Avusturya’da 14 yaş altı kız öğrenciler için 1 Eylül’de yürürlüğe giren başörtüsü yasağı protestolara yol açarken, kurala uymayan aileler görüşmelerin ardından para cezası riskiyle karşı karşıya bulunuyor.
Yüzlerce kişi yasağı protesto ediyor
Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla uygulanan düzenleme, ülke genelinde hem sokaklarda hem de okullarda tepki gördü. Onlarca öğrencinin yasağa uymayı reddetmesi üzerine eğitim makamları ve aileler arasında görüşmeler başlatıldı.
Muhafazakar partilerin öncülüğündeki hükümet, uygulamanın cinsiyet eşitliğini desteklediğini ve Müslüman kız çocuklarını “ayrımcılık ve baskıdan” koruduğunu savunuyor. Muhalifler ise yasağın Müslümanları orantısız biçimde hedef aldığını, din özgürlüğünü ihlal ettiğini ve çocukları istemedikleri bir giyim tarzına zorladığını belirtiyor.
52 resmi bildirim düzenlendi
Eğitim Bakanlığının verilerine göre yasağın başlamasından bu yana ülke çapındaki eğitim idareleri velilerle 127 görüşme gerçekleştirdi ve mevzuat ihlali iddiasıyla 52 resmi bildirim hazırladı.
Kurallara göre okullar, konuyu üst makamlara taşımadan önce öğrenci ve velilerle bir dizi görüşme yapmak zorunda. Yasağa uymayı sürdüren ailelere sürecin son aşamasında para cezası uygulanabiliyor.
Eğitim Bakanı Christoph Wiederkehr, AFP’ye yaptığı açıklamada 127 görüşmenin “öğrenci ve velilerin büyük çoğunluğunun işbirliğine açık olduğunu gösterdiğini” söyledi. Wiederkehr, ihlal durumlarında yapılan görüşmelerin çoğunlukla olumlu sonuçlandığını ifade etti.
Ancak Viyana’daki eğitim yetkilileri, görüşmelerin ardından bazı kız çocuklarının başörtüsünü kendi tercihleriyle taktığı izlenimine ulaştıklarını bildirdi.
Öğrenciler yasağa tepkili
Yasaya karşı çıkanlar, ülke genelinde yüzlerce kişinin katıldığı gösteriler düzenliyor. Viyana’daki eyleme katılan ve soyadını paylaşmak istemeyen 37 yaşındaki Zehra, dokuz ve 13 yaşlarındaki iki kızının uygulama nedeniyle öfkeli ve üzgün olduğunu anlattı.
AFP’ye konuşan Zehra, “Çocuklarımızı kim olmak istediklerine kendilerinin karar verebileceğini söyleyerek yetiştiriyoruz, bu yasa ise tam tersini dayatıyor” dedi.
12 yaşındaki Seham, okulda başörtüsünü çıkarmaktan korktuğunu ve iki yıldır kullandığı örtünün kendisinin bir parçası olduğunu söyledi. İdarecilerle görüşmeler sonrasında geleneksel olmayan alternatif bir baş örtüsü takmasına izin verilen Seham, buna rağmen tam başörtüsünü tercih ettiğini belirtti.
Yaklaşık bir yıl önce başörtüsü takmaya başlayan 12 yaşındaki Sandy de dini inancının kendisi için büyük önem taşıdığını ve bunu yaşamak istediğini dile getirdi.
Viyana’da yasaktan etkilenen iki öğrenciyle çalışan ve ismini açıklamayan bir öğretmen, çocukların zorlandığını gösteren bir işaret görmediklerini aktardı. Öğretmen, öğrencilerin yeni kurallara uyum sağlamak ve kabul edilebilir seçenekler bulmak için haftalar harcadığını, sürecin onlar için oldukça rahatsız edici hale geldiğini söyledi.
Anayasa Mahkemesi’nin kararı bekleniyor
Hukuki mücadeleyi destekleyen Avusturya İslam Cemaati, yasağın uygulanmaya başlamasından bu yana ailelerden sorun yaşandığına ilişkin yaklaşık 70 bildirim aldığını açıkladı.
Cemaat, “Çocukların refahını koruma gerekçesiyle savunulan yasa, tam da bu çocukları okulda baskı altına sokuyor” değerlendirmesini yaptı.
Avusturya Anayasa Mahkemesi, yasağa karşı yapılan bir itiraz başvurusunun kendisine ulaştığını doğruladı. Kararın 2027 yılının ilk yarısında verilmesi bekleniyor.
Avusturya, okullarda başörtüsünü sınırlandırma girişimini ikinci kez uyguluyor. Muhafazakarlar ve aşırı sağcı Özgürlük Partisi arasındaki koalisyon döneminde 2019 yılında ilkokul öğrencilerini kapsayan benzer bir yasak getirilmişti.
Bu düzenleme, yalnızca Müslümanları hedef alan bir kuralın dini tarafsızlık ilkesiyle uyuşmadığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmişti.
Ülkedeki Müslüman nüfus ve ayrımcılık verileri
Resmi verilere göre dokuz milyon nüfusa sahip Avusturya’da nüfusun yaklaşık yüzde sekizini Müslümanlar oluşturuyor. Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansının (FRA) 2024 tarihli raporunda, ülkedeki Müslümanların AB genelinde en yüksek ırkçılık ve ayrımcılık oranlarıyla karşılaştığı belirtildi.
Göçmen karşıtı Özgürlük Partisi, 2024 seçimlerinde hükümet kuramamasına rağmen ilk kez birinci parti oldu ve anketlerdeki liderliğini sürdürüyor.