Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılında Türkiye genelinde orman ve kırsal alanlarda çıkan yangınlara ilişkin verileri paylaştı; toplam yangın sayısının geçen yıla göre azaldığını açıkladı.
6 bin 219 yangına müdahale edildi
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 2026 yılında orman yangınlarıyla mücadele çalışmalarını ve yangın verilerini değerlendirmek üzere gazetecilerle bir araya geldi.
Yumaklı, bu yıl 2 bin 11’i orman, 4 bin 108’i kırsal alan olmak üzere toplam 6 bin 219 yangına müdahale edildiğini belirterek “Yangınlarda 24 bin 527 hektar orman alanı etkilendi. Geçen yıl 3 bin 224 olan orman yangını sayısı, bu yıl yüzde 35 azaldı. Yanan orman alanındaki azalma ise yaklaşık yüzde 68 oldu. Toplam yangın sayısında ise yüzde 21 azalma yaşandı” dedi.
“2026 YILINDA İKİ AKUT DÖNEM OLDU”
Bakan’ın aktardığına göre yangınların yüzde 86’sı insan kaynaklı meydana geldi. Yüzde 67’si ihmal ve dikkatsizlik, yüzde 16’sı kazalardan, yüzde 3’ü kasıtlı eylemlerden, yüzde 14’üyse yıldırım kaynaklı ortaya çıktı.
Yumaklı, ardından şu bilgileri verdi:
“2026 yılının şöyle bir önemi var. Biz gerçekten müdahalelerimiz, aldığımız önlemler, kullandığımız sistemlerle 24 bin hektardan çok daha küçük bir alan yangınıyla bu işi kotaracağıızı öngörüyorduk. Ancak maalesef iki akut dönemimiz oldu. 29-31 Temmuz tarihleri arasında yaşandı bir tanesi. Bu üç günlük dönemden önce ben her türlü iletişim aracını kullanarak bunun çok riskli bir dönem olduğunu, bu riskli dönemin mutlaka göz önüne alınması ve nelerden uzak durulması gerektiğini anlattım. Bu üç günlük dönemde tam 260 yangına müdahil olduk. Bunlardan 255 tanesini müdahil olarak byümeden kontrol altına aldık ancak beş tanesinde bizim de hiç arzu etmediğimiz bir zararla karşılaştık.
Yine 7-8 Eylül tarihleri, ikinci dönem. Yoğun bir yangın süreci yaşadık. İki günde 147 yangına müdahil olduk. Yine bütün iletişim araçlarını kullanarak kamuoyunu bilgilendirdik. Üç 30 dediğimiz kuralın, sıcaklığın, nemin ve rüzgarın hızının 30’un üzerine çıktığı dönemleri anlattık. En zor etken rüzgar oldu.
Yumaklı, Balıkesir Gömeç’te rüzgarın şiddetinin 63 kilometre olduğunu belirtti ve tabloyu “Yukarıya çıktıkça hava araçlarının hissettiği rüzgar şiddeti daha fazla. Ayakta durmanın mümkün olmadığı, vatandaşların izlediği, yardım ettiği ve bir yangının nasıl bu kadar hızlı yayılabildiğini gördüğümüzi bir dönem oldu.” sözleriyle özetledi.
“ALEVLER PEMBEYE DÖNDÜ, ARKADAŞLARA ‘EKRANDA MI BİR PROBLEM VAR?’ DEDİM”
Bakan Yumaklı, Aydın’ın Çine ilçesinde çıkan yangın sırasında yaşadıklarını da anlattı.
“Gecenin bir vakti Çine’de ekrandan izliyoruz. Birden şu kırmızı olarak gördüğünüz alevlerin pembeye döndüğünü gördük. Arkadaşlara ‘Ekranın ayarlarında mı bir problem var?’ orada sıcaklık 2000 derecyi buldu. Bu ülkenin yeşil vatanına gönül vermiş çocukları o 2000 dereceye ulaşan yangınla mücadele ettiler.”
Çine’deki yangın üç gün sürmüş, 2 Ağustos 2026 tarihinde kontrol altına alınabilmişti.
“24 BİN HEKTARIN YÜZDE 80’İ BU İKİ DÖNEMDE YANDI”
Yumaklı, iki akut dönemde zarar gören alanların toplam hasarlı alanın yüzde 80’ine karşılık geldiğini söyledi. “Uyarıları dikkate alarak biraz daha duyarlı olabilseydik biz 24 bin hektarın yüzde 80’ini kurtaracaktık yani. Eğer toplum desteği olmazsa siz isterseniz dünyanın en iyi sistemlerine sahip olun, yine bu sonuçlarla karşılaşmanız mukadder.” ifadesini kullandı.
Yumaklı sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bütün bu teknolojiyi kullanarak gereğini yapıyoruz. Araba birine çarpsa öldürür, bu hızdaki bir rüzgarın yangını yayacağını düşünerek riskli dönemde dışarıda ateş yakmayacağız. Ateşe sebep olabilecek bir şey yapmayacağız. O Gömeç’teki yangın kaynak makinesi yüzünden çıktı. Üç gün yapmasa belki de bunlar olmayacaktı.”
“ORMAN YANGINLARINDAN ETKİLENEN ALANLAR İMARA AÇILAMAZ”
Yangınlarla mücadelenin alevlerin söndürülmesinden ibaret olmadığını belirten Yumaklı, Orman Genel Müdürlüğü’nün yangın sonrasında teknik incelemeler yaptığını, toprağın ve ekosistemin durumunu değerlendirerek çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.
Bu alanda bir dezenformasyon bulunduğunu ifade eden Yumaklı şöyle konuştu:
“Bu konuda da bir dezenformasyon, hala çözemediğimiz bir husus var. Yani anasayal bir husustur bu. Orman yangınlarından etkilenen alanların imara açılması anayasal olarak mümkün değildir. Bu şekilde de olmadı zaten. Bu konuda çağrılarda bulunduk; ‘Gösterin’ dedik.
İddianın kaynağını anlattı
Yeri gelmişken söyleyeyim… Zamanında, yanılmıyorsam 1980’lerde kendi bulunduğu arsası, arazizi neyse imar alan biri o süre içinde yapmamış. Orası süre içinde ağaçlanmış. O alana yakın bir yerdeki yangın oraya da sirayet etmiş. Adam veya kimse, oranın ortakları ‘Tamam o zaman yapmadık, ama şimdi yapmaya karar veriyoruz.’ demiş. Bu. Orası orman alanı değil. Özel mülkiyet.
Diğer taraflarla ilgili bizim izin vermemiz söz konusu bile olamaz. ‘Orman yandı, buraları parselleyip imara açtık’ diye bir şey söz konusu değil. Kimse için değil. Bir kamu kurumu için de değil. Kamu kurumu olarak ‘Oraya bir şey yapalım’ deseniz de izin vermiyoruz. Anayasal olarak izin vermiyoruz.”
Yangınlara 7 gün önceden hazırlık
Yumaklı, Türkiye’deki ormanların yüzde 64’ünün birinci ve ikinci derece yangına hassas bölgelerde bulunduğunu vurguladı. Müdahale organizasyonunun meteorolojik veriler, ormanların yapısı ve bölgesel riskler analiz edilerek planlandığını kaydetti.
“Geliştirilmiş Yangın Risk Haritamızı bu yıl ilk kez uygulamaya aldık ve bize büyük avantaj sağladı. 40’tan fazla parametrenin değerlendirildiği bu haritalarımızla; yüksek riskli günlerde, 7 gün önceden orman işletme şefliklerimize özel uyarılar gönderdik.
Hava araçlarımızı ve kara ekiplerimizi de riskin yoğunlaştığı bölgelere yönlendirdik. Yeni geliştirilen orman yolları navigasyon sistemiyle arazözlerin yangın alanlarına daha hızlı ulaşmasını sağladık. Arazözlerimize ve su ikmal araçlarımıza entegre ettiğimiz sensörlerle sıcaklık, nem ve rüzgar verilerini anlık olarak takip ettik. Araçlarımıza güvenli sürücü tanıma sistemleri kurduk.
Yangına hassas bölgelerdeki personelimize, güvenlik amaçlı konum takip cihazları dağıttık. Bahsettiğim bütün bu farklı yazılım ve takip sistemlerimizi de Orman Yangın Yönetim Sistemi çatısı altında topladık.”
Personel ve hava filosu güçlendirildi
Yangınla mücadele personeli sayısının 28 bin 65’e çıkarıldığını açıklayan Yumaklı, “Hava filosundaki uçak sayısı 28’e, helikopter sayısı 119’a ulaştı. Anlık su atma kapasitesi 462 tona çıkarıldı. Ormanların izlenmesi ve yangınların erken tespiti için 14 Bayraktar TB2 insansız hava aracı kullanıldı. Hava aracı konuş yerimizi, 11 yeni nokta ilavesiyle 2026 yılında 69’a ulaştırdık. Arazöz sayımızı bin 953’e, ilk müdahale aracı sayımızı 2 bin 766’ya, iş makinesi sayımızı ise 878’e ulaştırdık. Bu ekiplerimiz bin 600 farklı noktada konuşlandı.” dedi.
Yumaklı, 2026 yılında 56 yeni yangın havuz ve göleti yaptıklarını, toplam sayıyı 4 bin 852’ye çıkardıklarını anlattı.
