Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in eşi Handan Sonel’in ifadesi gün yüzüne çıktı. Cesedi yok edilmesi karşılığında 100 bin lira teklif edildiği iddiasını reddeden Sonel, birçok kritik soruya “Bilmiyorum.”, “Hatırlamıyorum.”, “İddialar doğru değil.” yanıtını verdi.
İFADENİN ORTAYA ÇIKIŞI
Vali konutunun mutfağında çalışan bir kişi, Gülistan Doku’nun kaybolduğu saatlerde Handan Sonel’in mutfağa panik halinde geldiğini ve hemen kendisini evden çıkardığını öne sürdü. Handan Sonel ise böyle bir olay yaşanmadığını iddia etti.
100 BİN LİRA İDDİASI
Dosyadaki en ağır suçlamalardan biri de hükümlü tanık Turan Güler’den geldi. Güler, Handan Sonel’in Gülistan Doku’nun cesedini alıp yok etmesi karşılığında kendisine 100 bin lira verdiği ve Mustafa Türkay Sonel’in Doku’yu iki el ateş ederek öldürdüğünü öne sürdü. Handan Sonel ise bu iddiaya Turan Güler’i tanımadığını öne sürerek yanıt verdi.
GÜLİSTAN DOKU HAMİLE MİYDİ?
Handan Sonel, Doku’nun hamilelik testi yaptırdığına dair iddialarla ilgili eşinin kendisine “Duyumla bir şey olmaz. Sen duyduysan savcılar da duymuştur, konuşma” dediğini öne sürerek eşine dair sorulara değindi.
JANDARMADA BİLMİYORDUM DEDİ, SAVCILIKTA KABUL ETTİ
Jandarmadaki ifadesinde Vali Sonel’in Gülistan’ın yedek sim kartını, eski polis Gökhan Ertok’a gönderdiğini bilmediğini söyleyen Handan Sonel, savcılıkta ifadesini değiştirdi. Savcılıktaki ifadesinde eşinin telefonda bir kişiyle “SIM kart” hakkında konuştuğunu duyduğunu kabul etti.
ARABALAR TEMİZ ÇIKIYOR
Handan Sonel’in iletişim trafiği de incelemeye alındı. Tutuklu oğlu ile yaptığı telefon görüşmesinde geçen “Arabalar temiz çıkıyor” sözleri dikkat çekti. Bu bilginin dosyada gizlilik kararı varken nereden öğrenildiği sorulduğunda Sonel, bunu sosyal medyadan duyduğunu iddia etti.
BAKAN GÜRLEK: PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından soruşturmaya dair paylaşımda bulundu. “Ucu nereye giderse gitsin, maddi gerçeğin üzerinin örtülmesine müsaade etmeyeceğiz.” ifadelerini kullanan Bakan Gürlek, “Gülistan Doku’nun akıbeti bütün yönleriyle aydınlatılıncaya, sorumlular adalet önünde hesap verinceye kadar bu dosyanın peşini bırakmayacağız.” dedi. Bakan Gürlek, bütün delillerin eksiksiz şekilde elde edilmesine yönelik çalışmaların devam ettiğini vurguladı.
SORUŞTURMA KAPSAMINDA 15 KİŞİ TUTUKLANDI
Doku’dan (21) 5 Ocak 2020’den itibaren haber alamayan ailesi, Diyarbakır’dan Tunceli’ye gelerek 6 Ocak 2020’de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş; başlatılan arama çalışmaları sonuç vermemişti. Yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca “kasten öldürme”, “kasten öldürmeye yardım”, “cinsel saldırı”, “suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi”, “bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “suçu bildirmeme” ve “suçluyu kayırma” suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 30 şüpheli gözaltına alınmıştı.
Zanlılardan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku’nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer, Tuncay Sonel’in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu, güvenlik korucusu Fatih Özmen ve Doku’nun telefonuna müdahale ettiği değerlendirilen bilişim şirketinin sahibi Mehmet Aca tutuklanmış, Uğurcan A, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen B.Y. ve Y.E, iş insanı O.Y, F.K, A.Ş, H.K, E.E, M.Y, T.S, E.Y, haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla Y.S, M.P. ve Y.A. savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı. Handan Sonel’in de tutuklanmasıyla soruşturmada bugüne kadar tutuklanan zanlı sayısı 15 oldu.
UMUT ALTAŞ GÖZALTINA ALINMIŞTI
Soruşturma sürecinde ABD’ye kaçtığı tespit edilen, hakkında kırmızı bülten çıkarılan ve ABD güvenlik makamları tarafından tutuklanan Umut Altaş, Mustafa Türkay Sonel’le yakın arkadaş olması nedeniyle dosyada kritik bir konumda bulunuyor. Kendisi, Türkay Sonel’in cinayeti kendisine itiraf ettiğini ileri sürüyor. Altaş’ı ICE gözetim merkezinde ziyaret eden ancak ismi kamuoyuna açıklanmayan bir ABD’li avukat, “Altaş’ı hücrede tutuyorlar. Yaptığımız görüşmede Türkiye’ye iade edilmek istediğini söyledi. Hatta Gülistan Doku’nun ölümüne ilişkin Türkiye’de savcıyla görüşüp, bedeninin bulunduğu yeri göstereceğini ifade etti.” demişti.
BUGÜNE KADAR NELER OLDU?
Bilindiği üzere dosya, altı yıl rafta kaldıktan sonra Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu tarafından yeniden ele alındı. Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) personelinden oluşan özel ekip kurularak Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki gün ile kaybolduğu güne ait Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) görüntüleri ve Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kayıtları toplandı. Soruşturma kapsamında, 67’si ana arter olmak üzere 70 KGYS ve güvenlik kamerasına ait yaklaşık 700 saatlik görüntü incelendi. Gülistan Doku’nun kaybolmadan önce erkek arkadaşı Zeinal Abarakov ile buluşmak için gittiği kafeye geliş ve ayrılış anları ile daha sonra öğretmenine gidişine ilişkin yeni görüntüler dosyaya eklendi. Başsavcılık ve özel ekip tarafından görüntüler saniye saniye incelenerek Doku’nun akıbeti araştırıldı.
KAYIP DOSYASI CINAYET SORUŞTURMASINA DÖNÜŞTÜ
Soruşturma kapsamında bazı şüpheliler hakkında HTS ve PTS çalışmaları yürütüldü. Elde edilen bulgular doğrultusunda 14, 17 ve 24 Nisan tarihlerinde düzenlenen operasyonlarda 17 şüpheli gözaltına alındı. Dosyada şüpheli olarak yer alan ve ABD’de bulunan

