ABD’nin Pasifik Okyanusu’ndaki geniş deniz alanlarını derin deniz madenciliğine açma planı ada topluluklarında endişe ve tepki doğurdu.
Planın İçeriği ve Tepkiler
Kuzey Mariana Adaları Valisi David Apatang, AFP’ye yaptığı açıklamada planın duyurulmasından sonra adalara danışılmadığını belirtti.
Apatang, bu adalar zincirinin yaklaşık 40 bin nüfusa sahip olduğunu hatırlatarak, bu fikrin bölgede büyük huzursuzluk yarattığını söyledi ve halkın gıda güvenliği konusundaki endişelerinin de bulunduğunu ekledi.
Washington yönetiminin başlangıçta Saipan’ın yaklaşık 200 kilometre doğusunda 140 bin kilometrekarelik bir blokta arama yapmayı öngördüğü belirtiliyor.
Mart ayında Saipan’ın batısındaki benzer büyüklükte bir bloğun da kiralanabileceği bilgisinin kendisine sürpriz olduğunu ve Kuzey Mariana Adaları halkına danışılmadığını kaydetti.
Derin Deniz Madenciliğinin Riskleri
Derin deniz madenciliği şirketleri, nikel, bakır ve kobalt bakımından zengin polimetalik yumruları ve yatakları çıkarmak için okyanusun derin düzlüklerini taramayı hedefliyor.
Eleştirmenler, geri dönülemez çevre hasarları ve deniz canlılarının yaşam alanlarının bozulması endişelerini dile getiriyor ve ağır makinelerle gürültünün göç yollarını etkileyebileceğini belirtiyor.
Bölgesel Karşı Ataklar
Kuzey Mariana Adaları, Guam ve American Samoa, kendi karasularında derin deniz madenciliğine geçici yasak talep ediyor.
Ancak ABD topraklarının, 3 millik (5 kilometre) deniz sınırlarının ötesinde kararları sınırlı söz hakkına sahip olduğu değerlendiriliyor. Guam bu yıl derin deniz madenciliği gemilerinin limanlarına yanaşmasını yasakladı.
Apatang, Kuzey Mariana Adaları’nın da benzer adımları düşünebileceğini söyledi.
Gelecek Adımlar ve Uluslararası Perspektif
Güney Pasifik’te Yeni Zelanda ile Hawaii arasındaki geniş deniz sahası Amerikan Samoası yakınlarında en ileri aşamaya geldi. Okyanus Enerjisi Yönetimi Bürosu, kasım ayında 125 bin kilometrekarelik bir blok için arama ruhsatı ihalesi önermeyi planlıyor. Rose Atolü’ndeki resifler bu bölgenin komşusu konumunda yer alıyor.
Amerikan Samoası temsilcisi Aumua Amata, derin deniz madenciliğinin bölgede ihracat gelirlerini bozacağı endişesini taşıyor ve çoğunluğun buna karşı olduğuna inandığını ifade etti.
Ruhsatlar ön inceleme ve numune alma faaliyetlerini kapsıyor; ilerleyen ticari kararlar ise ofisin onayını gerektiriyor. Çevre savunucusu Sabrina Suluai-Mahuka, okyanusa bir maliyet etiketi koymanın imkânsız olduğunu belirtti ve projeye güvenli olduğuna ikna olunmadan başlanmamasını savundu.
Eski ABD diplomat Emily Wood, Guam ile birlikte riskleri daha iyi anlamak için çalışıyor. Impossible Metals ise gelecekte kârın yüzde 1’ini ada topluluklarıyla paylaşma taahhüdünde bulundu, ancak şirket açıklama yapmadı.
Pasifik ada ülkeleri arasında derin deniz madenciliğinin getirisi ve çevresel etkileri konusunda görüş ayrılıkları sürüyor; Nauru ve Cook Adaları bu konuda öncü, Samoa, Fiji ve Palau ise moratoryum çağrısı yapıyor.


