Polonya’da Anayasa Mahkemesi yönetimi çevresinde başlayan kriz, polis müdahalesi, karşılıklı “darbe” suçlamaları ve Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’nin Senegal ziyaretini yarıda keserek ülkeye dönmesiyle derinleşti.
Mahkeme yönetiminde yetki krizi
Polonya Anayasa Mahkemesi Yargıcı Anna Korwin-Piotrowska, önceki gün Mahkeme Başkanı Bogdan Święczkowski ile Başkan Yardımcısı Bartłomiej Sochański’nin yetkilerini bir aylığına askıya aldığını duyurdu.
Reuters ajansının aktardığına göre Korwin-Piotrowska, parlamentonun alt kanadı Sejm’in seçtiği tüm yargıçların katılacağı genel kurul toplantısının engellenmesini ve bu nedenle mahkemenin karar alamamasını gerekçe gösterdi.
Korwin-Piotrowska, Sejm’in seçtiği dört yargıcın Anayasa Mahkemesi genel kuruluna alınmadığını da belirtti. Yargıç, mahkemenin teşkilat ve çalışma düzenini belirleyen 2016 tarihli yasaya dayanarak en kıdemli yargıç sıfatıyla başkanlık görevini üstlendi. Ayrıca yargıçlar genel kurulunu 3 Kasım’da toplantıya çağırdı.
30 Ekim akşamı geç saatlerde polis Anayasa Mahkemesi yerleşkesine girdi. Aynı saatlerde mahkemenin internet sitesinde Święczkowski ile Sochański’nin yetkilerinin askıya alındığı duyuruldu.
Polis müdahalesi ve protestolar
Varşova Emniyet Müdürlüğü, süren protestolar nedeniyle mahkeme güvenliğine özel önem verilmesini isteyen Başsavcı Waldemar Żurek’in emniyete başvurduğunu açıkladı.
Polise ayrıca bir mahkeme yargıcından, “Anayasa Mahkemesi yargıçlarının ve çalışanlarının hayatına ve sağlığına tehdit oluşma” ihtimaline dikkat çeken bir mektup ulaştı. Onet portalına göre bu mektubu Anna Korwin-Piotrowska gönderdi.
Kararın ardından Varşova’daki mahkeme binası önünde toplanan protestocular, polis tarafından çevrelenen binaya girmeye çalıştı. Adalet Bakanı Waldemar Żurek, savcılık ile mahkeme çevresinde görev yapan polislerin “tırmanmaya izin vermedikleri için sınavı bir ölçüde geçtiğini” söyledi.
Sochański “devlet darbesi” dedi
Rzeczpospolita’nın haberine göre Başkan Yardımcısı Sochański, “Neler olup bittiğini hiç anlamıyorum. Sayın Anna Korwin-Piotrowska beni aradı ve şu anda mahkemeyi kendisinin yönettiğini söyledi. Başka hiçbir şey bilmiyorum.” dedi.
Sochański, Polonya’da hükümet darbesi girişimi yaşandığını savunarak, “Mahkemenin ve bağımsız yargıcın bağımsızlığına bu şekilde müdahale edilmesine izin verecek herhangi bir hukuki dayanak bilmiyorum. Devlet darbesi yaşanıyor.” ifadelerini kullandı.
Eski Cumhurbaşkanı Andrzej Duda da, “Açık bir hukuksuzluk eylemiyle karşı karşıyayız. Anayasa Mahkemesi’nin ne kadar mühim bir organ olduğu düşünülürse, yaşananların devlet darbesi sayıldığı iddiasının azımsanmayacak dayanağı var.” değerlendirmesini yaptı.
Başbakan Donald Tusk ise mahkeme başkanı ve başkan yardımcısının geçici olarak görevden alınmasını destekledi. Tusk, bunun için “başka yolu yok” dedi.
Tusk, X hesabındaki paylaşımında, “Hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etmek bizim görevimiz. Hukuk ve Adalet partisinin iktidarındaki birkaç yıllık hukuksuzluğun ardından bu iş kolay olmuyor, bazen sancılı geçiyor ve kararlı adımlar gerektiriyor. Başka yolu yok.” ifadelerine yer verdi.
Anayasa Mahkemesi’nin X hesabından yapılan paylaşımda ise devlet organının internet sitesinin “yasa dışı biçimde ele geçirildiği” ileri sürüldü. Krizin ortasında Polonya’nın Çin ve Romanya büyükelçileri istifa ettiklerini açıkladı.
Nawrocki Senegal gezisini yarıda kesti
Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Senegal ziyaretini keserek acilen ülkesine döndü. Nawrocki, X hesabında, “Böyle bir anda cumhurbaşkanı Polonya’da olmalıdır. Senegal uçuşumu yarıda kesiyorum. Dönüyorum.” diye yazdı.
Varşova’ya dönüşünün ardından yüksek mahkemelerin başkanlarıyla acil görüşmeler yapan Nawrocki; Bogdan Święczkowski, diğer yargıçlar ve Yüksek Mahkeme Birinci Başkanı Zbigniew Kapiński ile bir araya geldi.
Nawrocki, 31 Ekim gecesi Kapiński ile birlikte Anayasa Mahkemesi’ne girdi. Ancak mahkeme görevlileri cumhurbaşkanını içeri almak istemedi. Yargıç Berek’in yayımladığı görüntülerde, Nawrocki’nin girişten itilerek uzaklaştırılmaya çalışıldığı görüldü.
Görüntüler hakkında konuşan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Rafał Leśkiewicz, yargıcın “suç işlendiği gerçeğini kayda geçirdiğini” söyledi. Leśkiewicz, “İktidarı gasp eden kişiler, Polonya Cumhurbaşkanı’nı Anayasa Mahkemesi binasına sokmamaya çalıştı ve dokunulmazlığını ihlal etti.” dedi.
Saat 05.00’e (Türkiye saatiyle 07.00) kadar binada kalan Nawrocki, daha sonra mahkemeden ayrıldı ve önünde bekleyenlere teşekkür etti.
Cumhurbaşkanlığı Kabine Şefi Paweł Szefernaker, Nawrocki’nin 31 Ekim’de parlamento partilerinin katılımıyla acil istişare toplantısı çağrısında bulunduğunu açıkladı.
Nawrocki’nin açıklamasında, “Polonya Cumhuriyeti’nin anayasal düzeninin ihlali ve anayasal bir organın zorla ele geçirilmesi hadisesi yaşanmıştır; hukuk düzeninin yeniden tesis edilmesi çağrısı yapıyorum.” ifadeleri yer aldı.
Anayasa Mahkemesi neden kritik?
Polonya Anayasa Mahkemesi, yasalar ve diğer düzenleyici işlemlerin Anayasa’ya uygunluğunu denetleyen en yüksek anayasal denetim organı olarak görev yapıyor.
Mahkeme, merkezi devlet organları arasındaki yetki anlaşmazlıklarını ve vatandaşların anayasal haklarının ihlal edildiğine yönelik şikayetleri de karara bağlıyor.
Kararları herkes açısından bağlayıcı ve kesin olan mahkeme, parlamento ile hükümetin çıkardığı yasaları anayasaya aykırı ilan edebiliyor. Bu nedenle mahkemenin üye yapısı ve yönetimi üzerindeki denetim siyasi açıdan büyük önem taşıyor.
Gerilim eylül ayında başladı
Mahkeme yönetimi çevresindeki anlaşmazlık, eylül başında Sejm’in Maciej Berek’i Anayasa Mahkemesi’nin yeni yargıcı seçmesiyle tırmandı.
Berek, 14 Ekim’de Sejm’de yemin etti. Ancak Cumhurbaşkanı Nawrocki, hem Berek’e hem de parlamentonun aday gösterdiği diğer iki yargıca yemin ettirmeyi reddetti. Mahkeme Başkanı Bogdan Święczkowski de milletvekillerinin atadığı diğer yargıçların göreve başlamasına izin vermedi.
Berek, 15 Ekim’de mahkeme yönetimi çevresindeki durumdan ve protestolardan Święczkowski’yi sorumlu tuttu.
Başbakan Tusk ise “saldırganlığın artmasından” Nawrocki ile Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) lideri Jarosław Kaczyński’nin sorumlu olduğunu söyledi.
Polsat televizyonunun haberine göre ekim ayında mahkeme önünde düzenlenen protestoları Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) bağlantılı gruplar organize etti.
17 Ekim’deki gösteride konuşan Kaczyński, ülkenin sorunlarının sorumluluğunu Tusk hükümetine yükledi. Kaczyński, mahkemeyi Polonya Merkez Bankası ile birlikte “bu hükümetin ele geçirmediği” iki kurumdan biri olarak nitelendirdi.