Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, öğrencilerin gelecek yılki Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na ilişkin sorularını yanıtlarken sınavın sisteminde ve uygulanışında değişiklik yapılmayacağını açıkladı.
YKS’de yalnızca müfredat farkı olacak
Milli Eğitim Bakanlığının açıklamasına göre Tekin, “Haberimiz Olsun” projesi kapsamında pilot okul olarak belirlenen Demirören Medya ve Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesini ziyaret etti.
Öğrencilerin stüdyoda hazırlayıp sunduğu bültene konuk olan Bakan Tekin, gençlerden gelen soruları cevapladı.
“Gelecek yıl bizi nasıl bir YKS bekliyor?” sorusu üzerine Tekin, bu konuda yalan, yanlış ve art niyetli haberlerin sıkça yayıldığını söyledi. Her gittiği okulda öğrencilerin kendisine benzer sorular yönelttiğini belirten Tekin, bu yıl 12. sınıfta bulunan öğrencilerin sınav sorularında herhangi bir değişiklik olmayacağını bildirdi.
Tekin, yeni eğitim öğretim yılında ilk kez yeni müfredata göre sorular hazırlanacağını ifade ederek şöyle konuştu:
“Bu yıl 11. sınıf olanlar, 12. sınıfa geçtiğinizde değişen tek bir şey var. Senin müfredatından soru soracağım. Başka hiçbir şey değişmiyor. MEBİ’de, EBA’da hem üniversiteye giriş hem liselere geçiş sınavı için yeterince hazırlık materyali var. Değişecek tek şey, onun müfredatı farklıydı, senin müfredatın farklı. Ona sorduğumuz bazı sorular senin müfredatında olmayacak. Sınavın ne sistemi değişecek ne usulü, değişiklik yok. Her yıl müfredattan soruyorduk, şimdi senin müfredatından soracağız.”
Yeni eğitim öğretim yılında Maarif Modeli vurgusu
Yeni eğitim öğretim yılının önceki dönemlerden en belirgin farkının ne olacağı sorusunu da yanıtlayan Tekin, öğrenciler, eğitim camiası ve Türk milleti için güzel ve hayırlı bir yıl temennisinde bulundu.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile bu kapsamda atılan yeni adımların öğrenciler açısından öne çıkacağını belirten Tekin, müfredat değişikliklerinin Milli Eğitim Bakanlığında önemli bir paradigma değişimi oluşturduğunu söyledi.
Tekin, “Müfredat değişikliklerinin, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde çok önemli bir paradigma değişikliğini beraberinde getirdiği alanlar var. PISA’nın ölçtüğü şeylerle bizim müfredatımızı uyumlu hale getirmeye çalıştık. Müfredatımızı, bilgiyi sadece aklınızda tutmanız gereken bir şey olarak değil, aynı zamanda gündelik hayata, içinde yaşadığınız topluma entegre olmanız açısından nasıl kullanacağınızı da müfredatın bir parçası haline getirdiğimiz bir uygulama.” dedi.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin, okulda öğrenilen bilgilerin analitik düşünme yoluyla beceriye dönüştürülmesini hedefleyen bir eğitim anlayışı için tasarlandığını hatırlatan Tekin, 2024-2025 eğitim öğretim yılında modelle eğitime başlayan öğrencilerin bu yıl her kademede üçüncü sınıfa geçtiğini aktardı.
Modelin şu anda ilkokullarda 1, 2 ve 3’üncü sınıflarda; ortaokullarda 5, 6 ve 7’nci sınıflarda; liselerde ise 9, 10 ve 11’inci sınıflarda uygulandığını anımsatan Tekin, Türkiye’nin PISA’da önemli bir başarı elde ettiğini belirtti.
Türkiye’nin PISA başarısına dikkat çekti
OECD ve PISA yetkilileri ile çok sayıda ülkenin eğitim bakanının katıldığı toplantıda Türkiye’nin eğitim performansının örnek gösterildiğini ifade eden Tekin, başarının yalnızca 2025 PISA döngüsüyle sınırlı olmadığını vurguladı.
Tekin, “2015’ten itibaren hep belirgin bir şekilde tırmanışa geçtik ve bu yıl zirve noktaya ulaşmış olduk. Bu başarı, ilk PISA döngüsünün yapıldığı 2003’ten itibaren derslik, okul, öğretmen ataması yapmaktan, ücretsiz ders kitabı dağıtmaktan DYK kurslarına kadar her yıl attığımız adımların kümülatif bir neticesi.” değerlendirmesinde bulundu.
Öğrencilerin öğrendiklerini sorgulayan ve eleştirel düşünebilen bireyler olarak yetişmesini istediklerini belirten Tekin, “Eğitim sistemi daha başarılı hale geldiğinde toplumda barış, adalet, demokratik değerler, insanların birbirine saygı duyması, bu gibi konular güçlenmiş olacak. Ekonomik açıdan baktığımızda siz daha nitelikli yetiştiğinizde ülkemizin milli geliri artacak.” ifadelerini kullandı.
“Bu coğrafyanın adı başından beri Türkistan”
Bir öğrencinin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında bazı kavramların değiştirildiğini belirterek Türkistan’ı tanımanın neden önemli olduğunu sorması üzerine Tekin şu yanıtı verdi:
“Biz gençken ‘Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ diye bir devlet vardı. Bu devlet İkinci Dünya Savaşı sonrası Türk dünyası dediğimiz kardeşlerimizi egemenliği altına aldı. Onların Türkiye ile ilişki kurması, kavram birlikteliği içinde olması, o devletlerin bağımsızlık isteyebileceği endişesi doğurdu. O zaman Türkiye ile bağını koparan bir kavramsallaşmaya ihtiyaç duydular ve ‘Türkistan’ kavramı yerine ‘Orta Asya’ dediler. Bu coğrafyanın adı tarihin başından beri Türkistan. O zaman biz niye ‘Orta Asya’ diyelim. Birileri tüm bu kavramları, ideolojik sebeplerle bizim düşünce biçimimizi değiştirmek, hayata bakışımızı yönlendirmek için değiştirmişler. Biz de şimdi diyoruz ki ‘bunlar tarih boyunca nasıl kullanılmışsa ideolojilerden arındıralım, bilimsel hallerini kullanalım’.”
İyi bir Beşiktaş taraftarı olduğunu da söyleyen Tekin, “Maçları takip etmeye çalışıyorum. Beşiktaş çok iyi gidiyor. Böyle devam ederse çok da mutlu olacağım.” ifadelerini kullandı.