Hollanda ve Fransa’nın ABD’deki altın rezervlerini geri çekmesi, Avrupa’nın neler planladığı konusunda sorular doğurdu.
Hollanda 86 ton altının konumunu değiştirdi
Hollanda Merkez Bankası, ABD ve Kanada’daki toplam yaklaşık 313 ton altını içeren rezervlerini yeniden konumlandırdı. Bu hamle, “artan jeopolitik huzursuzluk” dikkate alınarak krize karşı daha kullanılabilir hâle getirmek amacıyla yapıldığı açıklandı. Ancak 86 tonluk miktarın tamamı fiziksel olarak Atlantik’in bir tarafından diğerine taşınmadı. Yaklaşık 59 ton altın New York’ta satıldı ve karşılığında Londra’dan altın alındı. Böylece fiziksel taşıma ihtiyacı ortadan kaldırıldı. 27 tondan fazla altın ise ABD ve Kanada’dan fiziksel olarak Hollanda’nın Zeist kentindeki kasalara getirildi. Benzer miktarda altın daha sonra Zeist’ten Londra’ya gönderildi.
Fransa ve Almanya da benzer adımlar attı
Fransa, bu yıl ABD’deki altın rezervlerini kendi topraklarına taşıdığını açıkladı. Bundesbank ise daha önce birkaç yıla yayılan büyük bir operasyonla yurt dışındaki rezervlerinden 216 tondan fazla altını ülkeye getirdi. 2016’da tamamlanan süreçte New York’tan 111 ton, Paris’ten ise 105 ton altın taşındı.
Avrupa Amerika’ya güveniyor mu?
Aslında Avrupa’nın altınlarını farklı ülkelere taşıması yeni bir uygulama değil. Goldman Sachs araştırmacıları Lina Thomas ve Daan Struyven, Soğuk Savaş döneminde bazı Avrupa merkez bankalarının rezervlerinin bir bölümünü güvenlik amacıyla New York’a taşıdığını hatırlattı. Şimdi ise değişen jeopolitik koşullar merkez bankalarını altınlarının nerede tutulması gerektiğini yeniden düşünmeye itiyor.
Avrupa büyük bir krize mi hazırlıyor?
Altınların taşınması, merkez bankalarının büyük bir ekonomik veya jeopolitik kriz beklentisi taşıdığına dair soru işaretleri yarattı. Ancak uzmanlar bu yoruma temkinli yaklaşıyor. Dünya Altın Konseyi Kıdemli Piyasa Stratejisti Joseph Cavatoni, savaşlar ve ticaret gerilimlerinin kararlarda rol aldığını, fakat bunun tek ya da en önemli neden olmadığını belirtti. Enflasyon, faiz oranları ve altının gerektiğinde hızlı alınıp satılabilir olması da kararları etkiliyor.
Neden Londra?
Hollanda’nın rezervlerinin önemli bir bölümünü Londra’ya yönlendirmesinin arkasında kentin küresel altın ticaretindeki merkezi konumu yer alıyor. Kriz anında altını hızla satmak veya yeni altın almak isteyen merkez bankaları için Londra, dünyanın en likit merkezlerinden biri olmaya devam ediyor. Şehrin merkezinde yaklaşık 300 yıllık bankanın kasalarında değeri 200 milyar sterlini aşan yaklaşık 400 bin külçe altın bulunuyor. Dünya Altın Konseyi verilerine göre İngiltere Merkez Bankası, merkez bankalarının en çok tercih ettiği saklama noktası konumunu sürdürdü.
Tonlarca Altın Nasıl Taşınıyor?
Merkez bankalarının altın rezervlerini bir ülkeden diğerine taşıması her zaman yüzlerce külçenin uçak ya da zırhlı araçlarla taşınması anlamına gelmiyor. En kolay yöntemlerden biri, bir ülkedeki altını satıp aynı anda başka bir merkezden eşdeğer miktarda altın satın almak. Bu yol, fiziksel nakliye sırasında ortaya çıkabilecek güvenlik ve lojistik sorunlarını azaltıyor. Fiziksel taşımanın gerektiği durumlarda ise bu alanda uzmanlaşmış birkaç şirket devreye giriyor; operasyonların güvenlik nedeniyle ayrıntıları büyük ölçüde saklanıyor.
Merkez Bankaları Altın Topluyor
Altın nerede tutulacağı konusundaki tartışmanın büyümesinin bir diğer nedeni ise merkez bankalarının rezervlerine giderek daha fazla altın eklemesi. Dünya Altın Konseyi verilerine göre merkez bankaları son dört yılda yılda ortalama bin ton altın satın aldı; önceki 10 yıldaki yıllık ortalama yaklaşık 500 tondu.
Altın Neden Yeniden Gözde?
Merkez bankalarının ilgisi, altın fiyatlarında son yıllarda görülen yükselişle paralel seyrediyor. Ons fiyatı ocak ayında 5 bin dolar seviyesini aşarak rekor kırdı. Dünya Altın Konseyi’ne göre merkez bankalarının güçlü alımları da fiyatları yukarı çeken önemli etkenlerden biri olarak gösteriliyor. Goldman Sachs araştırmacıları altının ons fiyatının 2026 sonuna kadar 4 bin 900 dolar seviyesine çıkabileceğini öngörüyor.


