Nilüfer Belediyesi’nin 17 Ağustos anma etkinliğinde konuşan Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz, Bursa ve Nilüfer’in deprem tehlikesine ilişkin uyarılar yaptı; diri fayların bulunduğu alanlarda yapılaşmanın engellenmesi ve mevcut yapı stokunun bilimsel yöntemlerle incelenmesi gerektiğini vurguladı.
Etkinlik ve katılımcılar
Pancar Deposu’nda düzenlenen “17 Ağustos Deprem Riskleri ve Dirençlilik” söyleşisine Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Prof. Dr. Okan Tüysüz, 24. Dönem Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, arama kurtarma ekipleri ve çok sayıda Nilüferli katıldı.
AFET BİLİNCİ KONUSUNDA YETERLİ NOKTADA DEĞİLİZ
Programın açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Türkiye genelinde afetlere hazırlık farkındalığının istenen seviyede olmadığını belirtti. Büyük depremler sonrasında güvenli yapılaşma ve hazırlıkla ilgili kararlar alındığını, ancak zamanla bu konuların unutulduğunu söyledi ve depreme karşı önleyici tedbirlerin önemine dikkat çekti.
Özdemir, afet dönemlerinde sivil toplum kuruluşları ve gönüllülerin dayanışmasının kritik rol oynadığını söyleyerek, belediye olarak afet yönetimini daha planlı hâle getirmeyi amaçladıklarını ifade etti.
NİLÜFER’E LOJİSTİK MERKEZİ GELİYOR
Afet anında malzemelerin hızlı ulaştırılabilmesi için bir lojistik merkez projesi hazırladıklarını aktaran Özdemir, “Afet anında ihtiyaç duyulacak tüm gıda, malzeme ve iş makinelerini tek bir noktada toplayacak lojistik merkezi projesini hayata geçireceğiz” dedi.
Ayrıca kentsel dönüşüm için belediyenin sürecin merkezinde olduğu yeni ve kapsamlı bir model üzerinde çalıştıklarını belirtti.
DÖVÜNEREK ZAMAN KAYBETTİK
Nilüfer Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürü Erdinç Çamkerten’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide Prof. Dr. Okan Tüysüz, Türkiye’nin deprem geçmişini ve Marmara Bölgesi’ndeki tehlikeyi haritalar ve bilimsel veriler ışığında değerlendirdi. Tüysüz, deprem sonrası müdahaleler yerine afet olmadan önce risk azaltıcı adımlar atılması gerektiğini vurguladı ve ülkenin bu alanda uzun yıllardır yeterli önleyici tedbirleri hayata geçiremediğini söyledi.
Tüysüz, 6 Şubat depremlerinde yaşanan büyük can kayıplarını mevcut tablonun önemli bir göstergesi olarak nitelendirdi.
NİLÜFER’DE ZAYIF ZEMİNLER BULUNUYOR
Bursa’nın büyük bir bölümünün zayıf zemin üzerinde yer aldığını belirten Tüysüz, Nilüfer’in bazı kesimleri için özellikle uyarılarda bulundu. Nilüfer’in güneyinde Çalı, Tahtalı, Kayapa, Zafer ve Gölyazı’ya kadar uzanan hattın önemli bir fay sistemi barındırdığını, 1968 ve 1855 yıllarında meydana gelen depremlerin de bu sistemle ilişkili olduğunu söyledi.
Bölgede fayların yerleşimlerle kesişebildiğine dikkat çeken Tüysüz, “Haritaya baktığımızda, bir imar planına işlenecek kadar hassas bir harita olmasa da binaların içerisinden, arasından fayların geçtiğini görüyoruz. Bu da son derece önemli bir problem” ifadelerini kullandı.
FAY HATLARI ÜZERİNDE YAPILAŞMAYA KARŞI UYARI
Deprem kaynaklı zararları azaltmak için uygulanması gereken temel kurallar olduğuna değinen Prof. Dr. Okan Tüysüz, öncelikle diri fay hatları üzerinde yeni yapılaşmaya izin verilmemesi gerektiğini söyledi. Mevcut yapıların yönetmeliklere uygun inşa edilmesinin önemine vurgu yaptı ve Bursa’daki riskleri azaltmak için gerçek anlamda kentsel dönüşüm yapılması, mevcut binaların analiz edilmesi ve toplum genelinde sürekli afet bilinci oluşturulması gerektiğini belirtti.
Tüysüz, afet eğitimlerinin yalnızca belirli dönemlerle sınırlı kalmaması, toplumun her kesimini kapsayan ve sürekli sürecek bir bilinçlendirme yaklaşımının benimsenmesi gerektiğinin altını çizdi.
Kaynak: İHA


