatı savaşın ardından hızla arttı. Mart-temmuz döneminde günlük ortalama ihracat yaklaşık 3,8 milyon varile ulaştı. Bu rakam savaş öncesindeki seviyenin yaklaşık beş katına karşılık geliyor. Günlük 3,8 milyon varil, 2025’te dünya rafinerilerinde işlenen toplam ham petrolün yaklaşık yüzde 4,5’ine denk geliyor.
EN BÜYÜK TEHLİKE BOĞAZIN KAPANMASI DEĞİL
King’s College London’dan güvenlik uzmanı Andreas Krieg’e göre asıl tehlike Babülmendep’in tamamen kapanması değil; en büyük risk, sürekli belirsizlik. Krieg, uzun vadeli istikrarsızlığın Süveyş Kanalı’ndaki gemi trafiğini düşürebileceğini, bunun Mısır’a ağır ekonomik yükler getireceğini ve Avrupa-Asya ticaretinin hem süresini hem de maliyetini artıracağını söyledi.
YEMEN’DEKİ SAVAŞ YENİDEN ALEVLENDİ
Ortadoğu’daki savaş, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a saldırması ve Tahran’ın bölge genelinde karşılık vermesiyle başlayan gerginliklerle yeniden alevlendi. Yemen’deki çatışmalar ise temmuz ayında yeniden şiddetlendi. Husilerin Sana’a’daki İran uçağına izin vermesi yeni kriz başlangıç noktalarından biri oldu; Suudi Arabistan destekli Yemen hükümetinin havalimanını vurmasının ardından başlayan karşılıklı saldırılar, 2022’den beri korunan ateşkesi fiilen sona erdirdi. Husiler daha sonra Suudi Arabistan’a karşı deniz ablukası ilan ederek ülkedeki tankerleri ve topraklarını hedef almaya başladı.