Gemlik Körfezi’nde sanayi faaliyetlerinin deniz yaşamına olası etkileri tartışılırken, Gemlik Kent Konseyi Başkanı Sedat Akkuş, çevresel risklerin bilimsel verilerle değerlendirilmesi çağrısı yaptı.
Su alma planı çevre kaygılarını artırdı
Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nde, Gemlik ilçesi Hisar Mahallesi’ndeki 568 ada 31 ve 33 parsellerde su alma yapısına ilişkin imar planı değişikliği görüşülerek onaylandı. Plan doğrultusunda denizden saatte yaklaşık 5 bin 300 metreküp su alınması, bu suyun soğutma amacıyla kullanılması ve ısınan suyun yeniden körfeze verilmesi öngörülüyor.
Gemlik Körfezi’nin geleceğine ilişkin tartışmaların merkezindeki kararı değerlendiren Sedat Akkuş, Gemlik Kent Konseyi’nin sürdürdüğü çalışmaları anlattı. Akkuş, alınan kararın çevresel sonuçlarının bilimsel araştırmalar temelinde ele alınması gerektiğini söyledi.
“Müsilaj felaketini yeniden yaşamak istemiyoruz”
Akkuş, Gemlik Kent Konseyi öncülüğündeki “Körfezime Dokunma” kampanyası kapsamında bilgilendirme faaliyetleri, imza kampanyaları ve basın açıklamaları yapıldığını belirtti. Çevre mücadelesinin farklı kurumların desteğiyle geniş bir dayanışmaya dönüştüğünü ifade eden Akkuş, Bursa Kent Konseyi, Bursa Barosu, TMMOB Kimya Mühendisleri Odası, DOĞADER ve diğer paydaşlarla birlikte hareket ettiklerini kaydetti.
Akkuş açıklamasında, “Biz sanayiye değil, doğamızın zarar görmesine karşıyız. Gemlik Körfezi’nin geleceğini ilgilendiren hiçbir karar, çevresel etkiler şeffaf biçimde ortaya konulmadan değerlendirilmemelidir.” ifadelerini kullandı.
Sıcak suyun deniz ekosistemine etkisi incelenmeli
Denizden çekilecek suyun soğutma sonrasında ısınarak tekrar körfeze bırakılacağına dikkat çeken Akkuş, deniz suyu sıcaklığındaki değişimlerin ekosistem üzerindeki muhtemel sonuçlarının ayrıntılı şekilde araştırılması gerektiğini belirtti.
Mevcut kirlilik yükü ve diğer çevresel koşullar dikkate alındığında sıcaklık artışının Marmara Denizi’ndeki müsilaj riski bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Akkuş, karar süreçlerinde bilimsel verilerin temel alınmasını istedi.
Çevre savunucuları, Marmara Denizi’nde 2021 yılında yaşanan müsilaj felaketini hatırlatarak körfezin mevcut durumunun daha fazla kötüleşmemesi için çevresel risklerin kapsamlı biçimde incelenmesini talep ediyor.
Yüzde 350’lik kapasite artışı yargıya taşındı
Gemlik Körfezi’ndeki sanayi tesislerinin kapasite artışları ve deniz deşarjı uygulamaları, önceki yıllarda da çevre örgütleri, meslek odaları ve yerel yönetimlerin gündeminde bulunuyordu.
Gemlik Kent Konseyi’nin öncülük ettiği süreçte, MKS’nin yaklaşık yüzde 350 oranındaki kapasite artışı projesi için ÇED sürecinin gerekli olmadığı yönündeki idari işlem, Gemlik Belediyesi ile birlikte yargıya taşındı.
Mayıs 2025’te kamuoyuna yansıyan mahkeme kararıyla, söz konusu kapasite artışı projesi bakımından ÇED sürecinin gerekli olduğunun bildirildiği aktarıldı.
“Yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz”
Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin imar planı değişikliğini onaylamasının ardından, projenin bundan sonraki aşamalarının nasıl ilerleyeceği ve çevresel etkilerin hangi yöntemle değerlendirileceği merak konusu oldu.
Gemlik Körfezi’yle ilgili kararların deniz ekosistemi ve bölge halkının yaşam koşullarına olası etkileriyle birlikte incelenmesi gerektiğini vurgulayan Sedat Akkuş, çevre mücadelesini sürdüreceklerini belirtti.
Akkuş sözlerini, “Marmara’nın kabusu müsilajı yeniden yaşamak istemiyoruz. Gemlik’in denizini, doğasını ve gelecek nesillerin yaşam hakkını savunmaya devam edeceğiz.” ifadeleriyle tamamladı.
Gemlik Körfezi’nde yaşayan vatandaşların çevreye ilişkin endişeleri devam ederken, sanayi faaliyetleriyle doğal yaşamın korunması arasındaki denge ve projenin çevresel sonuçları önümüzdeki dönemde de gündemde olacak.